Apar topar yapılan Ermeni Konferans'ı neticesinde, her geçen gün sis perdeleri dağılıyor, niyetler ve hedefler yavaş yavaş ortaya çıkıyor.Bir taş atıldı, ama hedefte bir kuş değil, birden fazlası var.En önemlisi de siyasetin ve konferansla ilgisi olanların yargı kararlarını çiğnemesiydi. Bağımsız Türk yargısının verdiği "Bu konferans yapılamaz" kararı her şeyin üzerinde olması gerekirken, maalesef ayak oyunlarıyla hiçe sayılmıştır.Burada kanunlara en çok riayet etmesi gereken, bu noktada örnek olması gereken Sayın Başbakan ve Sayın Dışişleri Bakanı konferansın bizzat destekçisi olmuş, ülkenin adaletinden sorumlu Bakan Cemil Çiçek ise "arkadan hançerlemek" olarak ifade ettiği Konferans'a yol ve yöntem göstererek, tarihte eşine az rastlanır cinsten bir tutum içine girmiştir.Adalet Bakanı'nın "Al bir hançer de benden" tavrı, "Sen de mi Bürütüs" dedirtecek cinstendir.Türk yargısının kararını ülkenin en üst düzeyi tarafından çiğnenme hadisesi bir emsal teşkil edecektir. AB'li dostlarımız(!) durumdan çok memnun olmuş vaziyetteler. Daha 1 hafta geçmeden şimdi de Orhan Pamuk için yargının çiğnenmesini talep ediyorlar. Bu kapılardan girmeye devam ettikçe, yargı sakız gibi çiğnendikçe daha hangi taleplerin gelebileceğini tahmin edersiniz. Belki 37 bin kişinin katili Apo'nun affedilmesi gündeme gelebilir, Lozan tamamen rafa kaldırılabilir, ülkenin bütün temel dinamikleri alt üst edilebilir.Beyler, nasıl böyle bir oyuna alet olunabilir? Hem bu ülkenin ekmeği yenir de hem de nasıl bir ihanet çemberi içinde olunabilir?Fakat şu bir gerçek ki, bu yapılanların hepsinin bir gün hesabı sorulacaktır. Prof. Dr. Haydar Baş bey'in ifade ettiği gibi, "Bir Molla Kasım gelir bunların hesabını sorar".Konferansın bir diğer önemli sonucu ise ülke içinden hem de akademisyen diye geçinen bir güruh tarafından soykırımın kabul edilmesidir.Zaten bu Konferans'la ulaşılmak istenen bir hedef de buydu. Yani "Soykırımı kabul eden bir yerli grubu oluşturmak". Bunu ben demiyorum. 2000 yılında Bu Ermeni konferanslarından ilkini gerçekleştirenlerin başında olan Prof. Ronald Grigor Suny bakın neler diyor:"Beklenmeyen ve olağanüstü olan... bu konularda açıkça konuşacak bir akademisyenler grubu yaratmış olmaktır. Türk akademisyenler -biri hariç- soykırım sözcüğünü sürekli tekrarladılar."Esasen konferansa kimlerin kabul edildiğini, kimlerin kabul edilmediğini de bu sözler özetliyor.Peki, neden böyle bir grup oluşturuldu? Durun izah edeyim.Hatırlarsanız geçtiğimiz aylarda Başbakan Erdoğan, "Ermeni meselesiyle ilgili bir komisyon kuralım" teklifi yapmıştı ve Batılı ülkeler bu teklife oldukça sıcak bakmıştı, ama ne hikmetse bu komisyon bir türlü oluşturulmamıştı ve olay sürüncemeye bırakılmıştı.Tam bu konferansın akabinde ilginç bir gelişme yaşandı ve TBMM Başkanı Bülent Arınç, Türkiye ile Ermenistan arasında, soykırım iddialarını araştıracak bir komisyon kurulması yönünde adımlar atılabileceğini söyleyerek tozlanan sayfaları tekrar açtı.Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü?Prof. Suny'nin ifade ettiği gibi sözde Ermeni Soykırımı'nı kabul eden bir akademisyenler(!) grubu oluşturuldu. Acaba bu grup, Başbakan ve Arınç'ın ifade ettiği komisyonun Türk tarafını temsil edecek ayağını mı oluşturacak? Hedef bu muydu?Aylarca komisyon kurmak için beklemenin sebebi, "soykırım yapılmıştır" diyen bir grubun oluşması için miydi?Zamanla bu soruların cevabını öğreneceğiz, ama "dur bakalım ne olacak" dememesi gerekenler var. Bizim için beklemek doğal olabilir, ama çalan tehlike çanlarını duyanların biraz daha duyarlı olması ve çözüm bulması gerekmez mi?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025