(...dünden devam)
Osmanlı çöküşü ve yıkılışı durdurmanın, önlemenin çaresini Avrupa'dan da tecrübe ederek anladı ki, bunun en iyi yolunun verilecek eğitimin çok kaliteli olmasıydı.
Kurtuluşun, ayağa kalkışın çok iyi bir eğitim alarak yetişecek nesiller eliyle olacağı gerçeğini gördü. Çağın koşullarına uygun olan ileri düzeyde olan ve çok yönlü bir eğitim modelini Askeri okullarda uygulamaya başladı.
Bu eğitim de meyvelerini verdi. İçinde yaşadıkları toplumun milli ve manevi değerlerini batının gelişmesini sağlayan parametrelerle birleştirerek yeni bir vizyon sahibi olan bu Paşalar bu birikimleriyle Batıyı çok iyi tanıdıkları için onların ve tabi ki kendi milletlerinin güçlü ve zayıf yönlerini de çok iyi biliyorlardı.
Bu bilgi ve tecrübeyle Harp meydanlarında düşmanları dize getirdiler. Sonuçta bütün dünyanın hayran olduğu bir de devlet kurdular.
Onlar askeri okullardan zamanlarının en iyi eğitimini alarak yetişmişlerdi. Yabancı dilleri vardı. Avrupa'yı Avrupa yapan aydınlanma çağının düşüncelerini çok iyi biliyorlardı.
Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa, Fevzi Paşa ,Kazım Karabekir Paşa,… Onlardan öne çıkan isimlerdi. Başka askeri paşalar da vardı; Enver Paşa, Cemal Paşa gibi. Bu paşalar da Avrupa'dan eğitim almışlardı. Hatta bazıları Alman hayranlığı ile ünlenmişti Enver Paşa gibi.
Ama bu iki farklı paşa grubunu birbirinden ayıran temel bir argüman, temel bir anlayış farkı vardı. Ayrıldıkları yer, artık imparatorluğun dağıldığını, eski yurtta yeni bir devlet, yeni bir ulus yaratmak zorunluluğunun farkında olmaları idi.
Bu zorunluluğu, bu ayırımı onlara "Sarı Paşa" öğretti. Öğrenen öğrendi öğrenmek istemeyenler de karşı tarafa geçti.
Emperyalizmin ve kapitalizmin acımasız saldırısına karşı konulabileceğine, dahası onun yenilebileceğine inanan asrının en kalibreli adamı ve paşası olan Mustafa Kemal, etrafına aldığı diğer Osmanlı paşalarına bu inancı, bu gücü aşıladı ve onları ikna etti.
Emperyalizm yenildi.
Son Osmanlı Paşası Mustafa Kemal, bu toprakların gördüğü en büyük vatanperver, en büyük aydın, en büyük inkılapçı, en büyük deha, en büyük devrimci, devlet kuran en büyük devlet adamıydı.
Bütün felsefeciler, düşünürler, filozoflar kuracakları devletin aşamalarını, ütopyasını sadece yazar. Dünyada devletini kurduktan sonra nasıl bir devlet kurduğunu yazan, anlatan, geleceğe yönelik olarak öngörüler sunan, devletin nasıl tehlikelere maruz kalacağını adeta keramet gösterir gibi bilen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür..
Paşa olmak onun bu yönlerini ortaya koymasını engellememiştir. Yalnız bir asker değildi, çağının en ileri görüşlü iyi aydınıydı, entelektüeliydi, lideriydi. Milletine Babalık yaptı. Kurduğu devleti de baba devlet yaptı.
Eğer içinde yaşadığın çağı kapatıp, toplumu dönüştürmek, dünyanın neresinde en ileri bir toplum varsa en az onun gibi olmak isteğin emelin varsa, sen Mustafa Kemalsin. Bu nedenle de en büyük aydın, en büyük devrimci, en kalibreli adam ve devlet adamısın, geleceğe ışık tutansın. Bundan sebep sen bizim Atatürk'ümüzsün, Sen bizim de Gazi paşamızsın.
Yol gösterici, uyandırıcı, diriltici hikâyen bitmeyen bir şarkı gibi bitmeyen bir türkü gibi dilden dile söylenmeye devam ediyor.
Bu hikâye sonsuza kadar devam edecektir, Paşam.
83'üncü ölüm yıldönümünde seni, sevgiyle, saygıyla, minnetle, rahmetle anıyorum. Allah kabrini nur denizi eylesin.
- Bayram, şeker ve ruhsuzluk / 29.03.2025
- Akıl mı aşk mı? İnsanı insan yapan nedir? / 25.03.2025
- Akıl ve inanç: Haritasız yolculuk olur mu? / 22.03.2025
- Ehlibeyt ve Ramazan: Oruç, sadece bir açlık mıdır? / 21.03.2025
- Boğaz kanla dolu, ama geçilmez! / 18.03.2025
- Unutulan hakikat, kaybolan insanlık / 16.03.2025
- İnsanın, insan-ı kâmil olduğu ay: Ramazan / 14.03.2025
- İstiklal’in sesi: Bir milletin ruhuna kazınan marş / 12.03.2025
- İmam-ı Şafi ve Ehl-i Beyt sevgisi: Bir inanç ve ahlak meselesi / 11.03.2025