logo
04 NİSAN 2025

Ek protokol bir başarı mı, yoksa hezimet mi ?

01.08.2005 00:00:00
Türkiye, Gümrük Birliği'ni düzenleyen 1963 tarihli Ankara Anlaşması'na, aralarında Güney Kıbrıs Rum kesiminin de bulunduğu 10 yeni AB üyesini de alacak şekilde genişlemesini sağlayan "Ek Protokol" belgesine imza attı.İmza, AB Komisyonu nezdindeki Daimi Temsilci Büyükelçi Oğuz Demiralp tarafından cuma gecesi saat 23.00'te atıldı.Türkiye, daha önce de gündem edildiği gibi bir deklarasyon da yayımlandı.Yayımlanan deklarasyonda özetle, bu protokoldeki Kıbrıs Cumhuriyeti'nin 1960'taki ortaklık devleti olmadığı, atılan imzanın Rumlara ait olan 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanıma anlamına gelmediği ve Türkiye'nin, KKTC ile özel ilişkilerini sürdürmeyi devam ettireceği vurgulandı.Peki, gerçekten bu imza Rum kesimini tanıma anlamına gelmiyor mu? Deklarasyon yayımlamanın bir faydası var mı? AB'nin ve de özellikle Güney Rum Kesimi'nin "Ek Protokol" üzerinde bu denli yoğunlaşmasının sebepleri nelerdir? gibi soruları cevaplandırmaya çalışalım.Öncelikle şunu ifade etmeliyiz ki, ek protokolün imzalanması, Kıbrıs Rum kesiminin "Kıbrıs Cumhuriyeti" olarak bu belgede taraf olarak yerini alması, kim ne derse desin Rum kesimini "Kıbrıs Cumhuriyeti" adıyla adanın tek hakimi olarak resmen kabul etmek demektir.Diyeceksiniz ki, "deklarasyon yayınladık, gerek İngiltere, gerek AB komisyonu bu tanıma anlamına gelmez dedi". Şimdi sıkı durun, vereceğim şu misal tarihi bir gerçektir ve mutlaka bir yere not edin, yakın zamanda lazım olacak:"Türkiye 4 Mart 1964'te de iyi niyetle ve Kıbrıs Türk halkının katliamdan kurtulması için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 186 sayılı kararına onay verirken, bunun Makarios yönetimini meşru olarak kabul etmek anlamına gelmediğini beyan etti, bu yönde sözlü güvenceler aldı. Ancak sonradan bu karar Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı için aleyhte bir faktör olarak kullanıldı ve kullanılıyor."Bu deklarasyona ve sözlü güvencelere rağmen Kıbrıslı Rumlar, BM'nin, Avrupa ülkelerinin ve ABD'nin gözü önünde Kıbrıs Türklerini katletmedi mi, tecavüz etmedi mi?Uluslar arası anlaşmalarda bize bir hak olarak verilen "garantörlük hakkı"mızı kullanarak askeri müdahale ettiğimiz halde, bize ambargo uygulanmadı mı?Haklı olan sürekli biz, katliamı yapan, uluslar arası hukuku hiçe sayan, BM'nin referandumuna hayır diyen Rum Kesimi olmasına rağmen, AB'ye üye alınarak ödüllendirilen onlar cezalandırılan hep biz olmadık mı?Dönem Başkanı İngiltere ve AB komisyonunun ifadelerine gelince, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin idarecileri olarak nasıl olur da oynanan oyunların asıl maksadını görmekten aciz olabilirsiniz?En cahil insan bile şunu açık ve net olarak bilir ki ek protokolü sürekli bütün raporlarında, zirvelerinde, birinci madde olarak koyan AB, köprüyü geçene kadar "bu tanıma anlamına gelmez" demektedir. Yani köprüyü geçene kadar ayıya dayı demektedir.Geçtiğimiz cuma akşamı köprü geçildi. Artık Türkiye'nin de imzasının olduğu uluslararası bir belgede, Kıbrıs Rum kesimi, "Kıbrıs Cumhuriyeti" adıyla adanın tek hakim gücü olarak Türkiye'nin karşısında bir taraf oldu. Şimdi yakın zamanda göreceksiniz, ek protokolü onaylamak tanıma anlamına geliyor muymuş, gelmiyor muymuş? Deklarasyonun herhangi bir faydası var mıymış, yok muymuş?Baş müzakereci Ali Babacan, bir basın mensubunun sorduğu sorulara bakın özetle nasıl cevap veriyor:"Müzakerelerin açılması için 25 ülkenin evet demesi gerekiyor. Aynı şekilde müzakerelerin kapanması için de bir oylama yapılacak ve 25 üyenin oyu aranacak. 35 başlığın her biri için geçerli bu...""35 başlığın tamamı kapanmadan hiçbir başlık tamamen kapanmış sayılmıyor. O da şundan: Müktesebat canlı; yerinde durmuyor. Bizim müzakere sürecimiz uzun olacak. O yüzden sonunda tümünün tamamen yeniden kapatılması gerekecek. "Yani 3 Ekim'de müzakerelerin başlaması için 25 üyeden biri olan ve ek protokolle Kıbrıs Cumhuriyeti olarak taraf olduğunu kabul ettiğimiz Rum kesiminin de onayı gerekiyor. 35 başlığın her biri için de Rum kesiminin onayı gerekiyor. Ve bu 35 başlık sürekli canlı.Sen ise bir deklarasyonla Rum kesimini tanımadığını söylüyorsun, adamın umurunda değil ki, o alacağını zaten aldı.Babacan, kendisine sorulan "Müzakereler ne kadar çetin geçecek sizce?" sorusuna da ilginç bir cevap veriyor:"Aslında müzakere dediğimiz konu içerikle ilgili değil. Müktesebat neyse Türkiye er geç uyacak. O anlamda bir müzakere yok. 'Avrupa bu işi böyle yapıyor ama ben farklı yapmak istiyorum' diye bir şey yok. Çünkü bunu baştan, bu işe girerken kabul ettik. Müzakereler daha çok işin zamanlaması konusunda. Yani diyelim Türkiye enerji sisteminin Avrupa'ya entegre olması ne kadar zaman alır, ne kadar süreye ihtiyacımız olur, bunları müzakere edeceğiz". Kısaca AB isteyecek Türkiye "Emret komutanım diyecek". Ve siz bu emir verme konumunda olan, veto hakkı bulunan AB üyesi olmuş Rum Kesimini bir deklarasyonla tanımadığınızı ifade edeceksiniz. Sizce bu ne kadar gerçekçi?Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye'nin yayımladığı deklarasyon ile AB üyesi bir hükümeti tanımadığını ilan etmesinden "derin üzüntü duyduğunu" bildirmiş.Bana bu ifade, avını yemiş bir timsahın gözyaşlarını hatırlattı.Evet, geçen Cuma günü tarihi bir gündü.1974 Kıbrıs Barış Harekatı, bileğimizin hakkıyla eşsiz bir zafer olarak tarihe geçti, 29 Temmuz 2005 ise o eşsiz zaferde elde ettiğimiz kazanımları masabaşında kaybettiğimiz bir gün olarak.Böyle bir hezimet Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk olarak yerini alacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Murat Çabas / diğer yazıları
Trump'ın adayı Mehmet Öz, Senatodan onay aldı
Federal sağlık kurumu direktörü oldu
Güney Kore'de, mahkeme kararını verdi
Devlet Başkanı Yoon azledildi
Hatay'da deprem
Valilikten deprem açıklaması
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Eksik ölçenler, yanlış tartanlar
'İsrail en büyük tehdit'
Dışişlerinden açıklama
Beşiktaş'a Göztepe şoku
Türkiye Kupası'na veda ettiler
Tır otomobili biçti
4 kişi öldü, 1 kişi yaralandı
'Aday değilim'
Kılıçdaroğlu açıkladı
3 ay sonra çıkıyor
Yarın Türkeş'in mezarına gidecek
Görüntüler endişe yarattı
CHP standına bıçaklı saldırı
Kendi kriptosunu da yiyip bitirdi
Trump'ın tarifeleri Bitcoin'i yere serdi
Resmen çakıldı
Tesla satışlarında şok düşüş
Soykırım sürüyor
Gazze'de İsrail terörü
İşte zam şampiyonu
Mart'ta en çok patates pahalandı
Tavan yüzde 51,26
Kira artış oranı belli oldu
Trump'ın adayı Mehmet Öz, Senatodan onay aldı
Federal sağlık kurumu direktörü oldu
Güney Kore'de, mahkeme kararını verdi
Devlet Başkanı Yoon azledildi
Hatay'da deprem
Valilikten deprem açıklaması
Atatürk’ün hazırlattığı hutbeler
Eksik ölçenler, yanlış tartanlar
'İsrail en büyük tehdit'
Dışişlerinden açıklama
Beşiktaş'a Göztepe şoku
Türkiye Kupası'na veda ettiler
Tır otomobili biçti
4 kişi öldü, 1 kişi yaralandı
'Aday değilim'
Kılıçdaroğlu açıkladı
3 ay sonra çıkıyor
Yarın Türkeş'in mezarına gidecek
Görüntüler endişe yarattı
CHP standına bıçaklı saldırı
Kendi kriptosunu da yiyip bitirdi
Trump'ın tarifeleri Bitcoin'i yere serdi
Resmen çakıldı
Tesla satışlarında şok düşüş
Soykırım sürüyor
Gazze'de İsrail terörü
İşte zam şampiyonu
Mart'ta en çok patates pahalandı
Tavan yüzde 51,26
Kira artış oranı belli oldu
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.