Uydurma fetva ve rüyalarıyla bir gün Fetullah'ın kucağında, öbür gün BOP ocağında zıplayan Cüppeli'nin, son günlerde İmam Ali'nin velayet ve hilafetine dair itirazları ve bu bağlamda Prof. Dr. Haydar Baş hocamıza yönelik iftiraları, beş vakit namazlı Haris b. Numan el-Fihrî'nin başına düşen taşı tekrar hatırlattı.
Ayet-i kerime şöyle: "Birisi, gök katlarının yüksekliklerinin sahibi olan Allah'ın katından inkârcılara gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabı istedi!" (Mearic Suresi, 1-3).
Ehl-i Sünnet tefsirleri ve Esbab-ı Nüzül kaynaklarının yanısıra Şia kaynakları, bu ayet-i kerimenin iniş sebebi bağlamında şu vakıayı nakletmektedirler:
Gadir-i Hum günü Hz. Peygamber'in (sa), Hz. Ali hakkında "Ben kimin mevlası/idarecisi-dostu isem Ali de onun mevlasıdır" buyurduğu haberi, Hâris İbn Nu'mân el-Fihrî'ye ulaşınca devesine binmiş, gelmiş ve devesini el-Abtah'da ıhtırıp Hz. Peygamber'e (sav) şöyle seslenmiştir:
"Ey Muhammed, Allah'tan getirerek bize yegâne ilâhın Allah olduğuna ve senin O'nun elçisi olduğuna şehadet etmemizi emrettin, bunu kabul ve tasdik ettik.
Günde beş vakit namaz kılmamızı emrettin, onu da senden kabul ettik.
Mallarımızın zekâtını vermemizi emrettin, onu da senden kabul ettik.
Her sene Ramazan ayında oruç tutmamızı emrettin, haccetmemizi emrettin; onları da kabul ettik.
Sonra bütün bunlara razı olmayıp bir de bunların üstüne amcaoğlun (Ali'yi) bizden üstün tuttun. Bu, senden mi, yoksa Allah'tan mı?"
Hz. Peygamber (sav) cevaben "Yegâne ilâh olan Allah'a yemin ederim ki bu, ancak Allah'tandır" buyurdu.
Bunun üzerine Haris b. Numan "Ey Allahım, şayet Muhammed'in söylediği hak ise üzerimize gökten taş yağdır veya bizim başımıza elîm bir azâb getir" diyerek arkasını dönüp gitmeye başladı. O anda gökten başına öyle bir taş düştü ki, başından girdi, altından çıktı
Râvi der ki: "Allah'a yemin olsun ki daha devesine ulaşamadan Allah Tealâ onun başının üstüne öyle bir taş indirdi ki, tam tepesine isabet edip dübüründen çıktı, onu böylece öldürdü.
İşte bu olay üzerine 'Birisi, gök katlarının yüksekliklerinin sahibi olan Allah'ın katından inkârcılara gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabı istedi!' (Mearic Suresi, 1-3) âyet-i kerimleri nazil oldu" (es-Sa'lebî, el-Keşf ve'l Beyan, c. 10, s. 234, Beyrut, 2002; el-Kurtubî, el-Cami' Li Ahkam'il Kur'an, c. 21, s. 218, Beyrut, 2006; el-Munavi eş-Şafiî, Feyz'ul Kadir, c.6, s.218, H.No: 9000, Beyrut, 1972; el-Alûsî, Ruh'ul Meanî, c. XXIX, s. 55; el-Behrani, el-Burhan Fi Tefsiri'l-Kur'an, c.8, s. 115, Beyrut, 2006; Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s. 375-376).
Taşın düştüğü an; sözün bittiği yerdir.
Yarın, Muaviye'nin, erkek deveyi "dişi" diye yutturduğu tebaaya değinelim.
Ayet-i kerime şöyle: "Birisi, gök katlarının yüksekliklerinin sahibi olan Allah'ın katından inkârcılara gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabı istedi!" (Mearic Suresi, 1-3).
Ehl-i Sünnet tefsirleri ve Esbab-ı Nüzül kaynaklarının yanısıra Şia kaynakları, bu ayet-i kerimenin iniş sebebi bağlamında şu vakıayı nakletmektedirler:
Gadir-i Hum günü Hz. Peygamber'in (sa), Hz. Ali hakkında "Ben kimin mevlası/idarecisi-dostu isem Ali de onun mevlasıdır" buyurduğu haberi, Hâris İbn Nu'mân el-Fihrî'ye ulaşınca devesine binmiş, gelmiş ve devesini el-Abtah'da ıhtırıp Hz. Peygamber'e (sav) şöyle seslenmiştir:
"Ey Muhammed, Allah'tan getirerek bize yegâne ilâhın Allah olduğuna ve senin O'nun elçisi olduğuna şehadet etmemizi emrettin, bunu kabul ve tasdik ettik.
Günde beş vakit namaz kılmamızı emrettin, onu da senden kabul ettik.
Mallarımızın zekâtını vermemizi emrettin, onu da senden kabul ettik.
Her sene Ramazan ayında oruç tutmamızı emrettin, haccetmemizi emrettin; onları da kabul ettik.
Sonra bütün bunlara razı olmayıp bir de bunların üstüne amcaoğlun (Ali'yi) bizden üstün tuttun. Bu, senden mi, yoksa Allah'tan mı?"
Hz. Peygamber (sav) cevaben "Yegâne ilâh olan Allah'a yemin ederim ki bu, ancak Allah'tandır" buyurdu.
Bunun üzerine Haris b. Numan "Ey Allahım, şayet Muhammed'in söylediği hak ise üzerimize gökten taş yağdır veya bizim başımıza elîm bir azâb getir" diyerek arkasını dönüp gitmeye başladı. O anda gökten başına öyle bir taş düştü ki, başından girdi, altından çıktı
Râvi der ki: "Allah'a yemin olsun ki daha devesine ulaşamadan Allah Tealâ onun başının üstüne öyle bir taş indirdi ki, tam tepesine isabet edip dübüründen çıktı, onu böylece öldürdü.
İşte bu olay üzerine 'Birisi, gök katlarının yüksekliklerinin sahibi olan Allah'ın katından inkârcılara gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabı istedi!' (Mearic Suresi, 1-3) âyet-i kerimleri nazil oldu" (es-Sa'lebî, el-Keşf ve'l Beyan, c. 10, s. 234, Beyrut, 2002; el-Kurtubî, el-Cami' Li Ahkam'il Kur'an, c. 21, s. 218, Beyrut, 2006; el-Munavi eş-Şafiî, Feyz'ul Kadir, c.6, s.218, H.No: 9000, Beyrut, 1972; el-Alûsî, Ruh'ul Meanî, c. XXIX, s. 55; el-Behrani, el-Burhan Fi Tefsiri'l-Kur'an, c.8, s. 115, Beyrut, 2006; Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Ali, s. 375-376).
Taşın düştüğü an; sözün bittiği yerdir.
Yarın, Muaviye'nin, erkek deveyi "dişi" diye yutturduğu tebaaya değinelim.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019