İşgalci ABD ve küresel güçler, İslam coğrafyasına ilişkin Büyük Ortadoğu Projesi işgallerini Arap Baharı'na dönüştürüyor. Böylece Tunus, Libya, Mısır, Yemen gibi ülkelerde "Müslüman kardeşler savaşı" başlatılıyor. Amerikan demokrasisi ve özgürlük aşkına tam bir Müslüman kıyımı sergileniyor. Müslümanlar, Amerikancı Ilımlı İslamcılara kırdırtılıyor. Suriye'nin başı da benzer Haçlı belasıyla kopartılmak isteniyor. Fakat hem Rusya, hem de Suriye yönetimi, mücavir İslam ülkelerinde sahnelenen bu kirli ve vahşi demokrasi oyununu yutmuyor. Suriye yönetimi, eli kanlı-ihtilalci muhaliflere pabuç bırakmıyor. Rusya, insanlıkla hiçbir alakası olmadığı 7-8 mücavir İslam ülkesinde görülen bu kirli tezgahı bozma kararlılığı gösteriyor. Amerika'nın Suriye iştahını kesiyor; evrensel hukuk ve adalet esaslarına dayalı kendi tezini kabul ettiriyor. Amerika hizaya geliyor. Hadis-i şeriflerde emin ve mübarek belde olarak müjdelenen Şam bölgesi, bir iman kalesi halinde Amerika, İsrail ve Haçlı leşkerlerine ve onların yerel taşeronlarına karşı direniyor. Ne hazindir ki, İslam coğrafyasına yönelik BOP tezgahının en başından beri Türkiye, bilfiil işgalci Amerika ve Haçlıların safında yer alıyor. Başbakan R. T. Erdoğan, Büyük Ortadoğu Projesi'nde eş başkanlık ve misyon üstlendiklerini başta partisinin grubu olmak üzere bir kaç yerde bizzat ilan ve itiraf ediyor. Ankara'dakiler, Suriye'de tezgahlanan vahşet ve iç savaşta da eli kanlı ihtilalcilerin yanında yer alıyor. İslamcı kılıklılar, Rusya kadar bile basiret gösteremiyor, Müslümanları yakan ateşe İsrail benzini taşıyorlar. Ankara, Amerika'nın bile geri adım atmak zorunda kaldığı kirli savaşta, İsrail edasıyla Müslüman Suriye'ye karşı savaşıyor. Daha vahim olanı, İsrail ve taşeron ihtilalcileri safında yer alan Ankara, Müslüman'ı Müslüman'a kırdırmak gibi bir vahşeti, hak ve adalet olarak gösterecek kadar haktan ve adaletten ırak düşüyor. Ankara'dakiler, işgalci ve ihtilalcilerin BOP ve Arap Baharı süreciyle Irak'ta, Afganistan, Libya, Tunus, Mısır ve Suriye'de can veren milyonlarca Müslüman'ı göremiyor. Amerika ve İsrail safında yer alan İslamcıları adeta kan tutmuş… Akıl ve iz'anları artık işlemiyor! İslam coğrafyası kan ve gözyaşıyla boğuluyor; bunlar demagoji yapıyorlar. Bu arada Erdoğan'da tersten bir hesap korkusu zuhur ediyor. BOP eş başkanlığını bırakmayan Erdoğan şunu diyor: "Yarın mahşer gününde Rabbim bize soracak "O bebekleri gördün de ey Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı ne yaptın?" diye. Ne diyeceğim, 'Siyaset yaptım mı' diyeceğim!?" Erdoğan'a mahşer soruları konusunda yardımcı olmak lazım, verecek cevabı varsa şimdiden hazırlansın… Mahşerdeki hesap öyle kolay değil çünkü! Yüce Allah mahşerde, ey Erdoğan, gayr-i müslim işgalci Amerika'nın BOP eş başkanlığına nasıl ve neyin karşılığında razı oldun, Yahudi Üstün Cesaret madalyası ve Davud boynuzunu hangi hizmet karşılığında boynuna taktın, derse; ne cevap verecek?! Yüce Allah mahşerde, Irak'ta, Libya'da, Afganistan'da ve geniş İslam coğrafyasında milyonlarca Müslümanı katleden Amerika'nın projesinde eş başkan olmanın vebalini sana anlatan olmadı mı, hiç mi Meltem TV'yi dinlemedin, neden sana hakkı ve hakikati gösteren Haydar Baş Hoca'ya kulak asmadın, derse; ne cevap verecek?! Yüce Allah mahşerde, Müslümanların topraklarında ve vatanlarında savaş olmasın, kardeşlik ve huzur olsun diye seferber olan Haydar Baş Hoca'yı örnek almak ve peşinden gitmek yerine, neden işgalci Amerika'nın, Müslümanlara kan kusturan İsrail'in, Haçlı Avrupa'sının ve sana tuzak kurmaktan başka iş görmeyen papaz-sever Pensilvanyalının peşine takıldın, derse ne cevap verecek?! Yüce Allah mahşerde, Kelime-i Tevhid'den Muhammed Rasulullah'ın makaslanmasını, zinanın suç olmaktan çıkartılmasını, domuz etinin kasaplık hayvan eti olarak Müslüman tezgahına getirilmesini sorarsa; Tayyip Erdoğan ne cevap verecek?! Yüce Allah mahşerde Erdoğan'a, iktidarı devraldığın gün Müslüman Türk milletinin banka ve faizcilere olan toplam borcu 6 milyar 605 milyon TL iken; Haydar Baş Hoca'nın dünya çapındaki Milli Ekonomi Modeli'ni görmezlikten gelip Papaz Malthus'un liberal-kapitalizmine talim ederek 2013 yılında 283.6 milyar TL'ye kabartmanın, mağdur milleti faize, icraya ve hacize batırmanın hesabını ver bakalım, derse; Erdoğan nasıl hesap verecek?! Yokluk ve yoksulluk sebebiyle intihar edenlerin, kafayı sıyıranların, aileleri dağılanların, açlıktan ölenlerin, çalışanlara bastığı biber gazının, şehide kelle demenin, 30 bin insanın katili Apo'ya ve eli silahlı teröristlere hak ve özgürlük teşrifatçılığı yapmanın hesabı sorulduğunda; Erdoğan, nasıl hesap verecek, ne diyecek?! Daha milyonlarca soru var… Erdoğan, şayet bu mübarek kandilinde kendine bu soruları sorarsa; bir saniye o koltukta oturamaz. Artık oturmamalı… Yüce Allah, Erdoğan'a mahşerde hesap sormadan önce, siz sandıkta hesabını sorup defterini dürün, sandığa gömün ki, onun daha fazla vebali artmasın, siz de vebalden kurtulun! Kandiliniz mübarek olsun…
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019