Hatırlarsanız AKP, iktidara gelirken 3Y sözünü vermişti. AKP, seçmene verdiği 3Y sözünü yerine getirdi. Yarasalara Yarayacak Yasalar. Her ne kadar toplumda bu 3Y sözünün; Yasaklar, Yolsuzluk ve Yoksulluk için olduğunu iddia edenler olsa da ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz misali gereği bunun böyle olmadığı açıkça ortadadır. Zira yoksulluk kat kat arttığı gibi bakanlığın bizzat devlet raporu olan Taya raporu ile halkın yüzde çoğunluğunun yoksul olduğu kanıtlanmıştır. Yasaklar ise iç güvenliği yasası ile yasakları bile protesto etmek artık yasak. Yolsuzluk verilerini ima etmek bile hükümeti yıkmaya teşebbüsten tutuklama sebebi olabilir. Siz 3Y'den biri olan yoksulluğun bitirileceğini beklerken iktidarın ikinci yılında bakın ne oldu: Türkiye'nin de katıldığı Dünya Ticaret Örgütü'nün 31.07.2004 tarihli toplantısında; tarımda gümrük vergilerinin indirilmesi, devlet tarafından üretim ve ihracat için sağlanan sübvansiyonların düşürülmesi kararlaştırıldı. Meğer 3Y sözü başkalarına verilmiş. 13 yılda çıkarılan poşet ve torba kanunlar ile adeta halkın kaynaklarından istifade eden yarasalara hizmet edilmiştir. Sadece kamu ihale kanunu 164 defa değiştirilmiştir. İhalelere Danıştay kamu yararı gerekçesi ile fren mi yaptı? Hemen bir yasal düzenleme ile Danıştay devre dışı. İnternet üzerinden yolsuzluklar ve yarasalar mı deşifre edildi? Hemen bir idari tasarrufla çekersin internetin fişini görürsün yarasanın işini. Yabacı şirketler altın madenimizi mi istiyor? Jet hızıyla ruhsat elinde. Yapılan binlerce yasal düzenlemede üreticiyi teşvik eden, işçiyi memnun eden, memuru sevindiren, ailelerin gelirini yükselten bir fayda gören var mı? Var denirse 13 yılda 20 milyon icra dosyası nasıl açıklanır? Yardımla geçinen 10 milyon kişi gelirini mi gizliyor?Faiz lobisinin son yılların en büyük kâr oranlarını açıkladığı bir dönemde 20 milyon icra doyası varsa? Demek ki yasalar birilerini korurken birilerini de fakirleştiriyor. Açma kapama ücreti tahsil etmek için bir fatura ödenmediğinde vatandaşın elektriği kesilirken anayasanın sosyal devlet anlayışı; işletmelerin kâr amacına kurban edilmiyor mu? Diyarbakır'ın topraklarında yabacılar petrol çıkartıp milyarlarca lira kâr elde ederken; şehirde açlık sınırının altında asgari ücrete mahkûm edilen vatandaş kimin menfaati için kurban ediliyor? Kapitalizmin elçileri sermayelerini Türk milletinin kaynakları ile yükseltirken hükumet de yasal teşviklerle bunun önünü açmadı mı? Tarım ve hayvan memleketi iken saman ve angus ithal etmedik mi? Demek ki yasalar yerli üreticiyi değil yabancı anguscuyu, yabancı çiftçiyi, Türkiye'nin kaynaklarını sömüren yabancı sermayeyi koruyor. Tablo ortada. Türk milletinin ana damarları olan madencilik, tarım ve hayvancılık bitti. Bitiren ise yerli müteşebbisin önünü tıkayan tahditler; yabancı yarasaların önün açan yasal düzenlemeler. Bozulmasın denilen istikrar budur işte.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Kazım Üstün / diğer yazıları
- İklim krizinin çözümü Z kuşağına kaldı / 17.12.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -2- / 10.07.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -1- / 09.07.2021
- Aşı emperyalizmi savaşları / 11.06.2021
- Atatürk’ün harp sanatının sırrı / 25.05.2021
- Dijital Ramazan Bayramı / 13.05.2021
- İsrail’in saldırısına hangi dizi ile karşılık vereceğiz! / 09.05.2021
- Çin Ortadoğu’da ABD’ye ‘şah’ dedi / 02.04.2021
- İnsanın sayısallaşması / 25.03.2021
- ABD, Kuzey Kore’ye neden demokrasi getiremiyor? / 18.03.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -2- / 10.07.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -1- / 09.07.2021
- Aşı emperyalizmi savaşları / 11.06.2021
- Atatürk’ün harp sanatının sırrı / 25.05.2021
- Dijital Ramazan Bayramı / 13.05.2021
- İsrail’in saldırısına hangi dizi ile karşılık vereceğiz! / 09.05.2021
- Çin Ortadoğu’da ABD’ye ‘şah’ dedi / 02.04.2021
- İnsanın sayısallaşması / 25.03.2021
- ABD, Kuzey Kore’ye neden demokrasi getiremiyor? / 18.03.2021