Atatürk'ün ölümünün üzerinden 83 yıl geçti. Her geçen yıl bizleri, O'nu anmaktan ileri bir duruma getiriyor. Anma, yerini aramaya, neredesin demeye bırakıyor.
Geçmiş yıllara bakıyorum, 10 Kasım'lar, ülkemizde uzunca bir süre yas günü olarak yaşandı. Eğlence yerleri, sinemalar kapalı, radyolar matem havasına uygun programlar yapardı. Yapılan toplantılarda da O'nun büyüklüğünü anlatan konuşmalar yapılır, duygu yüklü şiirler okunurdu. Sonra yas günü olması kaldırıldı, "Atatürk'ü Anma Günü ve Haftası" yapıldı. Ancak toplantılarda içerik değişmedi.
Ekonomide yaptığı devrimle dünyayı tersine çeviren lider Prof. Dr. Haydar Baş, bir 10 Kasım "devrimiyle" de, "Hoş Geldin Atatürk" diyerek, Atatürk'ü anmaya derin bir yorum getirdi: Anlama!
İşte bu anlayışla sadece 10 Kasım'ın değil, 23 Nisan'ın, 19 Mayıs'ın, 30 Ağustos'un ve 29 Ekim'in de kutlanması gerekmektedir.
Bu anlamlı gün ve bayramlarda Atatürk'ün bize kazandırdıkları tek tek ortaya konulmalı, kazandırdıklarının üzerine bir şey koyup koyamadığımız, koruyup koruyamadığımız irdelenmeli; geliştiremememizin ve daha önemlisi koruyamamamızın nedenleri belirlenmeli, çözüm yolları üretilmelidir. Bunu sağlayıcı her alana, konuya yönelik paneller düzenlenmelidir ki, Haydar Baş Hocamız hem ulusal hem de uluslararası düzlemde bunu yapmıştır.
Atatürk'ün kazandırdıklarını yoklayalım:
"Atatürk olmasaydı, Türk belki Özbekistan'da olurdu ama, Trakya ve Anadolu'da kalmazdı. Yüz yılda tüm civar büyük coğrafyadan sürülmüş ve katledilmiş Türklerin Konya Ovası'ndan sürülmeleri ve atılmaları ne kadar sürerdi sanıyorsunuz?
Ne Türk ne de Türkiye kalırdı. Mustafa Kemal sadece ülkeyi kurtarmadı; Türk neslini de kurtardı…Mustafa Kemal'in itildiği Konya Ovası'nı gözler önüne getirin. Bir yüzyılda nereden nereye gelinmiş. Ben size diyorum ki, Atatürk olmasaydı, Türk kalmazdı" (Prof. Dr. Justin Mc Carthy).
Prof. Carthy diyor ki; Atatürk Anadolu'daki Türk soyunun hayatını kurtardı ve ona vatan kazandırdı.
"Atatürk olmasaydı ne Türk ne Türkiye kalırdı" tespiti ise, Atatürk'ü anlamamakta direnenlere, yeminli Atatürk düşmanlarına çok güzel bir yanıttır. Senin diyor, anan-baban olmayacaktı, sen de vücut bulamayacaktın.
Diğer bilim adamının tespiti de şöyle:
Arnold Toynbee: "Batı dünyasındaki Rönesans, reformasyon, bilim ve düşünce ihtilali, Fransız inkılabı ve sanayi devrimini, Atatürk, bir insan ömrüne sığdırmıştır."
Toynbee'nin Atatürk Devrimi'ni çok iyi özümsediği görülüyor ve Atatürk'ü övüyor. Neden övüyor? Diyor ki, Batı dünyasının 200 yılda gerçekleştirdiği Aydınlanma Devrimi'ni Atatürk bir insan ömrüne sığdırmıştır. Aslında bir insan ömrü de değildir. 1920'den alırsak 18 yıla, 1923'den alırsak 15 yıla sığdırmıştır.
Bu köşeye değil, ciltlerle kitaba sığmaz Atatürk'ün kazandırdıkları…
Mustafa Kemal'i ve O'nu, gerçek Atatürk'ü, tüm dünyaya tanıtan Haydar Baş Hocamızı rahmet ve hasretle arıyor ve anıyoruz.
- Yerel yönetim / 25.01.2024
- Muhalefet / milli irade / 22.01.2024
- Anayasa Mahkemesi yoksa… / 18.01.2024
- Soykırım davası / 15.01.2024
- Sosyal devlet için / 11.01.2024
- Hukuk devletine başkaldırı / 25.12.2023
- Güç dengesi / 21.12.2023
- Yerel seçime giderken / 14.12.2023
- İnsanlığın anayasası / 11.12.2023