Başbakan Tayyip Erdoğan'ın kurmaylarından, AKP teşkilatının etkili isimlerinden, AKP İstanbul İl Başkanı Mehmet Müezzinoğlu, bir gazeteye yaptığı açıklamada Bakanların çoğunun Başbakan' a ayak uyduramadığını, istifa etmeleri gerektiğini, kamuoyunda ve AKP tabanında da böyle bir revizyon beklentisi olduğunu ifade etti.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım' ın istifası konusunda da "Ona gelene kadar kabinede değişmesi gereken çok isim var. Maalesef istifa kültürümüz gelişmemiş. Bence Eylül'de kabine değişikliği olabilir. Zamanı eldiğinde Başbakan gerekli değişikliği yapacaktır" beyanatında bulundu.Milletimizin büyük ümitlerle iktidara getirdiği AKP hükümetinin yetkili ağızlardan ifade edilen bu başarısızlık açıklaması gerçekten olgunca bir itiraf.Sadece Sayın Müezzinoğlu'na katılmadığım bir nokta var. Bu başarısızlığı sadece kabinedeki bakanlara mal edip işin başındaki Başbakanı bunun dışında tutması ne kadar doğru bir yaklaşım. Kabinedeki bakanlara güvenip bu kabineyi kuran o.Kabinedeki bakanların yaptığı bütün icraatlardan haberdar olan ve hatta yapılmasına onay veren O.Partinin ortaya koyduğu kararlara itaat edilmesini vurgulayan, kendi isteği dışında herhangi bir teklif dahi verilmemesini isteyen o.Basına kendi belirlediği isimler haricinde kimsenin beyanatta bulunmamasını isteyen o. Buna Sayın Müezzinoğlu da dahil.
Sayın Müezzinoğlu kabineyi bu derece yönlendiren işin başındaki kişi ve kişileri bu başarısızlığın dışında tutamazsınız. Halk arasında yaygın bir atasözü vardır " Balık baştan kokar."
Bugüne kadar AKP tabanından etkili kişilerle yaptığımız görüşmelerde hep bize "hükümet iyi gidiyor, önümüzde iyi günler geliyor, bunlar başaracaklar" diyerek umutlu olduklarını ifade etmişlerdi. Ama görünen o ki, tabanın tepkisini ve AKP hükümetinin başarısızlığını Sayın Müezzinoğlu gibi AKP'nin en etkili ve de yetkili isimlerinden de duyuyoruz.
Bu gidişata artık onlar da dayanamadı.
Eğer AKP bu şekilde iktidara gelmeyip koalisyon kurmak zorunda kalsaydı, bir önceki hükümetin yaptığı gibi "müsaade etmediler ki yapalım" diyeceklerdi. Ama anayasa değiştirecek ezici bir çoğunlukla başa getirilen AKP hükümetinin -hatta Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de yaptığı icraatlara müdahale etmediği, MGK'nın sivilleştiği, genel sekreterliğine Başbakanın desteklediği bir ismin getirildiği bir dönemde- bu başarısızlıklara imza atmasının hiçbir izahı yapılamaz.
Yazımıza yine Sayın Müezzinoğlu'nun şu veciz ifadeleriyle bitirelim "'Seni o noktaya getiren irade bir süre sonra seni yetersiz bulabilir veya daha iyisini isteyebilir. Ama bu küslük, olumsuzluk ya da yerine getirmeme bizim toplumumuzda var. Seni oraya getirirken her şey çok iyiydi de geri alırken niye kötü oluyor. Türkiye bunlara alışmalı". Arif olana fazla söze ne hacet.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım' ın istifası konusunda da "Ona gelene kadar kabinede değişmesi gereken çok isim var. Maalesef istifa kültürümüz gelişmemiş. Bence Eylül'de kabine değişikliği olabilir. Zamanı eldiğinde Başbakan gerekli değişikliği yapacaktır" beyanatında bulundu.Milletimizin büyük ümitlerle iktidara getirdiği AKP hükümetinin yetkili ağızlardan ifade edilen bu başarısızlık açıklaması gerçekten olgunca bir itiraf.Sadece Sayın Müezzinoğlu'na katılmadığım bir nokta var. Bu başarısızlığı sadece kabinedeki bakanlara mal edip işin başındaki Başbakanı bunun dışında tutması ne kadar doğru bir yaklaşım. Kabinedeki bakanlara güvenip bu kabineyi kuran o.Kabinedeki bakanların yaptığı bütün icraatlardan haberdar olan ve hatta yapılmasına onay veren O.Partinin ortaya koyduğu kararlara itaat edilmesini vurgulayan, kendi isteği dışında herhangi bir teklif dahi verilmemesini isteyen o.Basına kendi belirlediği isimler haricinde kimsenin beyanatta bulunmamasını isteyen o. Buna Sayın Müezzinoğlu da dahil.
Sayın Müezzinoğlu kabineyi bu derece yönlendiren işin başındaki kişi ve kişileri bu başarısızlığın dışında tutamazsınız. Halk arasında yaygın bir atasözü vardır " Balık baştan kokar."
Bugüne kadar AKP tabanından etkili kişilerle yaptığımız görüşmelerde hep bize "hükümet iyi gidiyor, önümüzde iyi günler geliyor, bunlar başaracaklar" diyerek umutlu olduklarını ifade etmişlerdi. Ama görünen o ki, tabanın tepkisini ve AKP hükümetinin başarısızlığını Sayın Müezzinoğlu gibi AKP'nin en etkili ve de yetkili isimlerinden de duyuyoruz.
Bu gidişata artık onlar da dayanamadı.
Eğer AKP bu şekilde iktidara gelmeyip koalisyon kurmak zorunda kalsaydı, bir önceki hükümetin yaptığı gibi "müsaade etmediler ki yapalım" diyeceklerdi. Ama anayasa değiştirecek ezici bir çoğunlukla başa getirilen AKP hükümetinin -hatta Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de yaptığı icraatlara müdahale etmediği, MGK'nın sivilleştiği, genel sekreterliğine Başbakanın desteklediği bir ismin getirildiği bir dönemde- bu başarısızlıklara imza atmasının hiçbir izahı yapılamaz.
Yazımıza yine Sayın Müezzinoğlu'nun şu veciz ifadeleriyle bitirelim "'Seni o noktaya getiren irade bir süre sonra seni yetersiz bulabilir veya daha iyisini isteyebilir. Ama bu küslük, olumsuzluk ya da yerine getirmeme bizim toplumumuzda var. Seni oraya getirirken her şey çok iyiydi de geri alırken niye kötü oluyor. Türkiye bunlara alışmalı". Arif olana fazla söze ne hacet.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Kıbrıs sürecinde düşmanlık ve müzakere aynı anda! / 04.04.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025
- Orta Doğu’da Trump’ın planı işliyor / 03.04.2025
- Tepki, demokrasinin zarar görmesinedir / 28.03.2025
- Din Allah’ın Kur’an’da anlattığı, Ehl-i Beyt’in yaşadığıdır / 27.03.2025
- Hakaret ve küfür, siyasetin dili olamaz / 26.03.2025
- İmamoğlu’nun tutuklanması ve demokrasi sınavı / 25.03.2025
- ‘Onlar Kur'an'ın müşahhas halidir’ / 22.03.2025
- Direnç kalktıkça, İsrail pervasızlaştı / 21.03.2025
- İsrail Gazze’de ateşkese kapıları kapattı / 20.03.2025
- Yargı, muhalefeti cezalandırma aracı mı? / 18.03.2025