Önümüzdeki yıllarda kimse evinden dışarı çıkamayacak. Sicili temiz adam bulunamayacak. Kimse devlet işine giremeyecek. Kimse devletteki işini göremeyecek. Kimse evlenemeyecek. Tapu alamayacak. Ehliyet alamayacak. Memur olamayacak?Önüne koca koca bir dosya konacak? Vergi borcudur, SGK faizidir, stopajdır, harçtır, cezadır vs. önüne yığılacak; önce bu dosyalarını temizle, sonra gel, görüşürüz denilecek? TC kimlik numarasının "numaraları" olacak bunlar!Devlet kapısına gelenin, sicil temizliği yapıldıktan sonra işi görülecek? Komplo veya kara mizah değil! Göreceksiniz!Nereden mi biliyorum?! Görüne köy kılavuz istemez de ondan! AKP, Türkiye'yi böyle bir görünen köy haline getiriyor!Başbakan R. T. Erdoğan, İstanbul'un trafiği için "demirperde ülkeleri"nin "hamsi istifi toplu taşıma" yöntemlerinin vazgeçilmezliğini anlatmıyor sadece? Amerika'daki Manhattan örneğinden hareketle "şehir içi trafik ücreti" uygulamasını haber veriyor. Erdoğan bunları konuşurken; Kredi ve Yurtlar Kurumu (Yurt-Kur) Genel Müdürü Hasan Albayrak da " Türkiye'nin demirperdeli geleceğine dair" önemli ipuçları veriyor. Erdoğan'ın Yurt-Kur Genel Müdürü Albayrak, katkı ve öğrenim kredisi borçlularına uyararak "Bize borcu olan vatandaşlarımızın borcu devam ettiği sürece, tapu dahi alamayacaklar" diyor.Vatandaş dediği, öğrenciler? 1 milyon 41 öğrencinin kredi ve harç borcu var! Milletin anası ağlamış; harç ödeyecek takat mı kalmış?! Bu fasıldan söz açan yok!Devlet, vatandaşını okutmak için harç kesiyor! Yüksek Öğrenim, harca bağlı? Babanın işi bozuldu, anneni kaybettin, mezun oldun iş bulamadın, ekonomi battı gitti; neticede ödeyemedin bu harç ve kredileri? Geleceğin karardı! Tapunu, diplomanı, ehliyetini, ruhsatını alamazsın! Devlet öyle diyor. Bürokrat öyle konuşuyor? "Şunu çok net söylüyorum. Bize borcu olan vatandaşlarımızın borcu devam ettiği sürece, tapu dahi alamayacaklar, araç dahi alamayacaklar. Çünkü artık Maliye onların borçlarını ekranlarına kaydedecek. Tıpkı vergi borcu gibi olacak!" diyor Albayrak? Bitti! Bu kadar! İşte geleceğin Demirperde Türkiye'si! Eski zamanlara ait "kelle vergisi" hikayeleri anlatılırdı; o geçmiş günlere rahmet okutuyor AKP'nin devr-i sabıkı!Nereye kadar derseniz? Şayet vatandaş AKP hükümetine, milletin emeğini, üretimini, bilgisini, GSMH'sını, niye ve hangi hakla "dış kredi veya dış borç" adıyla ithal ettiğin "faiz ve taviz ek maliyetli karşılıksız banknot"larla ecnebilere peşkeş çekiyorsun, diye hesap sormazsa; AKP de bildiğini okur. Dışarıdan, IMF'den, AB'den, ABD'den kulağına üfleneni yapar! Şehir içi trafik ücreti de alır, şehre de sokmaz, üniversiteye de sokmaz, TC kimlik numarası üzerinden yüz bin numara çevirerek tapu da vermez, ehliyet de!Koca koca öğretim üyelerinin beyinlerindeki bilgi, akademisyenlerimizin, dünya çapındaki hocalarımızın kafasındaki bilgi, öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin yoğurduğu bilgi ve beceri, çok ama çok büyük bir "katma değer"dir... Fabrika yapan fabrika gibi bir katma değer! Kimin nezdinde BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş beyin Milli Ekonomi Modeli'nde?AKP nezdinde kaç paralık değeri var bu kadar büyük katma değerin??! Beş paralık bile değil!Fark işte burada! Prof. Dr. Baş, bu peşkeşe son veriyor! Bir bilgisayarın tırnak ucu kadarlık "chip"i veya üç satırlık yazılımının şu kadar bin dolarlık değeri var, katma değeri var; ama öğretmen ve öğrencilerimizin dağarcığındaki bilginin beş paralık değeri yok! Dünya bilgi satıyor; bizimkiler ise aval aval bakıyor, bilgiyi beş paralık yapıyor. Hatta beş paralık değerini dahi, karşılıksız banknotlarla ecnebilere otomatik transfer yapıyor!AKP bir yandan bu büyük peşkeşi sürdürürken, diğer yandan da parasız-pulsuz bıraktığı milletin evladını harca boğuyor, sicilini bozuyor, tapu vermem, ehliyet vermem diye geleceğini karartıyor!Türk milleti, bu büyük sömürü tezgahını bozan Prof. Dr. Baş'ı işbaşına getirene kadar, elde bir şey kalırsa bu peşkeş gider.Prof. Dr. Baş, öğrenciden harç alınmaz, bilakis öğrenciye sosyal devlet destek verilir, vereceğim diyor. Üniversiteye gidişin önü kesilemez, sınavları kaldıracağım, diyor. Bilgi "katma değer"dir, diyor; Devletin vazifesi, bilgi gibi bir katma değer karşılığında piyasanın dengesini sağlamak ve bu bilgi ve ilim erbabının geleceğini garanti etmek, onurlu bir hayat temin etmektir, diyor. İşte devlet budur; Prof. Dr. Baş'ın "baba devlet" diye modelinde ortaya koyduğu? Ahmak olan veya yüreğini papaza-hahama kaptırmış, beynini ecnebilere satmış yahut kiralamış bulunanlar, Milli Ekonomi Modeli'ndeki bu temel gerçekleri kenarından-köşesinden dahi anlayamaz, kavrayamaz!Milli Ekonomi Modeli'ni alaca karanlıkta okuyup okuyup hasedinden çatlarken "ayağa kalk" düğmesine basıldığında "amuda kalkarak" ekonomi sayıklayan Vakit'ten Atilla Özdür ise hiç anlamaz!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019