Dini inançlar ve dünyanın durumu
Ölen Papa 2. Jean Paul hem ilahiyat mezunu, hem de felsefe doktoralı idi. Bunu özellikle belirtmek istiyorum, çünkü bizdeki YÖK'e göre ilahiyat mezununa felsefe doktorası yapmak, bildiğim kadarıyla yasaktır!
Papa'nın diğer özelliklerinden bazılarını ise yabancı gazetelerin (independent) yazdığına göre kısaca şöyle ifade edilebiliriz.
Ölen Papa görünüşte, hem muhafazakar, hem ilericiydi. Hem gelenekçi, hem de modern anlayışlıydı. Hem komünizme, hem de kapitalizme karşıydı. Kiliseyi halka açtı ama tüm yetkileri kendi eline aldı. Kısacası bir nevi demokratik tekelci şeklinde idare etti! Aslında papa küreselleşmeye ve dünyanın ona teslimine de karşıydı. Ama dikkat ettinizse en çok da kapitalistler ona büyük ilgi gösterdiler. Kısacası Papa sermayedarlara, küreselleşmeye ve vahşi kapitalizme karşı olmasına rağmen öldükten sonra en çok itibar onlardan gördü! Bu demektir ki güçlü olana takdirler kendiliğinden gelmektedir. Çünkü Dünya bir tezatlar diyarıdır!
Papa'nın cenazesi şu ana kadar bir dini lidere yapılmışların çok dışındaki büyüklükte yapıldığını anlatmış olduk. Ancak bunun bazı sebeplerine de değinmemiz gerekir. Fransız Devriminden bu yana laiklik, din ve hele Sovyetler'in oluşumuyla çok zıt kutuplara gelmişlerdi. Papa bunları bilhassa görmüş ve iliklerine kadar Polonya'da hissetmiş bulunuyordu. Bunları yaşadıklarından sonra Papa'nın yaşam felsefesi ve dünyaya bakış açıları diğerlerine oranla herhalde daha derin ve anlamlı olmuş oldu.
İslam ilmin ve gelişimin
destekçisidir
Laiklik devriminden sonra gelen Komünizm dini tamamen reddedince, insanlardaki dünyaya bakış açısı da değişmeye başladı. Böylece inançsız yaşamanın bir nevi mümkün olamayacağı ve insan yapısına ters düştüğü bilinci de daha iyi anlaşılmış oldu. Öte yandan inançların özellikle İslam inancının ilme ve gelişmeye karşı olmadığı da daha iyi anlaşılmış oldu. Bunun da ötesinde İslam'ın gösterdiği yol tam ilme ve gelişmeye paralel olmaktadır. İslam bunları teşvik etmektedir. Bunun yanında Müslümanlıkta diğer inançlara karşı da zorbalık veya benzeri uygulamalar yoktur. Çünkü Osmanlı'da her türlü din temsilcileri serbestçe kendi inançlarını yerine getirme hususunda tamamen serbest yaşamaktaydı. Hatta İspanya'dan kovulan Yahudileri bile Osmanlı almış ve İstanbul- Anadolu'ya iskan etmiştir. Bu kadar büyük hoşgörü mevcuttur.
Bunun dışında Osmanlı'daki Hıristiyanlar kendi dinlerine, adet, gelenek ile göreneklerine bağlı olarak yüzlerce yıl Müslümanlarla birlikte serbestçe yaşamış ve gelişmiştir. Hatta onların merkezi olan Patrikhane ve patrikleri de bir nevi Osmanlı himayesinde görevlerine yüzlerce yıl devam etmiştir.
Son Papa da buna benzer bir tavır takınmaya çalışmış ve kendi tavırlarını buna göre ayarlamaya çalışmıştır. Fakat bu güler yüzün arkasında Hıristiyanlığı yaymaktan da asla vazgeçmemiştir. Bunun yanında onun devresinde yapılan Müslüman katliamlarına ya hiç karışmamış, görmezlikten gelmiştir veya etkili olamamıştır, söz geçirememiştir. Sonuç olarak İslam'a karşı korkunç katliamlar ve zorbalıklar husule gelmiştir. Bu Papa hatta Mr. Bush'a bile yeterince etkili olamamıştır! Etkili olsaydı günümüzdeki Irak olayları bu duruma gelmezdi.
Ölen Papa 2. Jean Paul hem ilahiyat mezunu, hem de felsefe doktoralı idi. Bunu özellikle belirtmek istiyorum, çünkü bizdeki YÖK'e göre ilahiyat mezununa felsefe doktorası yapmak, bildiğim kadarıyla yasaktır!
Papa'nın diğer özelliklerinden bazılarını ise yabancı gazetelerin (independent) yazdığına göre kısaca şöyle ifade edilebiliriz.
Ölen Papa görünüşte, hem muhafazakar, hem ilericiydi. Hem gelenekçi, hem de modern anlayışlıydı. Hem komünizme, hem de kapitalizme karşıydı. Kiliseyi halka açtı ama tüm yetkileri kendi eline aldı. Kısacası bir nevi demokratik tekelci şeklinde idare etti! Aslında papa küreselleşmeye ve dünyanın ona teslimine de karşıydı. Ama dikkat ettinizse en çok da kapitalistler ona büyük ilgi gösterdiler. Kısacası Papa sermayedarlara, küreselleşmeye ve vahşi kapitalizme karşı olmasına rağmen öldükten sonra en çok itibar onlardan gördü! Bu demektir ki güçlü olana takdirler kendiliğinden gelmektedir. Çünkü Dünya bir tezatlar diyarıdır!
Papa'nın cenazesi şu ana kadar bir dini lidere yapılmışların çok dışındaki büyüklükte yapıldığını anlatmış olduk. Ancak bunun bazı sebeplerine de değinmemiz gerekir. Fransız Devriminden bu yana laiklik, din ve hele Sovyetler'in oluşumuyla çok zıt kutuplara gelmişlerdi. Papa bunları bilhassa görmüş ve iliklerine kadar Polonya'da hissetmiş bulunuyordu. Bunları yaşadıklarından sonra Papa'nın yaşam felsefesi ve dünyaya bakış açıları diğerlerine oranla herhalde daha derin ve anlamlı olmuş oldu.
İslam ilmin ve gelişimin
destekçisidir
Laiklik devriminden sonra gelen Komünizm dini tamamen reddedince, insanlardaki dünyaya bakış açısı da değişmeye başladı. Böylece inançsız yaşamanın bir nevi mümkün olamayacağı ve insan yapısına ters düştüğü bilinci de daha iyi anlaşılmış oldu. Öte yandan inançların özellikle İslam inancının ilme ve gelişmeye karşı olmadığı da daha iyi anlaşılmış oldu. Bunun da ötesinde İslam'ın gösterdiği yol tam ilme ve gelişmeye paralel olmaktadır. İslam bunları teşvik etmektedir. Bunun yanında Müslümanlıkta diğer inançlara karşı da zorbalık veya benzeri uygulamalar yoktur. Çünkü Osmanlı'da her türlü din temsilcileri serbestçe kendi inançlarını yerine getirme hususunda tamamen serbest yaşamaktaydı. Hatta İspanya'dan kovulan Yahudileri bile Osmanlı almış ve İstanbul- Anadolu'ya iskan etmiştir. Bu kadar büyük hoşgörü mevcuttur.
Bunun dışında Osmanlı'daki Hıristiyanlar kendi dinlerine, adet, gelenek ile göreneklerine bağlı olarak yüzlerce yıl Müslümanlarla birlikte serbestçe yaşamış ve gelişmiştir. Hatta onların merkezi olan Patrikhane ve patrikleri de bir nevi Osmanlı himayesinde görevlerine yüzlerce yıl devam etmiştir.
Son Papa da buna benzer bir tavır takınmaya çalışmış ve kendi tavırlarını buna göre ayarlamaya çalışmıştır. Fakat bu güler yüzün arkasında Hıristiyanlığı yaymaktan da asla vazgeçmemiştir. Bunun yanında onun devresinde yapılan Müslüman katliamlarına ya hiç karışmamış, görmezlikten gelmiştir veya etkili olamamıştır, söz geçirememiştir. Sonuç olarak İslam'a karşı korkunç katliamlar ve zorbalıklar husule gelmiştir. Bu Papa hatta Mr. Bush'a bile yeterince etkili olamamıştır! Etkili olsaydı günümüzdeki Irak olayları bu duruma gelmezdi.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Cahit Babuna / diğer yazıları
- Batı kültüründe toplumsal çöküş -2- / 22.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006