BTP Erzurum il yönetimi ve gençlik kolları, 26 Kasım 2006 Pazar günü sabahın erken saatlerinde, güneşli ama sıfırın altında seyreden bir havada Tortum yolunda seyrü sefer halindeydik.Hava yağışlı olsaydı, arabalarımızın her iki yanından dalgalanan bayraklarımız dalgalanamayacaktı çünkü donup kalacaktı.Tortum ilçe kongremize katılmak için vardığımız bu güzel ilçemizde güler yüzlü hemşehrilerimizle ve delegelerimizle selamlaşıyoruz ve hasret gideriyoruz.Oy birliği ile Divan Başkanı seçilen Ferit Aydemir'in başarılı yönetimi ile yapılan kongreyi takip ettik ve güven tazeleyerek yeniden İlçe Başkanı seçilen Fahri Keleş'i tebrik edip ikramlarını kabul ettikten sonra Narman'a doğru yola çıktık.Zirvesi 2400 metre olan Demirdağ'ın tepesinden aşmak için sekizler çizerek tırmandık ve aynı sekizleri tekrar ederek dağın dibine indik. Narman'a vardığımızda, Meltem tv'nin naklen verdiği Bağımsız Türkiye Partisi'nin Bursa Mitinginde sona yaklaşılmıştı. Genel Başkanımızın tarihi konuşmasının son on beş dakikasını izleyebildik. Dinlediğimiz son cümleler dahi, yol şartları ve hava şartları ne olursa olsun insanımızı uyarmak için mutlaka yollarda olmamız gerektiğini işaret ediyordu. Ülkemiz, hem ekonomik, hem siyasi, hem de kültürel bakımdan 1919 Türkiye'sinden daha ağır şartlara sürüklenmişti, vatan toprakları ecnebilere satılıyor, stratejik kurumlar birer birer devletin elinden çıkarılıyor, sabah erken kalkan haçlı dünyasının temsilcileri ve sözcüleri milletimize, devletimize ve askerimize hakaret ediyordu fakat yetkililerden ses çıkmıyordu. Bu gün iktidar koltuğunu işgal edenler, haçlı dünyasının dayatması doğrultusunda yasalar çıkarmak için parlamentoyu yirmi dört saat çalıştırmakla övünüyorlardı.BTP lideri sayın Haydar Baş; milletimizin, devletimizin ve askerimizin aleyhinde seviyesiz ve terbiyesizce atıp-tutan haçlı sözcüleri karşısında susan ama bu milletin ayrılmaz bir parçası olan asker konuşunca hep bir ağızdan yaygara koparanların iyi tanınması gerektiğine işaret ediyordu.Bursa mitinginin o coşkulu görüntüsünden ve Haydar Bey'in etkili cümlelerinden aldığımız enerji ile tekrar yola revan olduk, bu kez istikamet Horasan ilçemizdi. Duyduklarımızı, dinlediklerimiz uzaklara, daha uzaktaki hemşehrilerimize taşımalıydık. Üstelik Horasan, Genel Başkanımızın büyük dedelerinin yaşadıkları, sonra Karadeniz'e göç ettikleri bir ilçemizdi.En son görüştüğümüzde sorduğu; "benim ilçeme gittiniz mi" sorusunun bir cevabı olarak Horasanlılara Genel Başkanımızın selamını götürdük ve muhabbetimiz o kadar uzun sürdü ki, 19.30 anahaber bülteninde Bursa'daki konuşmasının bir özetini de Horasanlı hemşehrilerimizle beraber takip ettik.Seksen kilometrelik yolu geride bırakıp Erzurum'a vardığımızda keskin bir ayaz ve şehrin üzerini simsiyah bir örtü gibi tamamen kapatmış olan kirli bir atmosferle karşılaştık.Çifte Minareler, Ulu Cami, Tepsi Minare ve diğer kubbeler, minareler bu kirli, boğucu havadan kurtulmak için bir kar yağışı ve bir rüzgar bekliyor gibiydiler.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025