Metropoll araştırma şirketinin Türkiye'nin Nabzı anketinin son iki yıllık verileri tek grafikte paylaşıldı.
Veriler Ak Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a desteğin günden güne nasıl eridiğini gözler önüne seriyor.
'Bu Pazar milletvekili seçimi olsa AKP'ye oy vereceğim' diyen seçmen oranı Mart 2020'de yüzde 33.7 iken, Ocak 2022'de yüzde 26.3'e gerilemiş.
Erime 7.4 puan.
'Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı görev yapış tarzını onaylamıyorum' diyen seçmenlerin oranı aynı dönemde yüzde 39.9'dan yüzde 54.4'e tırmanmış.
Artış 14.5 puan.
'Türkiye kötüye gidiyor' diyen seçmen oranı Mart 2020'de yüzde 56.6 seviyesindeyken, Ocak 2022'de yüzde 71.9'a yükselmiş.
Artış 15.3 puan.
'Erdoğan'ı beğeniyorum' diyen seçmen oranı Mart 2020'de yüzde 57.2 iken, Ocak 2022'de yüzde 38'e gerilemiş.
Erime 19.2 puan.
Veriler böyle.
Türkiye'nin ekonomik durumundaki kötüleşme ile AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a destek doğru orantılı.
Yani ekonomi kötüleştikçe, kurlar artıkça, Türk lirası eridikçe, hayat pahalılaştıkça ve zam üstüne zam geldikçe vatandaş da haklı olarak bunun faturasını hükümete ve de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a kesmiş.
Erken ya da zamanında yapılacak bir seçime kadar –olağanüstü bir gelişme olmazsa- vatandaşın bu bakışında bir yön değişikliği olacağını zannetmiyorum.
Dolayısıyla yukarıda verilerini paylaştığım araştırma gösteriyor ki, böyle giderse 2023'te yapılacağı ifade edilen seçimler AKP için büyük bir hezimet olacak.
Olağanüstü ne olabilir?
'Olağanüstü bir gelişme olmazsa' diyorum, zira bunun hem Cumhur İttifakı'na hem de Millet İttifakı'na bakan yönü var.
Cumhur İttifakı, doğal olarak seçimleri kazanmak için her şeyi yapacak.
Son düzlükte seçmenin gözünü boyamak için sahte bir bahar havası estirmek de dahil, aklınıza gelebilecek her türlü hamlenin devreye konulması şaşırtıcı olmayacaktır.
Millet İttifakı ise geçmişte Ekmelettin İhsanoğlu örneğinde olduğu gibi Cumhur İttifakı'na seçimi kesinlikle kazandıracak bir adayla çıkma yanlışını yaparsa, yukarıdaki grafikteki gerçekler bir anda ters yüz olabilir.
Ekmelettin İhsanoğlu ismini yanlış hatırlamıyorsam Sayın Devlet Bahçeli önermişti. Şimdi Bahçeli, Cumhur İttifakı'nda… Ancak Millet İttifakı bileşenlerinde Sayın Bahçeli'nin o dönemde yaptığına benzer tekliflerde bulunma potansiyeli olan birkaç isim de var…
Muhalefet böyle bir yanlış yapmaz diye düşünebilirsiniz, aday olarak adı geçen bazı isimleri düşününce sizinle aynı kanıda değilim.
Burada yapılabilecek tek stratejik hata sadece yanlış adayla seçime girmek de değildir.
Aynı zamanda çok geniş tabanlı bir ittifak kurabilecek uygun siyasi zemin varken, birçok partiyi ittifak dışında bırakmak da seçimi kaybettirecek kritik bir hata olacaktır.
Umarım bu yanlışların büyük bir hata olduğunu muhalefet cephesindeki lokomotif partiler sandıklar açıldıktan sonra idrak etmez.
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024