Koskoca bir devlet, beş bin yıllık tecrübeye sahip bir milletin erozyonu sonucu dünyada tutunmaya çalışan, yüce Türk milleti! Senin şu anda düştüğün, daha doğrusu düşürüldüğün batağın suçlularının kimler olduğunu hiç düşündün mü?Tam yüz yıl sana açık açık ömür biçildiğini yüzüne gururla haykıranlar, "hedef 2023 demekle" neyi kastediyorlar. Hiç düşündün mü? Uyaranlara kulak verdin mi? Seni idare edenlerin acı reçeteleri hangi ülkenin doktorlarına yazdırdıklarını ve sana ilaç olarak içirdiklerini hiç düşündün mü?Kendi ülkende sana sahip çıkan, hayatını sana adayan öz evlatlarının çığlıklarına cevap vermemenin cezasını çekmek üzere olduğunun hala farkında olmadığını görmek, inan ki, evlatların olarak çaresiz kalmak nedir biliyor musun? Peki, son defa demiyorum, bir kere daha demek gerekiyor. Çünkü ilk defa Prof. Dr. Haydar Baş seneler önce uyarmış, o zamandan beri yeri geldikçe bu zaman gerektikçe uyarılarına devam etmiştir. Mecbur kalıp siyasete atılmış, on senedir Türk milletini ve idare edenleri kurtuluş yolunda hizmete çağırmıştır. Ne söyledi ise aynen oluşmuştur. AB ye girmek adına AB'nin emirleri ile en hayati Anayasal kanunlarını hiçe sayanlara, ülkesinin her şeyini yabancının ayakları altına serenlere, dini, imanı koltuk; daha doğrusu koltuğun karşılığı ABD'nin stratejileri olanlara, ne dense boş olduğu görülmüştür. Şimdi son aşamaya gelinmiş ülke parçalanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Suçlu kim? sorusuna cevap vermek aslında çok zor değildir. Çünkü belli olan tek suçsuz, vaktinde tüm ülkeyi parçalanma tehlikesine karşı uyaran, olacakları gösteren Prof. Dr. Haydar Baş olduğuna göre, elbette, suçlu, görev sorumluluklarına göre geride kalan tüm vatandaşlardır. Aslında, insanoğlu suçu pek kabul etmese de, SUÇLU: İkiz yasaları kabul ve imza edenler, referandumun ne olduğunu bile bile kabul edenler, haçın peşine takılıp yolda kalanlar. Vatanın ve demokrasinin korunması, kanunlarla kendilerine emanet edildiği halde, sessiz kalanlar, yani görevlerini ihmal edenler, Baştakiler ve onların peşinde olanlar. İkiz yasaları teklif edenler, onu Meclis'te kabul edenler, onaylayanlar ANAYASANIN ilk üç değişmez kuralına aykırı olan bu yasaları GÖRMESİ GEREKENLER, Uyarılmalarına rağmen görmezliğe gelenler, kabul eden yargı elemanları, siyasi partilerdir. Hepsinin en azından suçu ANAYASA VE TERÖR suçudur. Düşünen her vatandaşımız durumun vahametini görecektir. Kurtuluşun bana göre bir yolu vardır. Yetkililer! Anayasaya aykırı olduğu kesin olan ikiz yasaları ve referandum yasasını derhal iptal ediniz. Hatanın neresinden dönülürse kârdır. Anayasa'ya aykırı bir yasa olamaz. Üniter devlete zarar verecek yasalardan uzak durunuz...Ey yüce millet kendine gel uyan! AYAĞA KALK ve BTP'ye ve onun liderine kulak ver. Kurtuluşun adresinde buluşalım. Bu son şansımızdır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Ata Selçuk / diğer yazıları
- Yanlıştan, yanlışla kurtuluş olmaz / 12.09.2021
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017