AKP hükümeti bildiğini okuyor; daha doğrusu, kendilerine ezberletileni tutturmuş gidiyor, kulaklarına üfleneni okuyor. Burunlarının dikine gidiyorlar.Türk milletinin nabzı ise farklı atıyor? Millet can derdinde, iş derdinde, aş derdinde! Kamuoyu yoklamaları, piyasa araştırmaları bunu söylüyor. İnanmakta zorlanan için, Halep orada ise arşın burada; vatandaşa şöyle bir dokunun bakalım? Bir dokunun bin âh işiteceksiniz!Başbakan R. T. Erdoğan'ın gündemine ve çıkışlarına bakın; hep demokrasi eksenli?AKP, 2D siyaseti yapıyor; 2D, yani demokrasi ve darbe vaveylası! 2D'den yeni bir mağduriyet postu çıkartmaya çalışıyor. Maalesef devlet de, kamu gücü de bu siyasete alet ediliyor. Bu hükümet ve devlet tiyatrosunun sahnesinde her türlü göz alıcı/göz boyayıcı enstrüman "besleme/yandaş medyanın sümen altlarında" hazır vaziyette? Konjonktüre göre servis ediliyor. Millet, feleğini şaşırmış halde "poyraz"la yatıyor, "balyoz"la kalkıyor.Erdoğan ve AKP, güya demokrasiyi temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp milletin önüne getiriyorlar; fakat bu bağlamda hiçbir somut adım attıkları da yok! Ne yasal, ne de Anayasal bir düzenlemeleri yok! Eleştirdikleri Anayasa ve yasa kitapçıkları önlerinde, iktidar da ellerinde? Sadece gürültü kopartıyorlar. Böylece demokrasi adına her gün dağ fare doğuruyor; hasılat olarak millet karışıyor, devlet çalkalanıyor.AKP hükümeti, tencerede "demokrasi" kaynatarak milleti avutuyor. Fakat tencerede demokrasi kaynamaz? AKP hükümeti, "ben kaynatırım" dese de, karın doyurmaz. Milleti aç ve işsiz bırakan bir demokrasi, ancak devleti kaynatır, ülkeyi cadı kazanına çevirir.Görünen şu ki, Erdoğan, demokrasi nakaratlarıyla bir şeylerin üstünü örmeye çabalıyor. Açlık, yoksulluk ve işsizliğin üstünü? Millet aç, yoksul, pulsuz, çulsuz; Erdoğan demokrasiden dem vuruyor. Vatandaş işsiz, işini kaybetmiş; Erdoğan demokrasi çıkışı yapıyor.Ekonomi borca batmış, piyasada tık yok, işletmeler ve kaynaklar ecnebiye gitmiş, vatan satılmış; Erdoğan demokrasiye takmış gidiyor. Devlet sarsılıyor, millet dağılıyor; Erdoğan demokrasi vaveylası kopartıyor.Açlık, demokrasi nakaratlarıyla bastırılamaz. Bu yüzden AKP'nin demokrasi çıkışları milletin karnını doyurmuyor.Bırakın gayr-ı resmi işsiz milyonları; TÜİK'in resmî işsizlik rakamları bile almış başını gidiyor. Erdoğan "Ben buradan halkıma sesleniyorum; 7 yıl önce göreve geldiğimizde biz de tabii ki işsizliği düşürme vaadiyle geldik? Bunlar artıyor. Ama bunlar hiçbir zaman geriye gitmeyecek diye bir şey yok. Gidecek yine, 13,9'a kadar çıktı. Tekrar inmeye başladı. Şu anda 13..." diyor. Diyor da, ne demek istiyor?! Açık açık, işsizlik hususunda çuvalladık, diyecek hali yok Erdoğan'ın? AKP hükümetinin işsizlik konusundaki çuvallamasını böyle ifade ediyor.Vicdanlarımıza birkaç temel soralım ve cevaplayalım; bir hükümetin öncelikli olarak varoluş sebebi nedir?!El-cevap; iştir, aştır, huzurdur, güvenliktir.AKP hükümeti bunlardan hangisini başardı?!Hiçbirini? Ülkede iş yok, aş yok, huzur yok, güvenlik ve asayiş yok!O zaman böyle bir hükümetin koltukta ne işi var?!Milleti ve devleti adına yapması gereken en temel hizmetleri göremeyen hükümet, kimin veya kimlerin namına hizmet görüyor?!Hükümetten kimler memnun ise ve kimler hizmet alıyorsa; onların namına?Kimler memnun?!ABD, AB, IMF, küresel tefeciler, azınlıklar, yandaş medya ve sair beslemeler! AKP hükümetinden yasal, siyasal ve ekonomik olarak beslenenler bunlar! Millete sıra gelince, hükümet, onu da "demokrasi çıkışları"yla avutuyor.Maşeri vicdanın yaşadığı ve gözlemlediği vakıa bu iken; Türk milletinin hükümetten kaos ve çöküşten başka bir beklemesi, olsa olsa abesle iştigaldir.Yapılacak iş bellidir. Milletin karnını doyuracak, sırtını giydirecek, devlet ve milletin kaynaklarını ve sermayesini ecnebiye peşkeş çekmeyecek, toplumun huzurunu sağlayacak, devlet-millet arasında ve devlet kurumları bünyesinde ahenk ve birliği sağlayacak bir hükümet şarttır. AKP böyle bir hükümet olmadı, olamadı. Böyle bir hükümeti, kendilerine ait hiçbir çözüm ve projesi bulunmayan CHP, MHP veya bir başka parti de oluşturamaz. Vakıa şu ki, bu işin tek adresi kalmıştır o da BTP'dir, Prof. Dr. Haydar Baş beydir. Zaman zaman diğer partilerin Prof. Dr. Baş'ın modelinden aşırma projeleri kendilerininmiş gibi servis etmeleri de bunun göstergesidir. Devlet ve milletinin geleceğini hesap eden tüm partiler ve yüce milletimiz bu gerçeği görmekle mükelleftir. Türkiye'nin artık çaresiz ve projesiz hükümetlerle oyalanma lüksü yoktur.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019

















































































