Bu soruyu bir talebeye sorsanız; 26-45 doğu meridyenleri, 36-42 kuzey paralelleri arasında ılıman bir iklime sahip, dağları, nehirleri, ovaları ile dünyanın en güzel ülkesi, cevabını alırsınız. Ama konumuz coğrafya değil.Stratejik konum itibariyle Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayan, göç yollarının kesiştiği, yer altı ve yerüstü kaynakları ile kapitalist-haçlı zihniyetlerin her zaman iştahını kabarttığı, göz diktiği bir coğrafyada yaşıyoruz. 1071'de bedelini ödeyerek girdiğimiz bu coğrafyayı 1453 İstanbul'un fethiyle kıyamet sabahına kadar tapusunu üzerine yaptırmış bir neslin çocuklarıyız.Hoca Ahmet Yesevilerle, Mevlanalarla, Yunuslarla, Ahi Evrenlerle? "insan gönüldür" mantığı, tüm sinelerde hissedilmiş, kültür ve medeniyette zirve yapmış bir neslin torunlarıyız.Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in tespitiyle; "Ashaptan sonra İslam'a en büyük hizmeti yapmış bir milletiz." Haçlı seferlerine karşı İslam'ın bayraktarlığını yapmış, gittiği her bölgeye medeniyet taşımız bir milletiz. Kurumları, teşkilatları, sosyal yapılanmaları ile zamanın Avrupa'sının ağzı açık baktığı bir devlet mirasımız var. Öyle ki bir fermanla zamanın Fransa'sını titreten devlet başkanlarımız (Sultanlarımız) olmuş.Sonra ne olmuşsa olmuş kendimizi inkâr eder olmuşuz. Kendimizden utanır bir hale gelmişiz. Bizden medet umanlara hayranlık duyar olmuşuz. Onları çağdaş, bizi ise geri kalmış, yobaz gören anlayışlar türemiş. Her gelen nesil babalarından daha fazla sahiplenmiş Avrupa medeniyetini(!). Ama bu elbise Müslüman Türk'ün bedenine dar gelmiş. Her adım atışında bir tarafı kopmuş. Onu da moda diye yutturmuşlar.Balık baştan kokar misali, bu kendini inkar ve başkasına hayraniyet devletin tepesindekilere, haliyle de devletin diğer devletler karşısındaki duruşuna da sirayet etmiş. Hükmeden, emir veren bir yapıdan Başbakan R.T.Erdoğan'ın ifadesiyle; "bizden ne istedilerse yaptık" konumuna düşmüşüz.Devletler arasında etkili bir duruş gösteremediğimiz gibi kendimizi tarif etmekte bile zorlanır olmuşuz. Her platformda ayrı bir kimlik ortaya koymuşuz. Türkiye bir Asya Ülkesidir. Türkiye bir Avrupa Ülkesidir. Türkiye bir Akdeniz Ülkesidir. Türkiye bir Karadeniz Ülkesidir. Türkiye bir Balkan Ülkesidir. Türkiye bir Kafkasya Ülkesidir. Türkiye bir Ortadoğu Ülkesidir. Türkiye bir NATO Ülkesidir. Türkiye İslam Ülkeleri arasında yer alan bir İslam Ülkesidir. Türkiye, Türk Cumhuriyetleri arasında yer alan bir Türk Ülkesidir. Tabi bu kadar çok isme ortak bir karakter vasıflandıramadığımız için devletler arasındaki görüntümüzde sıradan olmuş, kaale alınmaz olmuş.Ne yapılması lazım?"Anadolu yaylasına geldiğimizde o topraklar üzerinde yaşayan insanların ne rengine baktık, ne diline baktık, ne dinine baktık. Onları kucakladık. Bunlar kimlerdi biliyor musunuz? Keldaniler, Yezdaniler, Süryaniler, Ermeniler, Rumlar, Yahudiler ve niceleri. İşte biz bunları Türk milletinin nezaketiyle, nezafetiyle, Alperenler'in, Horasan'dan gelen Ehl-i Beyt'in nefesiyle İslamlaştırdık ve Türkleştirdik. Hepsi ben Türkoğlu Türküm dedi. Hoca Ahmed Yeseviler, Hacı Bektaş-ı Veliler, Ebul Vefalar, Yunus Emreler bu coğrafyayı gergef gergef dokuyan erlerdir. Onlar Hakk erleridir. Bu millet, o medeniyet, o kültür ve o siyasetle yoğruldu. Türk milleti böylece tarih sahnesinde en büyük yerini ve rolünü aldı. O günün erleri bugüne taşınmadıkça bugünün toplumu o noktaya asla gelemeyecektir. Bunu tespit eden Bağımsız Türkiye hareketi onun için bir Ehl-i Beyt nefesidir. Bunu herkes böyle bilsin. Bizim şahsımızda hiçbir şey yok. Bize ait hiçbir şey yok. Her şey onlarındır. Nasıl Mevlana'nın neyinden Hakk'ın sesi geliyorsa, bizden de o sesin gelmesi lazım. Var mısınız buna? Ayağa kalkmaya, dimdik olmaya var mısınız? Arapım burada, Kürtüm, Lazım burada, Alevim burada, Çerkezim burada, Boşnağım burada, Türk milleti burada. Burası er meydanı. Türkoğlu Türk'ün meydanı." (Prof. Dr. Haydar Baş Yeni Mesaj Gazetesi)Ve de şu ölçüyü unutmayalım; "Uğruna fedakârlık yapmadığın sevgiyi, yüreğinde taşıyıp da kendine yük etme." (Hz Mevlana)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- O, benim bitmeyen rüyamdı -2- / 14.04.2025
- O, benim bitmeyen rüyamdı -1- / 13.04.2025
- İktidarın kutsal (!) haç ve Konstantinapol sessizliği / 11.04.2025
- İktidara karşı değilse istediğiniz kadar yürüyebilirsiniz / 10.04.2025
- Papazı nasıl aldık hatırlıyor musun? / 09.04.2025
- Siyasette üçüncü yol şart mı? / 08.04.2025
- Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümünden önce / 07.04.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -2- / 06.04.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- O, benim bitmeyen rüyamdı -1- / 13.04.2025
- İktidarın kutsal (!) haç ve Konstantinapol sessizliği / 11.04.2025
- İktidara karşı değilse istediğiniz kadar yürüyebilirsiniz / 10.04.2025
- Papazı nasıl aldık hatırlıyor musun? / 09.04.2025
- Siyasette üçüncü yol şart mı? / 08.04.2025
- Alparslan Türkeş’in vefat yıl dönümünden önce / 07.04.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -2- / 06.04.2025
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025