"Türkiyeli BOP'çuların acemi operasyonları" başlıklı dünkü yazımın son bölümünde şunları hatırlatmıştım:"Türk dünyasındaki F tipi Türk okullarına, her bir ülke için 70'er-80'er tane CIA pasaportlu İngilizce öğretmeni istihdam ettiriyorlar. Rusya bu ihaneti fark edince söz konusu yerleri kapattırıyor. Bu zavallılar dönüp, bu okullarımızı Haydar Baş Hoca kapattırdı, diyorlar. Yetinmiyorlar, bir gün önce "Amerika'nın adamı" yaftası basmaya çalıştıkları Haydar Hoca'yı, bir gün sonra "Rusya'nın adamı" ilan ediyorlar. Amerika'nın zavallı hizmetkarları, millete de, kendilerini acındırarak pirim ve oy devşirmeye çalışıyorlar.Haydar Hoca'ya gelince, kendisinin ve milletimizin ifadesiyle "o Allah adamıdır, Türk milletinin ve İslam medeniyetinin adamı"dır. Amerikadan akıl alan Türkiyeli BOP'çular, Amerika'dan iğdiş edilmiş akıllarıyla bunu anlayamıyorlar."Birçok okuyucumuz, gerçekten Türkî cumhuriyetlerde cemaat okulları, CIA ajanlarının cirit attığı ocaklar haline mi dönüştü, diye soruyor, e-mail gönderiyor.Bu konuyu, devletin en üst düzeyde güvenliğinden sorumlu 45 yıllık bürokratı, devlet belgeleriyle açıklıyor.21 Aralık 2010 'da Can Dündar, köşesine taşıyor.Zamane taraftarlardan ses çıkmıyor, hiçbir açıklama yapılmıyor, kalem oynatılmıyor. Üstü örtülmeye çalışılıyor.Türk milleti duymasın, ayıkmasın, isteniyor.Hükümet yetkilileri ne diyor, milletimiz ne diyor bu işe?!Konuyu, 1964-1986 yılları arasında Milli İstihbarat Teşkilatı'nda çalışmış, 1977-1984 arası, İstanbul'da MİT Bölge Başkanı ve Tansu Çiller döneminin Başbakanlık İstihbarat Başdanışmanı olarak görev yapmış Osman Nuri Gündeş, yer, zaman ve belgeleriyle, 3N 1K esasına uygun olarak ""İhtilallerin ve Anarşinin Yakın Tanığı" adlı belge-kitabında açıklıyor. Aynen şunları aktarıyor Gündeş:[Fetullah Gülen'in CIA ile ilişkilerini sürdürmede ilk başarılı örneği Moon tarikatıdır? Gülen cemaati tarafından yurt dışında özellikle de Türk cumhuriyetlerinde açılan okullarda diplomatik pasaportlu Amerikalı CIA ajanları 'İngilizce öğretmeni' diye barındırılıyor. Bu işbirliği, Türkiye'de yapılan üst düzey resmi bir toplantıda, bizzat Fethullahçı okul yöneticisi tarafından itiraf edildi. Toplantıda MİT temsilcisi de bulunduğu halde, olay karşısında sessiz kalındı. Durum, devletin resmi olarak yayımladığı kitapla da belgelendi.Yer: Ankara'daki Başkent Öğretmen Evi... Ev sahibi: Milli Eğitim Bakanlığı Yurt Dışı Eğitim-Öğretim Genel Müdürlüğü...Konu: Yurtdışında açılan Türk okullarının sorunları...Toplantıya başta Milli Eğitim Bakanı olmak üzere bakanlığın bütün üst düzey bürokratları katılıyor. Dahası Başbakanlık'tan, MİT'ten, Dışişleri Bakanlığı'ndan temsilciler ve yurtdışında okul açmış bazı kimseler de var.Bu toplantıda hazır bulunan Özbekistan'da 18 okul açmış olan şirket sahibi, okullardan bahsederken 'Fethullahçılara ait okullar' diye söz etmekte? Okulların müdürü, Amerika'nın Özbekistan'daki bir uygulamasını dile getirir:"ABD, dostluk köprüsü adı altında getirdikleri 70 kişilik öğretmen grubuna diplomatik statü kazandırmış. Özbekistan'da diplomatik pasaportla bulunan ABD'li öğretmenlerin çoğu, Gülen cemaatinin okullarında çalışmaktadır. "İngilizce dil öğretmeni" olarak gözükmekte iseler de, esasen Amerikan Gizli Servisi'nin güdümünde görev yaptıkları ve çalıştıkları ülkelerde Pentagon'da üretilen Amerikan'nın çıkarları politikalarının uygulamasının baş ajanları olarak görevlerini sürdürmektedirler.Onların İngilizce hocalığı sadece maske görevleridir. Örneğin Kırgızistan'da da 60 kadar Amerikalı "öğretmen" vardır.] (s. 203 - 207)Devletin en üst düzey güvenlikten sorumlu bürokratının beyanı bu?Milletimizin, külahını önüne koyarak bu vaziyeti idrak etmesi, kimin kimlerle işbirliği halinde iş gördüğünü fark etmesi gerekiyor.Gündeş, bu kadar açık bir beyanı yaparken; zamane mevkutelerinin kalemşörleri, buna neden bir açıklama gereği duymuyor, olan-bitenleri örtbas etmeye çabalıyorlar.Zamane mevkutesi, Washington Post üzerinden karşılık veriyor; eski CIA yetkilisi Graham Fuller, CIA'den 1987'de ayrıldığını ve şahsen bu konuda somut bilgisi olmadığını belirterek "Ancak güdülerim, bana iddianın son derece ihtimal dışı olduğunu söylüyor" diyor. Fuller, 2006'da Fetullah Gülen adına FBI'ya referans raporu yazdığını ifade ediyor.Bozacının şahidi, şiracı?Gündeş'in "CIA elemanlarının Türk okullarına konuşlandırıldığı" şeklindeki demir leblebi gibi beyanı, örtbas edilemez, Fuller'in güdülerinin üfürükleriyle milletimize hazmettirilemez.Sadece bu beyan bile, Türk milleti için çok önemli ve ciddi bir kriterdir.Türk milletinin, ülkemizde ve bölgemizde, kimlerin kimler adına hizmet ettiklerini öğrenmeye hakkı vardır. İşgalci ABD'nin, Türkiyeli BOP'çularla işbirliği içinde ülkemiz, bölgemiz, Türk dünyası ve İslam aleminin başına ördükleri çorapların farkına varmak her vatan evladının hem hakkı, hem de görevi olsa gerektir?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019