Pek hayra alamet değil, paspas gazetelerinin sayısı çoğaldı bu günlerde, çiter çifter dağıtıyorlar.
Dağıtıcı delikanlıya soruyorum; “niye dağıtıyorsunuz?”.
Al haberi çocuktan kabilinden bir cevap:
“Bilmiyorum abi, Ak Parti dağıttırıyor”.
Gazeteyi bıraktığı yerden almasını ve gidip büyüklerine şöyle demesini istiyorum:
“Biz Türkiye’de Amerikan gazeteleri okumak istemiyoruz.”
Paspas gazetesi diyerek aslında paspaslara hakaret ettiğimiz malum kadronun malum gazeteleri, Irak işgali öncesinde nasıl Amerikan ağzı ile yayın yapıp paspaslara bıraktılarsa, Libya haçlı saldırısı öncesi nasıl haçlı ağzı ile yayın yapıp bedava dağıttılarsa, şimdi de Suriye konusunda yine Amerikan ağzı ile yayın yapıp paspasları kirletmeye başladılar.
Söz konusu gazetelerin sıkça paspaslarda görünmesi pek hayra alamet değil.
Yine mi gurbetten kara haber var?
Yine mi İslam coğrafyasının bir parçası işgal edilecek?
Yine mi haçlı işgal orduları sinsi hazırlıklar içinde?
Yine mi haçlıların içimizdeki uzantıları Türk milletine morfin üstüne morfin vurmaya başladılar?
Adına gazete dedikleri paçavraların sayfalarında çöreklenmiş Soros çocukları yine milletimize bir işgali, bir istilayı hazmettirme gayretine mi girdiler?
Adına gazeteci-haberci dedikleri haçlı tetikçileri kardeş kanına bulanmış kalemlerini yeni kardeş kanları ile kirletme peşine mi düşmüşler?
Paspas gazetelerinin çifter çifter dağıtılmaları pek hayra alamet değil bu günlerde.
Basiretli, ferasetli, vatansever, Allah’tan korkar, kuldan utanır her vatandaşımızın aynı tepkiyi vermesini, “paspaslarımızda, posta kutularımızda Amerikan gazeteleri görmek istemiyoruz” demelerini bekliyoruz.
İslam coğrafyasını paramparça etmeye ant içmiş olan BOP’un yayın organlarının, köşe yazarlarının evimizde, barkımızda, iş yerimizde, çoluk-çocuğumuzun görebileceği yerlerde ne işleri var?
Kimin kime ve neye hizmet ettiği yeterince açığa çıkmadı mı?
“Haçlı işgal orduları nerde kaldılar, Suriye’ye girmekte geç kaldılar” diye kimlerin çırpındığı anlaşılmadı mı?
Savaş çığırtkanlığı yapan gazeteler ve tetikçileri belli değil mi?
Bari paspaslarınız temiz kalsın.
Dağıtıcı delikanlıya soruyorum; “niye dağıtıyorsunuz?”.
Al haberi çocuktan kabilinden bir cevap:
“Bilmiyorum abi, Ak Parti dağıttırıyor”.
Gazeteyi bıraktığı yerden almasını ve gidip büyüklerine şöyle demesini istiyorum:
“Biz Türkiye’de Amerikan gazeteleri okumak istemiyoruz.”
Paspas gazetesi diyerek aslında paspaslara hakaret ettiğimiz malum kadronun malum gazeteleri, Irak işgali öncesinde nasıl Amerikan ağzı ile yayın yapıp paspaslara bıraktılarsa, Libya haçlı saldırısı öncesi nasıl haçlı ağzı ile yayın yapıp bedava dağıttılarsa, şimdi de Suriye konusunda yine Amerikan ağzı ile yayın yapıp paspasları kirletmeye başladılar.
Söz konusu gazetelerin sıkça paspaslarda görünmesi pek hayra alamet değil.
Yine mi gurbetten kara haber var?
Yine mi İslam coğrafyasının bir parçası işgal edilecek?
Yine mi haçlı işgal orduları sinsi hazırlıklar içinde?
Yine mi haçlıların içimizdeki uzantıları Türk milletine morfin üstüne morfin vurmaya başladılar?
Adına gazete dedikleri paçavraların sayfalarında çöreklenmiş Soros çocukları yine milletimize bir işgali, bir istilayı hazmettirme gayretine mi girdiler?
Adına gazeteci-haberci dedikleri haçlı tetikçileri kardeş kanına bulanmış kalemlerini yeni kardeş kanları ile kirletme peşine mi düşmüşler?
Paspas gazetelerinin çifter çifter dağıtılmaları pek hayra alamet değil bu günlerde.
Basiretli, ferasetli, vatansever, Allah’tan korkar, kuldan utanır her vatandaşımızın aynı tepkiyi vermesini, “paspaslarımızda, posta kutularımızda Amerikan gazeteleri görmek istemiyoruz” demelerini bekliyoruz.
İslam coğrafyasını paramparça etmeye ant içmiş olan BOP’un yayın organlarının, köşe yazarlarının evimizde, barkımızda, iş yerimizde, çoluk-çocuğumuzun görebileceği yerlerde ne işleri var?
Kimin kime ve neye hizmet ettiği yeterince açığa çıkmadı mı?
“Haçlı işgal orduları nerde kaldılar, Suriye’ye girmekte geç kaldılar” diye kimlerin çırpındığı anlaşılmadı mı?
Savaş çığırtkanlığı yapan gazeteler ve tetikçileri belli değil mi?
Bari paspaslarınız temiz kalsın.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025