Cumhur İttifakı bileşenleri Ak Parti ve MHP'nin ortaklaşa hazırladıkları ve 14 Mart'ta Meclis'e sundukları seçim kanununda değişiklik öngören teklif, Millet İttifakı'nın temellerini hedef alan adeta akıllı bir siyasi bomba.
Malumunuz olduğu üzere teklif kabul edilirse yüzde 10 olan seçim barajı yüzde 7'ye düşürülecek.
Siyasi partilerin seçime girebilmeleri için Meclis'te grup kurmuş olmaları yeterli olmayacak. Seçime girmek için tek şart partilerin seçimden 6 ay önce en az 41 ilde örgütlenmeyi tamamlamaları ve kongrelerini yapmaları olacak.
Bunlara ilaveten partilerin kongrelerini iki defa ertelemiş olma şartı da aranacak. Bunun seçim düzenlemesine konulmuş tuzak bir madde olduğu ifade ediliyor.
CHP bir defa pandemiden dolayı ertelemişti, yeniden ertelenmesi gündemdeydi. Bu ertelenme olursa CHP'nin dahi bu madde nedeniyle başı ağrıyabilir. Kongreleri ertelememiş olma şartının DEVA ve Gelecek Partisi başta olmak üzere başka partilerin de seçime girmesini güçleştirebileceği dile getiriliyor.
Ak Parti ve MHP'nin Meclis'e sunduğu teklifinin en önemli maddesi şüphesiz ittifakları anlamsızlaştıran milletvekili dağılımını düzenleyen madde.
Buna göre aldığı oy toplamı yüzde 7'yi geçen ittifaklar içindeki partiler arasında milletvekili dağılımı her bir partinin o seçim çevresinde aldığı oy sayısı dikkate alınarak D'hondt Seçim Sistemi'ne göre yapılacak.
Bununla Cumhur İttifakı, yüzde 7 oranında oy alamayacak olan partileri yeni bir ittifak kurmaya zorluyor. Bu Millet İttifakı'nın bölünmesi demektir.
2018 seçimlerinde olduğu gibi CHP ve İYİ Parti'nin artık oylarla fazla milletvekili çıkarmalarının önüne bu teklifle geçiliyor.
Bunlara ilaveten Cumhur İttifakı'nı oluşturan iki partinin küskünlerinin Millet İttifakı bileşeni partilere kaymasına engel olmak da amaçlanıyor.
Belki iktidarın bu teklifle hedeflediği başka şeyler de vardır, bilmiyoruz.
Ancak burada kafa yormamız gereken şey, bu planların nasıl bozulabileceği olmalıdır.
Ak Parti ve MHP'nin getirdiği teklifin, birçok konuda farklı politikalara sahip olduklarından hareketle Millet İttifakı'nı oluşturacak partilerin tek hedefte birlik olamayacak olmaları hesabıyla kurgulandığı görülüyor.
Teklifin bence temel dayanağı bu.
Dolayısıyla da Millet İttifakı'nı oluşturacak partiler, teklif yasalaşırsa teklifin bu temel dayanağını ortadan kaldırabilirlerse Cumhur İttifakı'nın planlarını suya düşürebilecektir.
AK Parti-MHP teklifinin temel dayanağını ortadan kaldırabilecek en önemli adım ise Millet İttifakı partilerinin fedakârlıkta bulunarak, parlamenter sisteme dönüş hedefine odaklanarak tek parti çatısı altında seçime girmeyi başarabilmesidir.
Millet İttifakı'nın oluşturacak partilerin 'parlamenter sisteme dönüş' hedefinde birlik olunduğu noktasındaki söylemlerinde samimiyet varsa bu noktada uzlaşmak hiç de zor olmayacaktır.
Dolayısıyla da Cumhur İttifakı'nın bu seçim yasası düzenlemesi Millet İttifakı'nı oluşturan partiler için adeta siyasi kaliteyi ortaya koyan bir samimiyet testidir.
Kimin ya da kimlerin partilerini ve kendi isimlerini Türkiye'nin ve milletimizin yüksek çıkarlarından daha önünde tuttuğunu göreceğiz.
Kimlerin siyasi ikbal peşinde olduğu kimlerin de daha iyi bir Türkiye inşa etmek için gayret ettiği bu sürecin sonunda ayan beyan ortaya çıkacaktır.
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024