İngiliz yayın kuruluşu BBC tarafından “Huvla’da Suriye katliamı kınandı, öfke büyüyor” başlığını taşıyan bir haber ve fotoğraf yayınlandı. Haberin içeriğinde Esad yönetiminin katliam yaptığından falan bahsediliyordu. Sonra ortaya çıktı ki, fotoğraf 2003 yılında çekilmiş ve ABD’nin Irak’ta yaptığı katliamın fotoğrafıymış.
Fotoğrafın sahibi, Getty Images için çalışıyor ve adı Marco di Lauro…
Belki okumuşsunuzdur ama önemine binaen tekrar hatırlatmak istiyorum.
Kendi ifadeleriyle Di Lauro, o gün öğleden sonra 15:00’da eve gittiğini, BBC’nin Suriye’deki olayları anlatan ve kendisinin çekmiş olduğu fotoğrafını ana sayfasında kullandığını görünce neredeyse sandalyesinden düşeceğini belirtti.
Fotoğrafın 27 Mayıs 2003 tarihinde Irak’ın başkenti Bağdat’ın güneyinde çekildiğini ifade eden di Lauro, bu fotoğrafın Suriye ile hiçbir alakası olmadığını açıkladı. İşin garip tarafı bu fotoğraf Suriye yönetiminin katliam yaptığını ispatlamak için kullanılmıştı.
Olay dünya kamuoyunu galeyana getirsin diye de ayrıca bir ajitasyon katılmış. Fotoğrafın altına, “bu fotoğrafın Hula’daki çocukların gömülmeyi bekleyen cesetleri gösterdiğine inanılıyor” notu düşülmüş.
Daha önce El Cezire’nin de benzer uygulamalarını gördük ve Suriye hakkında yalan yanlış haberler ayyuka çıkmıştı. Hatta bazı muhabirler, yorumcular bu yalan haberler sebebiyle istifa etmişlerdi.
Di Lauro, bu fotoğrafın kendisine ait olduğunu ve Suriye ile bir ilgisinin olmadığını ilan etmemiş olsaydı ne olacaktı, bu fotoğraf üzerinden Suriye yönetimi ağır eleştirilere belki de yaptırımlara maruz kalacaktı. Olay açığa çıkınca BBC, fotoğrafı hemen yayından çıkardı. Fakat BBC sözcüsü, özrü kabahatinden büyük bir açıklama yaptı.
BBC sözcüsü Suriye’de meydana gelen olayların ardından Pazar günü fotoğrafın internette paylaşılmaya başlandığını, kendilerinin de teyit ettirmeden kullandıklarını söyledi.
Ona cevabı fotoğrafın sahibi verdi: “Beni hayrete düşüren şey, BBC gibi bir haber kurumunun, kaynağını kontrol etmeden, aktivist, vatandaş gazeteci veya başka bir yerden gelen bir fotoğrafı kullanması”
Sık sık yaşanan bu tür yalan haber içerikli hadiselerden sonra artık Suriye yönetimini suçlamak asla mümkün değildir. Emin olun ki eğer Suriye yönetimi gerçekten bir katliam yapmış olsaydı, batı basını ve yandaşları yalan haber üretmek zorunda kalmayacaklardı.
Zaten her noktada denetim geçiren bir Suriye’nin yönetimin kalkıp da kendisine büyük zarar verebilecek bir katliam girişiminden menfaat umması asla beklenemez.
Suriye yönetiminin bu tür katliamla suçlaması ancak Suriye’ye sızan, batının tetikçiliğini yapan ve ağır silahlarla donatılmış olan teröristlerin ve de onları öne sürenlerin işine gelmektedir.
Suriye yönetiminden gelen açıklamalar da bu yöndedir ve de doğrudur. Suriye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cihad Makdisi, Humus kırsalının Huvla bölgesinde meydana gelen katliamda hükümet güçlerinin sorumluluğu olduğunu kesin bir dille yalanlayarak, Suriye’nin evlatlarını hedef alan bu çirkin katliamı en sert ibarelerle kınadığını vurguladı.
Bakanlık sözcüsü Homs’ta farklı bölgelerden planlı ve organizeli bir şekilde toplanmaları ardından ağır ve hafif silahlarla donanmış yüzlerce teröristin Huvla bölgesine saldırdıklarını belirtirken; hükümet güçlerinin katliamların yapıldığı bölgelere kesinlikle girmediklerini belirtti. uriye için yalan rüzgarları devreye sokularak bir işgal projesi hayata geçirilmek istenmektedir. Benzer yalanlar ve iftiralar PKK konusunda Türkiye için de söylenmiştir.
Benzer bir kader yaşadığımız Suriye’ye bakarken, batının bize de bakışını yansıtan batı gözlüğünü gözümüzden çıkarmalıyız.
Fotoğrafın sahibi, Getty Images için çalışıyor ve adı Marco di Lauro…
Belki okumuşsunuzdur ama önemine binaen tekrar hatırlatmak istiyorum.
Kendi ifadeleriyle Di Lauro, o gün öğleden sonra 15:00’da eve gittiğini, BBC’nin Suriye’deki olayları anlatan ve kendisinin çekmiş olduğu fotoğrafını ana sayfasında kullandığını görünce neredeyse sandalyesinden düşeceğini belirtti.
Fotoğrafın 27 Mayıs 2003 tarihinde Irak’ın başkenti Bağdat’ın güneyinde çekildiğini ifade eden di Lauro, bu fotoğrafın Suriye ile hiçbir alakası olmadığını açıkladı. İşin garip tarafı bu fotoğraf Suriye yönetiminin katliam yaptığını ispatlamak için kullanılmıştı.
Olay dünya kamuoyunu galeyana getirsin diye de ayrıca bir ajitasyon katılmış. Fotoğrafın altına, “bu fotoğrafın Hula’daki çocukların gömülmeyi bekleyen cesetleri gösterdiğine inanılıyor” notu düşülmüş.
Daha önce El Cezire’nin de benzer uygulamalarını gördük ve Suriye hakkında yalan yanlış haberler ayyuka çıkmıştı. Hatta bazı muhabirler, yorumcular bu yalan haberler sebebiyle istifa etmişlerdi.
Di Lauro, bu fotoğrafın kendisine ait olduğunu ve Suriye ile bir ilgisinin olmadığını ilan etmemiş olsaydı ne olacaktı, bu fotoğraf üzerinden Suriye yönetimi ağır eleştirilere belki de yaptırımlara maruz kalacaktı. Olay açığa çıkınca BBC, fotoğrafı hemen yayından çıkardı. Fakat BBC sözcüsü, özrü kabahatinden büyük bir açıklama yaptı.
BBC sözcüsü Suriye’de meydana gelen olayların ardından Pazar günü fotoğrafın internette paylaşılmaya başlandığını, kendilerinin de teyit ettirmeden kullandıklarını söyledi.
Ona cevabı fotoğrafın sahibi verdi: “Beni hayrete düşüren şey, BBC gibi bir haber kurumunun, kaynağını kontrol etmeden, aktivist, vatandaş gazeteci veya başka bir yerden gelen bir fotoğrafı kullanması”
Sık sık yaşanan bu tür yalan haber içerikli hadiselerden sonra artık Suriye yönetimini suçlamak asla mümkün değildir. Emin olun ki eğer Suriye yönetimi gerçekten bir katliam yapmış olsaydı, batı basını ve yandaşları yalan haber üretmek zorunda kalmayacaklardı.
Zaten her noktada denetim geçiren bir Suriye’nin yönetimin kalkıp da kendisine büyük zarar verebilecek bir katliam girişiminden menfaat umması asla beklenemez.
Suriye yönetiminin bu tür katliamla suçlaması ancak Suriye’ye sızan, batının tetikçiliğini yapan ve ağır silahlarla donatılmış olan teröristlerin ve de onları öne sürenlerin işine gelmektedir.
Suriye yönetiminden gelen açıklamalar da bu yöndedir ve de doğrudur. Suriye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cihad Makdisi, Humus kırsalının Huvla bölgesinde meydana gelen katliamda hükümet güçlerinin sorumluluğu olduğunu kesin bir dille yalanlayarak, Suriye’nin evlatlarını hedef alan bu çirkin katliamı en sert ibarelerle kınadığını vurguladı.
Bakanlık sözcüsü Homs’ta farklı bölgelerden planlı ve organizeli bir şekilde toplanmaları ardından ağır ve hafif silahlarla donanmış yüzlerce teröristin Huvla bölgesine saldırdıklarını belirtirken; hükümet güçlerinin katliamların yapıldığı bölgelere kesinlikle girmediklerini belirtti. uriye için yalan rüzgarları devreye sokularak bir işgal projesi hayata geçirilmek istenmektedir. Benzer yalanlar ve iftiralar PKK konusunda Türkiye için de söylenmiştir.
Benzer bir kader yaşadığımız Suriye’ye bakarken, batının bize de bakışını yansıtan batı gözlüğünü gözümüzden çıkarmalıyız.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025