Müslümanların temizlendiği, ruhların yüceldiği, rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazan-ı Şerife girmiş bulunuyoruz. İnsanlığa hayırlar getirmesini diliyoruz.
Ramazan ayı, on iki ayın en değerlisi ve içinde Kadir gecesi bulunması sebebi ile en büyük bir fırsattır. Zira Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.
Ömrü kısa olan, Muhammed (sav) ümmeti için çok özel bir imkandır. Mesela buluğ çağından sonra 50 Ramazan geçirmiş olan bir insan, 50 bin aydan daha hayırlı bir imkan bulmuş olur ki, bu da yaklaşık 4-5 bin yıla tekabül eder. Halbuki insanlık tarihinde bu kadar uzun ömürlü bir insan bilinmemektedir.
Tabii ki iyi niyetle hareket etmek gerekir. Biri kalkıp bütün yıl dini görevlerini terk edip, sadece Kadir gecesini ihya etmek gibi bir mantık çelişkisine de düşmemelidir.
Evet, Ramazan ayı, içinde Kadir gecesinin bulunması, bir ay boyunca nefse hakim olmanın en güzel örneği olan oruç tutulması, Kur'an-ı Kerim'in hatmedilmesi, zekat ve fitre sadakasının özellikle bu ayda verilmesi bakımından, tam bir arınma ayıdır.
Bu ayda gönüller arınır, bu ayda nefisler arınır, bu ayda mallar arınır, bu ayda toplumlar arınır, bu ayda ins ve cin arınır.
Arınmış gönüllere tecelli olur, rahmet ve bereket gelir. Yüzler güzelleşir, gönüller güzelleşir, sabır gelişir, şeytanlar bağlanır.
Oruçlunun sadece yeme-içmeyi terk etmesi yeterli değildir. Gözlerin haramdan korunması, ellerin haramdan korunması, kulakların haramdan korunması, ayakların haramdan korunması, kalplerin haramdan korunması da gerekir.
Teravihler sünnet olan bir namazdır. Teravihlerde uygulananın aksine acele etmemek, iki selam arasını zikirle doldurmak gerekir.
Kur'an-ı Kerim'in tamamını okumaya mukabele denir. Mukabele, karşılıklı oturmak demektir. Hz. Peygamber efendimizle, Hz. Cebrail her Ramazan karşılıklı oturup o zamana kadar inen Kur'an ayetlerini okurlardı. Bu karşılıklı okuma sünnetine, bu sebeple mukabele denir. Peygamberimizin son Ramazan'ında mukabele iki kere yapılmıştır.
İmkan varsa, sahih bir okuyucu izlemek daha faziletlidir.
Açlık ve susuzluk halini yaşayan insanlar, açlığı ve susuzluğu bizzat tatmış olurlar. Açların ve susuzların halinden daha iyi anlarlar. Bu halle hem zekatlarını ve hem de fitre sadakalarını daha iyi verirler. Toplumumuzun içinde bulunduğu şartlar, sosyal yardımlaşmayı; zekat ve sadakayı daha da anlamlı hale getirmiştir.
Ramazan'da küçük veya büyük çaplı iftarların önemi de fazladır. Daha ziyade muhtaçların davet edildiği iftarlar, Allah nezdinde daha değerlidir. Hem sevap kazanmak ve hem de insanları memnun etmek dinen çok güzeldir.
Oruçluya saygı, çok önemli bir ahlaktır. Meşru bir mazeret sebebi ile oruç tutamayanların, hatta gayri din mensuplarının açıktan yiyip içmemesi gerekir.
Sefer halinde olup oruç tutmayan bir yolcu, yolculuğu sona erince, oruçlu olmadığı halde, iftara kadar yiyip içmemelidir.
Fakirlerin iyi tespit edilip fitre ve zekatların onlara verilmesi gerekir.
Böylece toplumda, barış ve kardeşlik, dayanışma ve huzur da sağlanmış olacaktır.
Oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan güzeldir. Demek ki, olayları ve halleri güzelleştiren şey, Allah rızası için yapılmasıdır.
Evet bu güzel ay, bu rahmet ve mağfiret ayı Ramazan, müminler için Allah'ın hususi bir lütfudur. Millet olarak, inananlar olarak bu mevsimi çok güzel değerlendirmeli ve gereği gibi hareket etmeliyiz.
Tüm inananlara rahmet, insanlığa hidayet vesilesi olmasını niyaz ediyoruz.
Ramazan ayı, on iki ayın en değerlisi ve içinde Kadir gecesi bulunması sebebi ile en büyük bir fırsattır. Zira Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.
Ömrü kısa olan, Muhammed (sav) ümmeti için çok özel bir imkandır. Mesela buluğ çağından sonra 50 Ramazan geçirmiş olan bir insan, 50 bin aydan daha hayırlı bir imkan bulmuş olur ki, bu da yaklaşık 4-5 bin yıla tekabül eder. Halbuki insanlık tarihinde bu kadar uzun ömürlü bir insan bilinmemektedir.
Tabii ki iyi niyetle hareket etmek gerekir. Biri kalkıp bütün yıl dini görevlerini terk edip, sadece Kadir gecesini ihya etmek gibi bir mantık çelişkisine de düşmemelidir.
Evet, Ramazan ayı, içinde Kadir gecesinin bulunması, bir ay boyunca nefse hakim olmanın en güzel örneği olan oruç tutulması, Kur'an-ı Kerim'in hatmedilmesi, zekat ve fitre sadakasının özellikle bu ayda verilmesi bakımından, tam bir arınma ayıdır.
Bu ayda gönüller arınır, bu ayda nefisler arınır, bu ayda mallar arınır, bu ayda toplumlar arınır, bu ayda ins ve cin arınır.
Arınmış gönüllere tecelli olur, rahmet ve bereket gelir. Yüzler güzelleşir, gönüller güzelleşir, sabır gelişir, şeytanlar bağlanır.
Oruçlunun sadece yeme-içmeyi terk etmesi yeterli değildir. Gözlerin haramdan korunması, ellerin haramdan korunması, kulakların haramdan korunması, ayakların haramdan korunması, kalplerin haramdan korunması da gerekir.
Teravihler sünnet olan bir namazdır. Teravihlerde uygulananın aksine acele etmemek, iki selam arasını zikirle doldurmak gerekir.
Kur'an-ı Kerim'in tamamını okumaya mukabele denir. Mukabele, karşılıklı oturmak demektir. Hz. Peygamber efendimizle, Hz. Cebrail her Ramazan karşılıklı oturup o zamana kadar inen Kur'an ayetlerini okurlardı. Bu karşılıklı okuma sünnetine, bu sebeple mukabele denir. Peygamberimizin son Ramazan'ında mukabele iki kere yapılmıştır.
İmkan varsa, sahih bir okuyucu izlemek daha faziletlidir.
Açlık ve susuzluk halini yaşayan insanlar, açlığı ve susuzluğu bizzat tatmış olurlar. Açların ve susuzların halinden daha iyi anlarlar. Bu halle hem zekatlarını ve hem de fitre sadakalarını daha iyi verirler. Toplumumuzun içinde bulunduğu şartlar, sosyal yardımlaşmayı; zekat ve sadakayı daha da anlamlı hale getirmiştir.
Ramazan'da küçük veya büyük çaplı iftarların önemi de fazladır. Daha ziyade muhtaçların davet edildiği iftarlar, Allah nezdinde daha değerlidir. Hem sevap kazanmak ve hem de insanları memnun etmek dinen çok güzeldir.
Oruçluya saygı, çok önemli bir ahlaktır. Meşru bir mazeret sebebi ile oruç tutamayanların, hatta gayri din mensuplarının açıktan yiyip içmemesi gerekir.
Sefer halinde olup oruç tutmayan bir yolcu, yolculuğu sona erince, oruçlu olmadığı halde, iftara kadar yiyip içmemelidir.
Fakirlerin iyi tespit edilip fitre ve zekatların onlara verilmesi gerekir.
Böylece toplumda, barış ve kardeşlik, dayanışma ve huzur da sağlanmış olacaktır.
Oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan güzeldir. Demek ki, olayları ve halleri güzelleştiren şey, Allah rızası için yapılmasıdır.
Evet bu güzel ay, bu rahmet ve mağfiret ayı Ramazan, müminler için Allah'ın hususi bir lütfudur. Millet olarak, inananlar olarak bu mevsimi çok güzel değerlendirmeli ve gereği gibi hareket etmeliyiz.
Tüm inananlara rahmet, insanlığa hidayet vesilesi olmasını niyaz ediyoruz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Baki Bektaş / diğer yazıları
- Gerçek hayat ahiret hayatıdır / 09.09.2003
- Tek çare birlik / 11.09.2002
- Misyonerlik faaliyetlerinin boyutları / 30.05.2002
- Halkımız çok iyi bir gözlemci / 25.05.2002
- Derviş'e göre deniz bitti / 24.05.2002
- Aziz ol, Elazığ / 17.05.2002
- Kayseri, sen ne imişsin! / 15.05.2002
- Tek çare birlik / 15.04.2002
- Görebilmek / 08.04.2002
- En büyük terör işgaldir / 06.04.2002
- Tek çare birlik / 11.09.2002
- Misyonerlik faaliyetlerinin boyutları / 30.05.2002
- Halkımız çok iyi bir gözlemci / 25.05.2002
- Derviş'e göre deniz bitti / 24.05.2002
- Aziz ol, Elazığ / 17.05.2002
- Kayseri, sen ne imişsin! / 15.05.2002
- Tek çare birlik / 15.04.2002
- Görebilmek / 08.04.2002
- En büyük terör işgaldir / 06.04.2002