Bence 9 Eylül, yalnız İzmir'in değil, tüm Anadolu'nun kurtuluş tarihidir. Öyle ya yalnız emperyalizmin maşası olan Yunan Ordusunu denize dökmedik. Onları destekleyen ağababalarının da orduları boylarının ölçüsünü aldılar. Yalnız onlar mı, işgal devletlerinin maşaları da derslerini aldılar.
Bugün Türkiye Cumhuriyeti adıyla 776 bin kilometre kare topraklarda 80 milyon nüfusla bağımsız ülke olarak yaşayabiliyorsak bunu işgalcileri denize dökenlere borçluyuz. O düşman denize dökülmeseydi Anadolu platosunda küçücük bir devlet olurduk.
Bizi zafere götüren temel nedenler şöyle:
- Ulusal duygu ve kahramanlık,
- Orduyu akıllıca yönlendirme,
- Sovyetlerin ve bazı İslam ülkelerinin desteği,
- İyi bir diplomasi ve Fransa, İngiltere'yi yanımıza alabilme.
Ulusal ordumuz, İzmir'e doğru ilerlerken, Gazi Mustafa Kemal, savaş meydanına ve İzmir'in ufuklarına bir tepeden bakıyordu. Ama Paşa'nın elinde bir tomar kâğıt vardı. O kâğıtlar belli ki savaş planlarıydı. Biliyordu ki iyi planlama olmadan ve diplomasiyi oluşturmadan bu savaş kazanılamazdı.
Yakılmış, yıkılmış bir İmparatorluğun küllerinden 207 bin kişilik düzenli ordu kurmak kolay bir olay değildi. Bu savaşan insanların yediği peksimet, içtiği su, giydiği çarıktı. Hesaplı kullanılacak mermi ve silahla kazanıldı bu ülke.
Rusya'dan gelen yardım, Fransa'dan alınan kamyonlar, İtalya'dan satın alınan mühimmat ve buna eklenen ulusun kahramanlık ruhu bizi İzmir'e götürdü.
Maalesef bu toplumun kahramanlığını ve onları yöneten, yönlendiren liderleri unutturmak için çaba gösterilmektedir. Bu insanlar, mertçe çıkıp "Biz bağımsız ülke değil Amerikan mandası olmak istiyorduk" diyemiyorlar da sinsi sinsi geçmişimizi kötülemeye çalışıyorlar. Bu ülkeyi işgalden kurtaran insanlara, tarihin sayfaları arasında sinsi tuzaklar kurma peşindeler. Bu kahramanları, vatanseverleri gelecek nesillerin kafasından silmek için gizli planlar yapıyorlar.
Doğrusu, iflas etmiş, yangın yerine döndürülmüş enkazın külleri arasından bağımsız bir devletin doğmasını sağlayan o orduya ve onların liderlerine dil uzatılmasını içime sindiremiyorum.
Gerek dini gerek milli bayramlar, bir ulusun varlığının kanıtıdır. 23Nisan'ı, 19 Mayıs'ı, 30 Ağustos'u, 29 Ekim'i takvimin yapraklarından koparıp atmak bize değil yabancıların -özellikle Sevr'i imzalayanların- işine yarar.
1071 tarihinden itibaren bu toprakları kendimize vatan edindik. 850 yıl sonra bu güzelim toprakları kendi küçük çıkarları uğruna param parça eden Osmanlı, bu toprakların paylaşılmasına ses çıkaramamış ve seyirci kalmıştır.
9 Eylül tarihi, vatanımızın yeniden özgürleşme tarihidir. Yüreğimize silinmez mürekkeple yazılmış Türk'ün zaferidir. Bu zaferin komutanı, bu zaferi gençlere emanet etmiş ve onların damarlarındaki asil kana güvenmiştir.
Bugün ülkemizin adı TC ise cebimizde bir yabancı ülkenin verdiği kimliği taşımıyorsak bunu, biz o büyük insanlara borçluyuz.
Yeni umutlar doğdu gibi. Yine yakın tarihimiz okul kitaplarında yer alacak. Yine Kurtuluş Savaşı ve onun liderleri yeni nesillere anlatılacak. Doğru ise tarihimiz ve geleceğimiz açısından sevindiricidir.
26 Ağustos gece sabaha karşı başlayan ve 9 Eylül günü biten bu kahramanlık destanı ve zaferi ulusumuza kutlu olsun.
Bugün Türkiye Cumhuriyeti adıyla 776 bin kilometre kare topraklarda 80 milyon nüfusla bağımsız ülke olarak yaşayabiliyorsak bunu işgalcileri denize dökenlere borçluyuz. O düşman denize dökülmeseydi Anadolu platosunda küçücük bir devlet olurduk.
Bizi zafere götüren temel nedenler şöyle:
- Ulusal duygu ve kahramanlık,
- Orduyu akıllıca yönlendirme,
- Sovyetlerin ve bazı İslam ülkelerinin desteği,
- İyi bir diplomasi ve Fransa, İngiltere'yi yanımıza alabilme.
Ulusal ordumuz, İzmir'e doğru ilerlerken, Gazi Mustafa Kemal, savaş meydanına ve İzmir'in ufuklarına bir tepeden bakıyordu. Ama Paşa'nın elinde bir tomar kâğıt vardı. O kâğıtlar belli ki savaş planlarıydı. Biliyordu ki iyi planlama olmadan ve diplomasiyi oluşturmadan bu savaş kazanılamazdı.
Yakılmış, yıkılmış bir İmparatorluğun küllerinden 207 bin kişilik düzenli ordu kurmak kolay bir olay değildi. Bu savaşan insanların yediği peksimet, içtiği su, giydiği çarıktı. Hesaplı kullanılacak mermi ve silahla kazanıldı bu ülke.
Rusya'dan gelen yardım, Fransa'dan alınan kamyonlar, İtalya'dan satın alınan mühimmat ve buna eklenen ulusun kahramanlık ruhu bizi İzmir'e götürdü.
Maalesef bu toplumun kahramanlığını ve onları yöneten, yönlendiren liderleri unutturmak için çaba gösterilmektedir. Bu insanlar, mertçe çıkıp "Biz bağımsız ülke değil Amerikan mandası olmak istiyorduk" diyemiyorlar da sinsi sinsi geçmişimizi kötülemeye çalışıyorlar. Bu ülkeyi işgalden kurtaran insanlara, tarihin sayfaları arasında sinsi tuzaklar kurma peşindeler. Bu kahramanları, vatanseverleri gelecek nesillerin kafasından silmek için gizli planlar yapıyorlar.
Doğrusu, iflas etmiş, yangın yerine döndürülmüş enkazın külleri arasından bağımsız bir devletin doğmasını sağlayan o orduya ve onların liderlerine dil uzatılmasını içime sindiremiyorum.
Gerek dini gerek milli bayramlar, bir ulusun varlığının kanıtıdır. 23Nisan'ı, 19 Mayıs'ı, 30 Ağustos'u, 29 Ekim'i takvimin yapraklarından koparıp atmak bize değil yabancıların -özellikle Sevr'i imzalayanların- işine yarar.
1071 tarihinden itibaren bu toprakları kendimize vatan edindik. 850 yıl sonra bu güzelim toprakları kendi küçük çıkarları uğruna param parça eden Osmanlı, bu toprakların paylaşılmasına ses çıkaramamış ve seyirci kalmıştır.
9 Eylül tarihi, vatanımızın yeniden özgürleşme tarihidir. Yüreğimize silinmez mürekkeple yazılmış Türk'ün zaferidir. Bu zaferin komutanı, bu zaferi gençlere emanet etmiş ve onların damarlarındaki asil kana güvenmiştir.
Bugün ülkemizin adı TC ise cebimizde bir yabancı ülkenin verdiği kimliği taşımıyorsak bunu, biz o büyük insanlara borçluyuz.
Yeni umutlar doğdu gibi. Yine yakın tarihimiz okul kitaplarında yer alacak. Yine Kurtuluş Savaşı ve onun liderleri yeni nesillere anlatılacak. Doğru ise tarihimiz ve geleceğimiz açısından sevindiricidir.
26 Ağustos gece sabaha karşı başlayan ve 9 Eylül günü biten bu kahramanlık destanı ve zaferi ulusumuza kutlu olsun.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ekrem Yazar / diğer yazıları
- Atatürk Gençlik ve Spor Bayramı / 20.05.2023
- Ulusal günümüz ve çocuklarımız / 24.04.2023
- Neden köy enstitüleri? / 19.04.2023
- Lider olmak kolay mı? / 06.04.2023
- Doğru paylaşmak / 27.03.2023
- Bir ulusun direnişi (18 Mart) / 20.03.2023
- Okullarımız / 13.03.2023
- Önemli olan sistemdir / 01.03.2023
- İnsan olmak / 20.02.2023
- Dağ başını duman aldı / 12.02.2023
- Ulusal günümüz ve çocuklarımız / 24.04.2023
- Neden köy enstitüleri? / 19.04.2023
- Lider olmak kolay mı? / 06.04.2023
- Doğru paylaşmak / 27.03.2023
- Bir ulusun direnişi (18 Mart) / 20.03.2023
- Okullarımız / 13.03.2023
- Önemli olan sistemdir / 01.03.2023
- İnsan olmak / 20.02.2023
- Dağ başını duman aldı / 12.02.2023