Başınız sıkıştığında, nefesiniz kesildiği, takatinizin kalmadığı anda size el atacak, yardım edecek birilerini bekler ufuklardan yardım istersiniz.
Bedir'de üç katı düşmana karşı indirilen üç bin melekten daha sonrasında ki beş bin melekten (Ali İmran suresi 124. 125. Ayet-i kerimeler) Mevla'mız bahseder.
Tabi ki bizde melekleri görecek ne göz ne de gönül var! Ama hepimiz sıkışıklığımızı giderene; "Seni Allah gönderdi", "Yerde ararken gökten indi", gibi kelimeler kullanırız.
Kimi paraya, kimi işe, kimi aşa, kimi güce, kimi de akla sıkışır, akıl aslında insanların en ihtiyaç duydukları fakat fark edemedikleri en önemli vasıtadır. Bir de rahmetli babacığımdan duyduğum bir söz vardı; "Allah(c.c.) birine mal vereceğinde ilk başta o'na akıl verir, malını alacağında ilk başta o'nun aklını alır" diye.
Akıl, sahibi için büyük ve bitmeyen bir sermayedir. Akıllı adamlara geçmiş dönemlerde yaşamış idareciler o kadar ihtiyaç duymuşlardır ki; bu akıllı adamlara kendilerinin yetkilerini ihsan etmişlerdir. Mısır firavununun, Yusuf'u (a.s.) vezir yapması gibi.(Yusuf suresi 54.55.56. ayet-i kerimeler.)
Bütün kadim medeniyetler akıllı insanları idareci olarak kullanmaya çalışmışlardır, tabi ki bazıları kara vezir sıfatını alırken, bazıları aksakallı olarak toplumlarını yüceltmişlerdir.
Osmanlı İmparatorluğu da akıllı adamları toplamaya çalışmış fakat haremdeki, bazen bayanların, bazen iğdiş edilmiş harem ağalarının oyunları, bazen de yalakaların dedikoduları ile sıkıntılı zamanları toplumca yaşamışlardır.
Osmanlılar, en sıkıntılı dönemlerinde bu akıllı, gökten gelen adamları devletin ve milletin refah seviyesini yükseltmek için kullanmış ve başarılı olmuştur.
Bunlara en iyi örnek İsmi Mehmet mahlası Ragıp, lakabı koca olan İstanbul da 1699 yılında Mustafa Şevki efendinin evladı olarak doğan Koca Ragıp paşadır.
Aslen, maliye (defterdarlık) göreviyle (1724 Revan)başladığı memuriyet hayatına, İran'ın en güçlü şahsiyeti Nadir Şah'a gönderilen(1732) elçi olarak devam etmiş, daha sonrasında dışişleri bakanlığında Rusya ile yapılan Belgrad (1739) antlaşmasında, Osmanlı temsilcisi olmuş ve bir dizi başarılarından dolayı (1741) Reisülküttap(Dışişleri Bakanı) olmuştur. Maliyeci memurun dışişleri bakanı olması?
Mezhep tartışmaları yüzünden İran ile yeniden savaş durumuna gelindiğinden bu tür kavgalara son verilmesi için Caferi mezhebinin tanınması yönünde görüşler beyan etti ve bu sebeple dönemin en nüfuzlu şahsiyeti olan Dârüssaâde Ağası Hacı Beşir Ağa ile arası açıldı. Bunun üzerine reislikten azledildi (10 Rebîülevvel 1157 / 23 Nisan 1744) ve vezirliğe yükseltilmiş olarak Mısır valiliğiyle İstanbul'dan uzaklaştırıldı. (İslam ansiklopedisi cilt: 34; sayfa: 404 Mesut Aydıner)
Aydın Murahhas lığı Rakka ve Halep valiliklerinde göstermiş olduğu üstün hizmetle (1757) sadrazamlığa terfi ettirilerek İstanbul'a döndü. Maliyede, tersanede, top dökümünde, orduda ıslahatlara gitti. Osmanlının gelirleri çok uzun zamandan beri, ilk defa onun sadrazamlığında, giderlerinden fazla olmuştur.
Dış ilişkilere önem verdi. Avrupa da devam eden yedi yıl savaşlarından (1756-1763) Osmanlıyı uzak tuttu. Vefatından (1763) sonra Osmanlı devleti Rusya dahil bütün Avrupa devletleri ile harbe girdi.
Küçük yaşında başladığı medrese eğitimi, hattatlığı, Arapça ve Farsça bilgisi ile maliyeciliği, tapu kadastro müdürlüğü, kâtiplik, elçilik, valilik, dışişleri bakanlığı, vezirlik ve sadrazamlığın yanında divan sahibi bir şair, kütüphaneci, tercümanlık yapmış, çeviri eserleri olan, kendisi eserler yazmış, hayırsever, ilim bilim ve devlet adamıdır.
"Şecaat ederken merd-i kıptı sirkatin söyler" beyti milletimizin darbı mesel olarak en sık kullandığı sözlerinden biridir. Her asırda, bu millete böyle gökten gönderilen adamların son bulmaması duasıyla!
Bedir'de üç katı düşmana karşı indirilen üç bin melekten daha sonrasında ki beş bin melekten (Ali İmran suresi 124. 125. Ayet-i kerimeler) Mevla'mız bahseder.
Tabi ki bizde melekleri görecek ne göz ne de gönül var! Ama hepimiz sıkışıklığımızı giderene; "Seni Allah gönderdi", "Yerde ararken gökten indi", gibi kelimeler kullanırız.
Kimi paraya, kimi işe, kimi aşa, kimi güce, kimi de akla sıkışır, akıl aslında insanların en ihtiyaç duydukları fakat fark edemedikleri en önemli vasıtadır. Bir de rahmetli babacığımdan duyduğum bir söz vardı; "Allah(c.c.) birine mal vereceğinde ilk başta o'na akıl verir, malını alacağında ilk başta o'nun aklını alır" diye.
Akıl, sahibi için büyük ve bitmeyen bir sermayedir. Akıllı adamlara geçmiş dönemlerde yaşamış idareciler o kadar ihtiyaç duymuşlardır ki; bu akıllı adamlara kendilerinin yetkilerini ihsan etmişlerdir. Mısır firavununun, Yusuf'u (a.s.) vezir yapması gibi.(Yusuf suresi 54.55.56. ayet-i kerimeler.)
Bütün kadim medeniyetler akıllı insanları idareci olarak kullanmaya çalışmışlardır, tabi ki bazıları kara vezir sıfatını alırken, bazıları aksakallı olarak toplumlarını yüceltmişlerdir.
Osmanlı İmparatorluğu da akıllı adamları toplamaya çalışmış fakat haremdeki, bazen bayanların, bazen iğdiş edilmiş harem ağalarının oyunları, bazen de yalakaların dedikoduları ile sıkıntılı zamanları toplumca yaşamışlardır.
Osmanlılar, en sıkıntılı dönemlerinde bu akıllı, gökten gelen adamları devletin ve milletin refah seviyesini yükseltmek için kullanmış ve başarılı olmuştur.
Bunlara en iyi örnek İsmi Mehmet mahlası Ragıp, lakabı koca olan İstanbul da 1699 yılında Mustafa Şevki efendinin evladı olarak doğan Koca Ragıp paşadır.
Aslen, maliye (defterdarlık) göreviyle (1724 Revan)başladığı memuriyet hayatına, İran'ın en güçlü şahsiyeti Nadir Şah'a gönderilen(1732) elçi olarak devam etmiş, daha sonrasında dışişleri bakanlığında Rusya ile yapılan Belgrad (1739) antlaşmasında, Osmanlı temsilcisi olmuş ve bir dizi başarılarından dolayı (1741) Reisülküttap(Dışişleri Bakanı) olmuştur. Maliyeci memurun dışişleri bakanı olması?
Mezhep tartışmaları yüzünden İran ile yeniden savaş durumuna gelindiğinden bu tür kavgalara son verilmesi için Caferi mezhebinin tanınması yönünde görüşler beyan etti ve bu sebeple dönemin en nüfuzlu şahsiyeti olan Dârüssaâde Ağası Hacı Beşir Ağa ile arası açıldı. Bunun üzerine reislikten azledildi (10 Rebîülevvel 1157 / 23 Nisan 1744) ve vezirliğe yükseltilmiş olarak Mısır valiliğiyle İstanbul'dan uzaklaştırıldı. (İslam ansiklopedisi cilt: 34; sayfa: 404 Mesut Aydıner)
Aydın Murahhas lığı Rakka ve Halep valiliklerinde göstermiş olduğu üstün hizmetle (1757) sadrazamlığa terfi ettirilerek İstanbul'a döndü. Maliyede, tersanede, top dökümünde, orduda ıslahatlara gitti. Osmanlının gelirleri çok uzun zamandan beri, ilk defa onun sadrazamlığında, giderlerinden fazla olmuştur.
Dış ilişkilere önem verdi. Avrupa da devam eden yedi yıl savaşlarından (1756-1763) Osmanlıyı uzak tuttu. Vefatından (1763) sonra Osmanlı devleti Rusya dahil bütün Avrupa devletleri ile harbe girdi.
Küçük yaşında başladığı medrese eğitimi, hattatlığı, Arapça ve Farsça bilgisi ile maliyeciliği, tapu kadastro müdürlüğü, kâtiplik, elçilik, valilik, dışişleri bakanlığı, vezirlik ve sadrazamlığın yanında divan sahibi bir şair, kütüphaneci, tercümanlık yapmış, çeviri eserleri olan, kendisi eserler yazmış, hayırsever, ilim bilim ve devlet adamıdır.
"Şecaat ederken merd-i kıptı sirkatin söyler" beyti milletimizin darbı mesel olarak en sık kullandığı sözlerinden biridir. Her asırda, bu millete böyle gökten gönderilen adamların son bulmaması duasıyla!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ali Nezir / diğer yazıları
- Maarif yüzyılı! / 13.01.2025
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Top oynayan çocuklara atılan füze / 30.07.2024
- Kerbela! / 16.07.2024
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Top oynayan çocuklara atılan füze / 30.07.2024
- Kerbela! / 16.07.2024