Emevîgeleneğinden beslenen İslamcılar ve Türkiyeli duayenleri, Libya'da, Irak'ta, Suriye'de canavarla birlikte parçalıyor; geliyor Paris'e hüngür hüngür ağlıyor.Boy aynasına bakmak gerekiyor.Nübüvvet kökünden ve velayet-irşad nurundan kopup savrulan "Saltanatçı İslam" anlayışı, geçmişten bugüne Ehl-i Sünnet adı altında Sakife-Emevî öğretileriyle şekillenmiş; fırsat bulduğu her dönemde maalesef Ehl-i Cinayet şebekesine dönüşmüştür.Bu günah galerisi, İslam kisveli "saltanat muhterisleri"ninvahim iç dünyalarını dışa vuruyor.Koltuk sevdası, siyasetçileri Muaviye ve Yezid gibi her türlü batıla batırabilir. Saltanat ihtirası idarecileri haktansavurabilir, zorbalığa sürükleyebilir? Ancak hak dostları, alimler, salihlerve gerçek aydınların varlık sebebi, onları dizginlemek, baskı ve zulümden adalete, hakka ve istikamete çekmektir. İhtiraslarına yenik düşmüş idarecilerin, zorba ve batıl uygulamalarına meşruiyet kılıfı üreten Bel'amlar olmak değildir.İslam dünyası, nübüvvet kökünden ve velayet-irşad yolundan ne zaman ve ne kadar savruldu ise, o savrulmanın ağır tablosunu yaşamıştır, yaşamaktadır.İlk ihtilaf, ilk yolsuzluk, ilk zorbalık ve ilk ölümler böylece baş göstermiştir.Böylece tevhidin yerini bidatlar, birliğin yerini ihtilaflar, kardeşliğin yerini kavga, dalaş ve savaşlar, hayatın yerini ölümler almıştır. Hz. Peygamberin ilan ettiği velayetin şahı İmam Ali'ye karşı Sakife'de sırt dönme ile başlayan bu bağbozumu Haricilik olarak baş vermiş. Muaviye ile zorba saltanata dönüşmüş. Emevîgeleneğinin uydurma öğretileriyleİslam dünyasına yayılmış. Şark projesini ve Haçlı seferlerini devreye koyan sömürgeci İngiliz ve Batı dünyasının özel çalışmalarıylaAsya-Hint coğrafyasında Nakşibendilik olarak zuhur etmiş. Vehhabilik, Selefilik, Nurculuk diye dal-budak salmıştır. Bu süreç, Dinlerarası diyalog ve Medeniyetler İttifakı mavallarıyla destekli BOP ve Arap Baharı halini almıştır.Hepsinin beslenip semirdiği ve tutunduğu iklim, Emevi-saltanatçı İslam anlayışıdır.Koltuk sevdasına ve saltanat ihtirasına yakalanmış Türkiyeli İslamcılar, bu projelerde görev üstlenmiş olabilirler. Lakin Müslümanların öncüsü pozisyonundaki resmi veya gayr-i resmialim ve aydınlar, bu projelere taşeronluk yapamazlar. Geçmişten günümüze bu kabil projelerde görev üstlenmiş olanların sırtını sıvazlayamazlar, meşruiyet kazandıramazlar.Bu bağlamda maşeri vicdanda, Diyanet İşleri Başkanı M. Görmez'in gerçekten ağır bir mesuliyet ve vebal altında olduğu kanaati yaygınlaşmıştır.Görmez, Paris saldırısını bizzat İslam'a yapılmış saldırı olarak değerlendiriyor. Ancak maşeri vicdan, sayınGörmez'den, 3 milyon Müslümanın can verdiği BOP projesine ve onun Türkiyeli ortakçılarının vahim duruşlarına da benzer tepki koymasını bekliyordu; koymadı.Görmez'e bağlı camiler, haksız Suriye savaşının eli kanlı muhaliflerine dua üssü haline geldi; Diyanet'ten İslam kardeşliğini vurgulayan esaslı bir tepki gelmedi.Görmez'in Rabbani sempozyumundaki konuşması, böyle bir tepkiyi veremeyeceğinin göstergesiydi.Zira Görmez, İslam'da asla yeri olmayan "ikibin yılının müceddidi" mavalını kendine nispet ederek batıl çığır açan Rabbani'nın sırtını sıvazlıyor. Sayın Görmez, bugünkü dinlerarası diyalog uygulamalarının aynılarıyla Ekber Şah'ı İslam'dan çıkartıp Din-i İlahi diye bir batıl din uydurtan Mecusî Ebu'lFazlAllami ve Feyzi Hindi'yleSavatı'ul-İlham tefsiri yazan Rabbani'yi paha biçilmez allame diye yutturuyor (M. L. R. Choundhury, The Din-i İlahi orTheReligion of Akbar, s. 150; Bedriye Reis, XVI-XVII Yüzyıllarda Hindistan'da Din-i İlahî Tartışmaları ve İmam Rabbanî, Tasavvuf Dergisi, Y. 7 (2006), sayı 16, s. 211; Aziz Ahmed, Hindistan'da İslâm Kültürü Çalışmaları, (Çev.: L. Boyacı) İstanbul 1995., İnsan Yay., s. 240,248; Hikmet Bayur, Hindistan Tarihi, c. II, s. 110-111, Ank. 1987)Görmez, Bakibillah'ın kendinden sonra İlahdad'ı postnişin yapıp kendisine icazet vermediğini duyduğunda bizzat Hz. Peygamber'den sahte irşat belgesi uyduran Rabbani'yi büyük veli diye ilan ediyor (Abdülmecid Hânî, el-Hadaik, s. 644-645).Görmez, Hz. Ebubekir ve Ömer'i yalan rivayet bile dayanmadan kendi kafasından cennete bekçi yapan, "ümmet-i Muhammedin ancak onların izni ve icazetiyle cennete girebileceği" şeklinde batıl bir itikadiakaid diye yutturan Rabbani'yi büyük veli diye taltif ediyor (Rabbanî, Mektûbat, 251. Mektup).Görmez, cennete bekçi ve kargocu tayin ettiği Hz. Ebubekir ve Ömer'i manen aştığı ve Rasulullah'ın hizasına geldiği iddiasıyla kendini müceddid ilan eden zırcahil ve zırdeli bir Rabbani'yi büyük adam diye kutsuyor (Rabbani, Mektubat, 11. ve 251 Mektup).Sayın Görmez, meşru halife İmam Ali'ye isyan ederek binlerce sahabiyi katleden Muaviye'ye ictihad sevabı bahşeden, Hz. Peygamberin ciğerparesi İmam Hüseyin ve Ehl-i Beyt'i kılıçtan geçiren "Yezid'e lanet hususunda durmak lazımdır" diyerek Nisa 93'ün hükmünü rafa kaldıran, Şeybani hükümdarına Meşhed'dekiEhl-i Beyt evlatlarının katline fetva uyduran Rabbani'yi velayet, rahmet ve ilim abidesi olarak pazarlıyor (Rabbanî, Mektûbat, 251. Mektup; Rabbani, Teyid-i Ehl-i Sünnet, s. 2; Şuşteri, Mecalis, I / 101-113; Prof. Dr. Necdet Tosun, Ahmet Sirhindi, s. 19)Milli Mücadele yıllarında işgalci İngiliz, Fransız ve Yunan safında yer alıp en dar zamanda isyanlar başlatanlar bu yolun yolcuları, Rabbani ve halefi Halid Bağdadi'nin bendeleri değil midir?İslam coğrafyasındaki katliam ve mezalimler tarihinin elebaşları bu Emevî-Nakşi-Rabbani-Selefi -Vehhabi öğretisinden semirirken; Paris katliamını güya tel'in eden sayın Görmez, nasıl bu ekollerin ve öncülerinin sırtını sıvazlayabiliyor?!Maşeri vicdan, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu, diye soruyor.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019