AKP hükümeti her konuda dökülmeye devam ediyor.Hükümete en büyük darbelerden birini de bütçe açığındaki rekor artış vurdu.Bütçe açığı yılın ilk 8 aylık döneminde yüzde 780 artışla 31 milyar lirayı aştı.Yüzde 10 değil, 20 değil, 50 değil, tam yüzde 780...Oldukça ciddi bir artış.Ekonomide işbilmezliğin net göstergesi...Kürt açılımıyla sağ kroşe, Ermeni açımıyla sol kroşe yiyen, sel baskınları ile midesine darbe yiyen hükümet, yüzde 780'lik rekor bütçe açığı ile nakavt noktasına geldi.Hükümet, Kürt açılımıyla PKK, yandaşları ve de destekçilerinin gönüllerini yapmaya çalışırken, yine Ermeni açılımıyla diasporayı sevince boğarken millet nezdinde döküldü.İstanbul'da yaşanan sel felaketi ise hükümetin pamuk ipliğiyle bağlanan İstanbul imajını silip süpürdü. Bundan sonraki süreçte hükümet yerel yönetimler üzerinden siyaset yapmakta da oldukça zorlanacak.Vatandaş, hükümet her yeni vaatle ortaya çıktığında, "görünen mega köy kılavuz istemez" diyecek.Ve bütçe ekonomide her şeyin ifadesi...Hükümetin ekonomi karnesi...Kaçsan kaçamazsın, saklasan saklayamazsın. Rakamlar ortada.Zaten her türlü masabaşı düzeltmelerden sonra bu açık çıkıyor, bunun da altını önemle çizelim.Peki, ne olacak şimdi? Tabii ki bu benzeri problemler bahane edilerek yine IMF ile pazarlığa oturulacak."IMF ile yola devam etmek zorundayız" denilecek. Peşkeşler, tavizler, sorunlar artarak devam edecek. Bu yolun kaderi bu.Rota millete dönük değil de milleti ortadan kaldırmak isteyen ne kadar irade varsa onlara dönükse bu kaderden başkasını yaşayamazsın.Sana kuyu kazdırırlar, sonra seni içine atarlar, sen de bu kör kuyuda bocalayıp durursun. Onlar da kuyunun başında görünüşte sana methiyeler dizerler, ama görünmeyen duyulmayan yerlerde sevinç çığlıkları atarlar, zafer kadehlerini tokuştururlar.Her fırsatta IMF'nin kapısına dayanmaya bahane arayan hükümet bu bütçe açığını kapatmaya çalışacak ama başaramayacak.Çünkü en önemli dayanakları vergi, fakat vergi mükellefleri gerek fert bazında gerekse şirket bazında dökülüyor, bir bir iflas ediyor, kalanlar ise günü kurtarmaya çalışıyor. Tüketim darlığı ise dolaylı vergileri eritiyor.Hükümetin diğer dayanağı özelleştirmeler, fakat satacak pek bir şey kalmadığı gibi, yaşanan küresel kriz sebebiyle yabancıların pek satın alma iştahı da yok, şu sıralar kendi dertleriyle meşguller...Diğer bir dayanakları ise kamu harcamalarının kısılması, yani kemer sıkma. Fakat kemerin sıkılacak deliği kalmadı, zaten son delikte. Bir sonraki sıkma, toplumsal patlamalara sebebiyet vereceği için hükümet oldukça tedirgin.Yani analayacağınız, hükümet aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık.AKP için artık toz pembe günler bitti. Bu noktaya düşen müttefiklerine ABD'nin ve AB'nin ne yaptığını biliyorsunuz. Arkasında halk desteği olmayan siyasilere ABD ve AB asla çengel atmaz, atarsa da yine menfaatlerine uygun olarak onları harcar.Diğer bir ifadeyle deliğe süpürür. Siyasilerin bu aşamada yeniden millete dönme ihtimalleri de yoktur, çünkü küresel güçlere verdiği gizli sözler onların elini kolunu bağlar.Çözümü olan ve geleceği olan siyasiler milletiyle barışık olan ve attığı her adımı milleti için atan siyasilerdir. Bu özellikleri taşıyan tek siyasi lider ise Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet-Milli Devlet tezine sahip BTP genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'tır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025