Ehl-i Beyt, Rabbimizin Kur'an-ı Kerim'de Şura suresinin 42 ve 43. Ayetlerinde, "De ki (Muhammedim): Ben, peygamberliğimi tebliğime karşılık sizden, Ehl-i Beyt'imi sevmenizden başka, hiçbir ücret istemiyorum" dediği; Hz. Resûlullah (s.a.a) Hz. Fâtıma, Hz Ali, Hz Hasan ve Hz. Hüseyin'dir. İmam Şafii buradan hareketle bize, Ehl-i Beyt'i sevmenin farz olduğunu bildirmiştir. Onları sevmenin bizlere ahirette ne kazandıracağını, yani bizlere verilecek mükâfatları ayet ve hadisler ışığında inceleyelim.Fudayl b. Yeser şöyle rivayet etmiştir:Ebu Ca'fer Muhammed Bâkır (a.s) dedi ki: "Allah Azze ve Celle'nin rahmet ve huzuru, meltemi, zaferi, yardımı, kurtuluşu, bereketi, kerameti, bağışlanması, affı, kolaylığı, yardımı, egemen kılışı, umudu ve sevgisi Hz. Ali'yi veli edinen, onu imam edinip düşmanlarından uzaklaşan, onu ve ondan sonraki vasilerinin üstünlüğünü kabul eden kimse içindir. Onları şefaatimin kapsamına almam benim üzerimdeki bir haktır. Onlarla ilgili olarak benim duamı kabul etmek de Rabbimin üzerindeki bir haktır. Çünkü onlar benim tâbilerimdir. Bana tâbi olan da bendendir." Resûlullah (s.a.a.) buyurdu ki:"Ya Ali, Ben ve sen bu ümmetin iki babalarıyız. Senin evlatlarından dünyada efendiler ve ahirette padişah olacaklardır. Kim bizi tanırsa Allah'ı tanımıştır. Ve bizi kim inkar ederse şüphesiz Allah'ı inkar etmiştir." (İhakü'l-Hak, c.4,s.227).İmam Bâkır (a.s)buyurdu ki:"Biz Allah'ın emrinin yetkilileri, Allah'ın ilminin hazineleri, Allah'ın vahyinin vârisi, Allah'ın Kitabı'nın taşıyıcılarıyız. Bize itaat etmek farz, bizi sevmek iman, bize buğzetmek küfürdür. Bizi sevenler cennette, bize buğzedenler ise cehennemdedirler." (Menakıb-u Ali b. Ebi Tâlib, c.4, s.223)Yine İmam Ebu Ca'fer (a.s) buyurdu ki:"Düşmanlarımıza karşı bize diliyle yardım eden kimseyi Yüce Allah huzurunda durdurup hesaba çektiği gün, kendi hücceti ile konuşturur." (Biharu'l-Envar, c.2, s.135).Maide suresi 56. ayetinde, "Ve her kim Allah'a, peygamberine iman edenlere dost olursa; hizbinden onlar üstün gelecektir" buyuruluyor. Başka bir ayette ise şöyle bir müjde verilmiştir:"İman ederlerse; onlar Rablerinin yanında sarsılmaz ayaklara sahip olacaklar." (Yunus, 2).Resûlullah (s.a.a.)buyurdu ki:"Kim Benden sonra kurtuluşa ermek ve fitnelerden selamete kalmak istiyorsa, Ali bin Ebi Tâlib'in velayetine sarılsın; zira hiç kuşkusuz o en büyük sıddık ve en yüce Faruk'tur. O benden sonra her Müslümanın imamıdır. Kim dünyada ona uyarsa Kevser havuzumun başında Bana kavuşacaktır. Kim de Bana muhalefet ederse; Kevser havuzunu ve Beni göremeyecektir. Benim önümden kayıp gidecek ve sol taraftan (cehennem) ateşine götürülecektir!" (İhkakü-lHak, c.4,s.331; İsbatü'l-Hüdat, c.2, s.227).
Tuğba Varlı / diğer yazıları
- Ölüm gerçek hayattır -2- / 25.09.2021
- Ölüm gerçek hayattır -1- / 24.09.2021
- Annem Fâtıma’nın çeyizi / 22.09.2021
- Annem Fâtıma'nın çeyizi-2 / 09.11.2017
- Annem Fâtıma'nın çeyizi-1 / 08.11.2017
- Pınardan beslenen gençler-2 / 04.06.2017
- Pınardan beslenen gençler-1 / 03.06.2017
- İnsanı insan yapacak eğitim şart / 15.12.2016
- İnsanın yüce gayesi olduğu sürece insandır / 05.09.2016
- Bir zamanlar aile yapımız-II / 06.04.2016
- Ölüm gerçek hayattır -1- / 24.09.2021
- Annem Fâtıma’nın çeyizi / 22.09.2021
- Annem Fâtıma'nın çeyizi-2 / 09.11.2017
- Annem Fâtıma'nın çeyizi-1 / 08.11.2017
- Pınardan beslenen gençler-2 / 04.06.2017
- Pınardan beslenen gençler-1 / 03.06.2017
- İnsanı insan yapacak eğitim şart / 15.12.2016
- İnsanın yüce gayesi olduğu sürece insandır / 05.09.2016
- Bir zamanlar aile yapımız-II / 06.04.2016