* "Bakın 20 sene önce söylenseydi, 15 sene, 10 sene, 3-4 yıl öncesine kadar bile ben inanın bu kadarını düşünmüyordum. Ama ne yazık ki ciddi manada yanılgıya düşmüşüz. Allah bizi affetsin." (R. Tayyip Erdoğan)
* "Yanıldığımı, bu yapılanmanın bir örgüt olduğunu 15 Temmuz sonrasında gördüm. Daha önce bilseydim ne orada yazardım ne de orada bulunurdum. Bilakis karşısında yer alırdım" (Nazlı Ilıcak)
Yıllarca ve defalarca tekrarlayıp durduk.
Gömleğimizin eteklerinden biri diğerinden uzun çünkü ilk düğmeyi yanlış iliklemişiz! Ebeveynimiz, patronumuz veya amirimiz eteklerimizi düzeltmemizi istiyor ve bizde etekler müsavileşsin diye çekiştirip duruyoruz çünkü eteğimizi düzeltebilmemiz için zaman tanınmıyor!
Çekiştirerek etek uzamıyor, dolayısıyla düzelmiyor.
Oysa yapılacak işlem çok basit; aşağıdan yukarıya bütün ilikler tek tek çözülecek ve bu sefer yukarıdan aşağıya dikkatle iliklenecek.
Her düğme kendi iliği veya her ilik kendi düğmesiyle buluşturulacağı için eteğimiz düzelecek ve kaliteli gömleğimiz çekiştirilmekten ve nihayetinde eskimeden yırtılmaktan kurtulacak...
Her yerde varlardı, hiç bir yerde yoklardı!
Yakın tarihimize teferruata dikkat ederek baktığımızda, taa İsmet Paşa zamanında, Kasım Gülek'in CHP Genel Sekreterliği zamanından beri, siyasetin her kulvarına girmeğe başladıklarını görmek mümkün...
Dünyanın en inandırıcı olmayan sözü; "Biliyorum." dur çünkü, biliyorum diyen, bilmediğini haykırır ama bu konuda çok "keşke" diyenlerdenim!
Her yerde olan ama hiç bir yerde bulunamayan bu FETÖ'cü yapılanmayı, eminim ki toplumun her sosyal dilimine mensup ve çok sıradan insanlar da biliyorlar!
Bizim bildiklerimizi, zirvede olması hasebiyle "Tek Adam"lık te teklik kaderi olan Cumhurbaşkanının bilmemesi, mümkün değil...
Vay sihirler yapıyorlarmış, vay "üç harfliler"le şahısları kontrol ediyorlarmış da, ...mış da mışşşş!
Bu gibi hallerde, cesur yürekler(!)in adını söyleyemediği; "Üç harfli" diyerek kendilerine eziyet ettikleri cinlerim tepeme üşüşüyor!
Okuma, yazma ve konuşma özürlülerin; yazarken noktalama işaretlerinden bile habersizlerin, otuzdan fazla basılı kitap sahibi ediplere akıl vermelerini, aklım kabul etse cinlerim kabul etmiyor!
Allah, Kitâb-ı Ekmel'inde, birçok ayette cinleri ve insanlarla ilişkilerini açıkça beyan ediyorken ve Kur'ân veya meal okuyan herkes, adı gecen ayetlerde "cin"i okurken telaffuz etmiyorlar mı?
Ediyorlar ama bu cin olmadan şaytanlaşan mürâiler, hâlâ Allah İle kandırıkçılığa devam ediyorlar!
Hadi onlar, bunu kendilerine iş edinmişler, tercihlerini bilerek veya bilmeyerek Cehennem olarak yapmışlar diyelim; peki, hâlâ, "cin" demeyerek Müslümanlık taslayan şaklabanlara inananlara ne diyeyim?
Kur'ân'a göre Müslüman akıllı olmaz zorunda değil midir?
Akıllı oldukları için Müslüman olup, sonra da bu mürâi, hatta bin-bir suratlara inananlara ne diyelim, ne demeliyiz?
Adamlar, belki, "Elif-Ba"yı bile tamamlamamış, belki hiç bir meâli de hatm'etmemiş, yani baştan-sona okumamışlar ama basılı onlarca kitabı-külliyatı olan ilahiyat profesörlerine ahkâm keserler!
Benim de cinlerim, tepeme üşüşür!
Tarih bilmezler, gerçek tarihte Kürşat'ın olmadığını bile bile Kürşat'çılık yaparlar!
İlm-i Edeb'den nasipsizler, edîbi tenkit eder!
Hayatında aşık (ozan) görmemiş, dinlememişler, şüerâya (şâirlere) şiir öğretmeğe kalkarlar!
Bakmak ile görmek arasındaki farkı bilmeyenler; yabancılara yol göstermeğe kalkarlar!
Ve "ilgisiz bilgililer" le "bilgisiz ilgiler" baş-başa vererek; "Niye bu haldeyiz?" diye birbirlerine sorarlar!
Ne soruları sorudur, ne de verilecek cevap var!
Çünkü yanlış soruya doğru cevap vermek asla-kat'a mümkün değildir...
Çünkü yanlış yoldan doğru adrese gitmek, asla-kat'a mümkün değildir ve...
Hadi cinlerim!
Hadi kış kışşşş!
"Böyle birisi; gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, ahiretten korkan, Rabbinin rahmetini uman biri gibi midir? De ki: 'Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır.' " (Zümer-9)
"OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN" Vesselâm...
Selâm, sevgi, duâ...
* "Yanıldığımı, bu yapılanmanın bir örgüt olduğunu 15 Temmuz sonrasında gördüm. Daha önce bilseydim ne orada yazardım ne de orada bulunurdum. Bilakis karşısında yer alırdım" (Nazlı Ilıcak)
Yıllarca ve defalarca tekrarlayıp durduk.
Gömleğimizin eteklerinden biri diğerinden uzun çünkü ilk düğmeyi yanlış iliklemişiz! Ebeveynimiz, patronumuz veya amirimiz eteklerimizi düzeltmemizi istiyor ve bizde etekler müsavileşsin diye çekiştirip duruyoruz çünkü eteğimizi düzeltebilmemiz için zaman tanınmıyor!
Çekiştirerek etek uzamıyor, dolayısıyla düzelmiyor.
Oysa yapılacak işlem çok basit; aşağıdan yukarıya bütün ilikler tek tek çözülecek ve bu sefer yukarıdan aşağıya dikkatle iliklenecek.
Her düğme kendi iliği veya her ilik kendi düğmesiyle buluşturulacağı için eteğimiz düzelecek ve kaliteli gömleğimiz çekiştirilmekten ve nihayetinde eskimeden yırtılmaktan kurtulacak...
Her yerde varlardı, hiç bir yerde yoklardı!
Yakın tarihimize teferruata dikkat ederek baktığımızda, taa İsmet Paşa zamanında, Kasım Gülek'in CHP Genel Sekreterliği zamanından beri, siyasetin her kulvarına girmeğe başladıklarını görmek mümkün...
Dünyanın en inandırıcı olmayan sözü; "Biliyorum." dur çünkü, biliyorum diyen, bilmediğini haykırır ama bu konuda çok "keşke" diyenlerdenim!
Her yerde olan ama hiç bir yerde bulunamayan bu FETÖ'cü yapılanmayı, eminim ki toplumun her sosyal dilimine mensup ve çok sıradan insanlar da biliyorlar!
Bizim bildiklerimizi, zirvede olması hasebiyle "Tek Adam"lık te teklik kaderi olan Cumhurbaşkanının bilmemesi, mümkün değil...
Vay sihirler yapıyorlarmış, vay "üç harfliler"le şahısları kontrol ediyorlarmış da, ...mış da mışşşş!
Bu gibi hallerde, cesur yürekler(!)in adını söyleyemediği; "Üç harfli" diyerek kendilerine eziyet ettikleri cinlerim tepeme üşüşüyor!
Okuma, yazma ve konuşma özürlülerin; yazarken noktalama işaretlerinden bile habersizlerin, otuzdan fazla basılı kitap sahibi ediplere akıl vermelerini, aklım kabul etse cinlerim kabul etmiyor!
Allah, Kitâb-ı Ekmel'inde, birçok ayette cinleri ve insanlarla ilişkilerini açıkça beyan ediyorken ve Kur'ân veya meal okuyan herkes, adı gecen ayetlerde "cin"i okurken telaffuz etmiyorlar mı?
Ediyorlar ama bu cin olmadan şaytanlaşan mürâiler, hâlâ Allah İle kandırıkçılığa devam ediyorlar!
Hadi onlar, bunu kendilerine iş edinmişler, tercihlerini bilerek veya bilmeyerek Cehennem olarak yapmışlar diyelim; peki, hâlâ, "cin" demeyerek Müslümanlık taslayan şaklabanlara inananlara ne diyeyim?
Kur'ân'a göre Müslüman akıllı olmaz zorunda değil midir?
Akıllı oldukları için Müslüman olup, sonra da bu mürâi, hatta bin-bir suratlara inananlara ne diyelim, ne demeliyiz?
Adamlar, belki, "Elif-Ba"yı bile tamamlamamış, belki hiç bir meâli de hatm'etmemiş, yani baştan-sona okumamışlar ama basılı onlarca kitabı-külliyatı olan ilahiyat profesörlerine ahkâm keserler!
Benim de cinlerim, tepeme üşüşür!
Tarih bilmezler, gerçek tarihte Kürşat'ın olmadığını bile bile Kürşat'çılık yaparlar!
İlm-i Edeb'den nasipsizler, edîbi tenkit eder!
Hayatında aşık (ozan) görmemiş, dinlememişler, şüerâya (şâirlere) şiir öğretmeğe kalkarlar!
Bakmak ile görmek arasındaki farkı bilmeyenler; yabancılara yol göstermeğe kalkarlar!
Ve "ilgisiz bilgililer" le "bilgisiz ilgiler" baş-başa vererek; "Niye bu haldeyiz?" diye birbirlerine sorarlar!
Ne soruları sorudur, ne de verilecek cevap var!
Çünkü yanlış soruya doğru cevap vermek asla-kat'a mümkün değildir...
Çünkü yanlış yoldan doğru adrese gitmek, asla-kat'a mümkün değildir ve...
Hadi cinlerim!
Hadi kış kışşşş!
"Böyle birisi; gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, ahiretten korkan, Rabbinin rahmetini uman biri gibi midir? De ki: 'Hiç bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Ancak gönül ve akıl sahipleri düşünüp ibret alır.' " (Zümer-9)
"OLAMAZ TÜRK'E BAŞ, TÜRK'ÜM DEMEYEN" Vesselâm...
Selâm, sevgi, duâ...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mustafa Aslan / diğer yazıları
- Atatürk'ün anlatımıyla Çanakkale savaşları / 20.03.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017
- İnsandan insana, insansa... / 19.03.2017
- 'Anam bana kör dedi!' / 14.03.2017
- Söyle-ni-yorum-2 / 13.03.2017
- Hâlâ iyiler varmış şükrolsun / 10.03.2017
- Savaş ve insan / 09.03.2017
- Ben, kim miyim? / 08.03.2017
- Milli siyaset hakemliği / 07.03.2017
- Sakındığımız dostluk / 02.03.2017
- Yol özel yolcu güzel / 28.02.2017



























































































