Her şeyini dolara endeksleyen, tüm ekonomisini dolar üzerinden yürüten, adeta dolara tapan bir ülke, en büyük darbeyi şu sıralar dolardan yiyor.
Çözümü, vatandaşın cebindeki üç beş bin dolarını bozmasında gören bir ekonomi anlayışı var!
Gerçekten de vatandaşın cebindeki üç beş doları bozmasıyla ekonominin düzeleceğini sanan var mı, Allah aşkına?
Vah başımıza gelenler!..
Peki, diyelim ki vatandaşın üç beş dolarını bozmasıyla ekonomimiz düzelecek. Öyleyse bu çağrıya ilk önce uyması gerekenler, toplam serveti 50 milyon doları aşan 'ultra zenginler' olmalı, öyle değil mi?
Türkiye'de toplam serveti 50 milyon doları aşan 1.000'in üzerinde 'ultra zengin' var! Yani 50 milyar doların çok üzerinde bir tutar yapıyor.
Türkiye'deki dolar milyoneri sayısı da çarpıcı.
Türkiye'de serveti 1 milyon doları aşan 80 binin üzerinde kişi yaşıyor. Bu da 80 milyar doların çok üzerinde bir meblağ demektir.
Bunların birçoğunun da son 15 yılda kazanılar servetler olduğunu düşünürsek, dolar bozma kampanyası öncelikle bu kişilerde olmalı gibi bir sonuç çıkar doğal olarak!
Fakat bu bir çözüm değil.
Çözüm, ülkenin dolara bağımlıktan kurtulması?
Mesela, hazineye konan dolar karşılığı Türk Lirasını basmaktan vazgeçebiliyor musunuz?
Mesela, milletin alın teri olan Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) karşılığı Türk Lirası basabiliyor musunuz?
Bunu yaptıktan sonra Milli Paralarlarla Ticareti hayata geçirebiliyor musunuz?
Mesela, toplam değeri 3 katrilyon dolar olan yer altı madenlerimizi yabancılardan geri alıp, devlet millet ortaklığı ile çıkarabiliyor musunuz?
Mesela, vatandaşın cebine doların tercümesi olan değil, yüzde yüz yerli olan Türk Lirasını koyabiliyor musunuz?
Bütün bunları nasıl yapacağınızı biliyor musunuz?
Bizler, bütün bunları, Milli Ekonomi Modeli çerçevesinde nasıl yapılacağını anlatırken, "yaptırmazlar ki!", "izin vermezler ki!" diyerek bizimle çekişenler tabiî ki yapamazlar.
Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş, senelerdir bu işleri nasıl yapacağını her platformda anlatıyor. O'nu duymayanlar, duymak istemeyenler, duyduğu halde duymazdan gelenler bu işlerin altından kalkacak kıratta değiller.
O yüzden iş millete düşüyor!
Ya aynen yolunuza devam eder, elinizde avucunuzda kalan ne varsa onu da kaybedersiniz, ya da Prof. Dr. Haydar Baş'a kulak verir, tamamen bağımsız, gerçek bir milli ekonomiye kavuşursunuz.
Ya her gün biraz daha fakirleşirsiniz, ya da cebiniz para görür, yüzünüz güler.
Tercih sizin?
Haydi, şimdi kalın sağlıcakla.
Çözümü, vatandaşın cebindeki üç beş bin dolarını bozmasında gören bir ekonomi anlayışı var!
Gerçekten de vatandaşın cebindeki üç beş doları bozmasıyla ekonominin düzeleceğini sanan var mı, Allah aşkına?
Vah başımıza gelenler!..
Peki, diyelim ki vatandaşın üç beş dolarını bozmasıyla ekonomimiz düzelecek. Öyleyse bu çağrıya ilk önce uyması gerekenler, toplam serveti 50 milyon doları aşan 'ultra zenginler' olmalı, öyle değil mi?
Türkiye'de toplam serveti 50 milyon doları aşan 1.000'in üzerinde 'ultra zengin' var! Yani 50 milyar doların çok üzerinde bir tutar yapıyor.
Türkiye'deki dolar milyoneri sayısı da çarpıcı.
Türkiye'de serveti 1 milyon doları aşan 80 binin üzerinde kişi yaşıyor. Bu da 80 milyar doların çok üzerinde bir meblağ demektir.
Bunların birçoğunun da son 15 yılda kazanılar servetler olduğunu düşünürsek, dolar bozma kampanyası öncelikle bu kişilerde olmalı gibi bir sonuç çıkar doğal olarak!
Fakat bu bir çözüm değil.
Çözüm, ülkenin dolara bağımlıktan kurtulması?
Mesela, hazineye konan dolar karşılığı Türk Lirasını basmaktan vazgeçebiliyor musunuz?
Mesela, milletin alın teri olan Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) karşılığı Türk Lirası basabiliyor musunuz?
Bunu yaptıktan sonra Milli Paralarlarla Ticareti hayata geçirebiliyor musunuz?
Mesela, toplam değeri 3 katrilyon dolar olan yer altı madenlerimizi yabancılardan geri alıp, devlet millet ortaklığı ile çıkarabiliyor musunuz?
Mesela, vatandaşın cebine doların tercümesi olan değil, yüzde yüz yerli olan Türk Lirasını koyabiliyor musunuz?
Bütün bunları nasıl yapacağınızı biliyor musunuz?
Bizler, bütün bunları, Milli Ekonomi Modeli çerçevesinde nasıl yapılacağını anlatırken, "yaptırmazlar ki!", "izin vermezler ki!" diyerek bizimle çekişenler tabiî ki yapamazlar.
Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş, senelerdir bu işleri nasıl yapacağını her platformda anlatıyor. O'nu duymayanlar, duymak istemeyenler, duyduğu halde duymazdan gelenler bu işlerin altından kalkacak kıratta değiller.
O yüzden iş millete düşüyor!
Ya aynen yolunuza devam eder, elinizde avucunuzda kalan ne varsa onu da kaybedersiniz, ya da Prof. Dr. Haydar Baş'a kulak verir, tamamen bağımsız, gerçek bir milli ekonomiye kavuşursunuz.
Ya her gün biraz daha fakirleşirsiniz, ya da cebiniz para görür, yüzünüz güler.
Tercih sizin?
Haydi, şimdi kalın sağlıcakla.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Eyüp Kabil / diğer yazıları
- Kötü kopya / 06.07.2023
- Asrın ahlaksızlığı / 18.02.2023
- İmar affını ‘kader’ çıkarmadı / 11.02.2023
- EYT’liler ilk maaşı ne zaman alır? / 04.02.2023
- Altılı Masa artık yok! / 28.01.2023
- Avantajları kaybeden seçimi kaybeder / 21.01.2023
- Basit bir ekonomi dersi! / 15.07.2022
- Hz. Ali'yi sevmek / 12.07.2022
- Teşekkürler… / 10.07.2022
- “Sarı bürokratlar”a sesleniş! / 26.05.2022
- Asrın ahlaksızlığı / 18.02.2023
- İmar affını ‘kader’ çıkarmadı / 11.02.2023
- EYT’liler ilk maaşı ne zaman alır? / 04.02.2023
- Altılı Masa artık yok! / 28.01.2023
- Avantajları kaybeden seçimi kaybeder / 21.01.2023
- Basit bir ekonomi dersi! / 15.07.2022
- Hz. Ali'yi sevmek / 12.07.2022
- Teşekkürler… / 10.07.2022
- “Sarı bürokratlar”a sesleniş! / 26.05.2022