Kimileri için geç de olsa sanki şafak sökmeye başladı.İflah olmaz yandaş kalemler, on dört seneden beri kargadan başka kuş tanımayan aşırı partizanlar karganın kart ve rahatsız edici, dayatıcı sesinden bıkınca "kargadan başka kuşlar da varmış bu dünyada" demeye başladılar."Hilekârın çorbasından taş çıkınca", hem kendilerinin hem de yakın çevrelerinin dişleri bir bir kırılmaya başlayınca, geç de olsa, sayısız dişlerin öğütülmesine mal olmuş olsa da, pirince hile katmayanların, pirince beyaz taş karıştırmayanların da olabileceğini düşünmeye, akletmeye başladılar.Kuruluşundan ve iktidar koltuğuna oturduğu günden beri iktidar partisine asla toz kondurmayan kimi amansız savunucular, şahsi kayıplara uğradıkça, yakın çevrelerinden ciddi mağdurlara rastladıkça, vicdanlarında izah edemedikleri apaçık yanlışlara şahit oldukça "geri vitesin" yerini sormaya başladılar.Habur rezaletini iktidar bültenlerindeki köşelerinden günlerce selamlayanlar, oturup destanlar yazanlar, o gün eleştirenler aleyhine fermanlar yazanlar, yavaş yavaş suratlarındaki morartıları köşelerine yansıtıyorlar artık.O gün sözde çözüm sürecinin amansız ve tavizsiz savunucuları, yanlışı savunduklarını, yanlış adımları alkışladıklarını ancak iki buçuk yıl sonra anladılar, terör değirmenine su taşıdıklarını yeni fark ettiler, darısı fark edemeyenlerin başına diyoruz.On üç seneden beri iktidarın her yaptığını alkışlayanlardan, attığı her adımı hiç akıl süzgecinden geçirmeden onaylardan geç de olsa homurtuların yükselmesi, "bu kadar da olmaz ki canım" makamında itirazların yükselmesi sevindirici gelişmeler cümlesinden kabul edilebilir.Yandaşlarda şafak sökmeye başlaması inşallah hayra alamet olur, sürekli yanlış yapanlar etraflarının boşaldığını gördükçe yanlışta ısrar etmekten vazgeçeceklerdir ki bu da ülkenin hayrına olacaktır.Esnafın ağzını bıçak açmadığı, köylünün alın terinin karşılığını asla bulamadığı, emeklinin ve memurun sadece sadaka kabilinden zam alabildiği bir ortamda yeniden getirilip dayatılan seçimde, kitleler bütün bu olumsuzlukların hesabını on üç yıllık iktidar partisine derinlemesine soracaktır diye düşünüyoruz.Koca ülkeye ve çilekeş millete böylesine korkunç bir uçurum hediye edenlerin, şimdi dönüp de istikrardan söz etmeleri, bizi seçerseniz istikrar olur demeleri ancak kargaları güldürecek cinsten lakırdılardır.Sütten ağzı yanan milletin bu sefer yoğurdu üfleyerek yiyeceği, çıkardığı yasalarla emniyet güçlerinin ellerini bağlayıp terörün palazlanmasına, şehirlerin cephanelik haline gelmesine seyirci kalanlardan sandıkta hesap soracağı muhakkaktır.Zihinlerinde şafak sökmeye başlayan yandaş kalemlere bu aşamada çok iş düşüyor, uyanışta acele etsinler ki hep beraber Güneşe kavuşalım.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025