Sahabenin ne demek olduğunu bir hatırlayalım. İslam olmuş bir kişinin Peygamber Efendimizi (s.a.a.) bir kez görmesi İman üzere Müslüman olarak ölmüş olmasıyla elde edeceği makamın adı. Bir kişi ilk iman edip Efendimizi görse sonra dinden çıkıp mürtet olsa veya Efendimizin vefatından sonra tekrar dine girse sahabe olmuş olmaz. Bu tarif hadisçilere göredir. (İbn Hacer El-Askalâni El-İşabe I 6. )
Bazı Usûl-i fıkıh âlimlerinin sahabe tariflerinde ise Hz. Peygamber'le altı ay veya daha fazla birlikte bulunmak, ilim öğrenmek maksadıyla yanına çokça gidip gelmek ve kendisinden hadis rivayet etmiş olmak gibi şartlar aranmaktadır. (usul âlimlerinin sahabe tanımları ve eleştiriler için bk. İyâde Eyyûb el-Kübeysî, s. 62-66).
Dost ve arkadaş manasına gelen sahabi kelimesinin çoğulu ashap ve sahabedir.
Sahabe Peygamber Efendimizle beraber bulunmuş ve yanında olmuş insanlar. Hani, Ya Resulüllah, seni kendi nefsim dem daha çok sevemiyorum denildiğinde; İmanın olmadı ya Ömer deyip, beni kendi nefsinden daha çok sevmen gerekir, ikazına muhatap olan zümre.
Pekâlâ, Efendimize bu kadar yakın olan dost ve arkadaşlarına bakın Peygamberimiz bir gün ne diyor; "Mutlaka kardeşlerime kavuşmamı arzuladım."(Bunun üzerine kendisini dinleyenler) şöyle dediler: "Biz senin kardeşlerin değil miyiz?"
O şöyle cevap verdi: "Sizler benim ashabım ve arkadaşlarımsınız. Benden sonra da beni görmedikleri halde bana inanan bir topluluk gelecektir".
"Sizler benim ashabımsınız, kardeşlerim ise henüz gelmemiş olanlardır." buyurdular.
Bunun üzerine ashap: " Ümmetinden henüz gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın, ey Allah'ın Resulü?" dediler.
Peygamber Efendimiz (s.a.a):" Bir adamın alnı ve ayakları ak olan bir atı olduğunu düşünün. Adam bu atını hepsi de simsiyah olan bir at sürüsü içinde bulamaz mı?" diye sordu.
Sahabe:" Evet, bulur, ey Allah'ın Resulü!" dediler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (s.a.a.)şöyle buyurdu:" İşte onlar da abdestten dolayı yüzleri nurlu, el ve ayakları parlak olarak gelecekler. Ben önceden gidip Kevser havuzumun başında ikram etmek için onları bekleyeceğim. Dikkat edin! Birtakım kimseler yabancı devenin sürüden kovulup uzaklaştırıldığı gibi benim havuzumdan kovulacaklar. Ben onlara «Gelin buraya» diye nidâ edeceğim.
Bana: « Onlar senden sonra hâllerini değiştirdiler, (Sen'in Sünnet 'ini takip etmeyip başka yollara saptılar, büyük günahlar işlediler.)» denilecek. Bunun üzerine ben de: « Uzak olsunlar, uzak olsunlar» diyeceğim."
(Müslim, Tahâret, 39)
Ahmet ve ibni Habban, Ebi said el-hudri'den o'da Resulüllah ( s.a.a.) den ;"Bir adam geldi ve dedi ki; Ey Allah'ın Resulü seni görene ve iman edene müjdeler olsun.
Peygamber (a.s.s.) dedi ki; Beni görene ve bana iman edene Müjdeler olsun. Müjdeler olsun, sonra müjdeler olsun sonra müjdeler olsun beni görmeden bana iman edene.(Müsnedi Ahmet. Kitab; Bagi Müsnedi Mükessirin. Babı Müsnedi mükessirin. Hadis Sayı; 12168. Ed-dürul Mensur fi Tefsi-ril Mensur İmam Hafız Celaleddin Essuyuti. Darül- ahyai Ettırasil-Arabi Beyrut Lübnan cilt. 1 sayfa. 63)
İşte Peygamber Efendimizin(s.a.a.) sonradan onu görmeden ona iman edeceklere verdiği paye "Kardeşlerim", ve verdiği Müjdeler.
Ne mutlu O ashabı imrendirecek Efendimizin kardeşlerine.
Bazı Usûl-i fıkıh âlimlerinin sahabe tariflerinde ise Hz. Peygamber'le altı ay veya daha fazla birlikte bulunmak, ilim öğrenmek maksadıyla yanına çokça gidip gelmek ve kendisinden hadis rivayet etmiş olmak gibi şartlar aranmaktadır. (usul âlimlerinin sahabe tanımları ve eleştiriler için bk. İyâde Eyyûb el-Kübeysî, s. 62-66).
Dost ve arkadaş manasına gelen sahabi kelimesinin çoğulu ashap ve sahabedir.
Sahabe Peygamber Efendimizle beraber bulunmuş ve yanında olmuş insanlar. Hani, Ya Resulüllah, seni kendi nefsim dem daha çok sevemiyorum denildiğinde; İmanın olmadı ya Ömer deyip, beni kendi nefsinden daha çok sevmen gerekir, ikazına muhatap olan zümre.
Pekâlâ, Efendimize bu kadar yakın olan dost ve arkadaşlarına bakın Peygamberimiz bir gün ne diyor; "Mutlaka kardeşlerime kavuşmamı arzuladım."(Bunun üzerine kendisini dinleyenler) şöyle dediler: "Biz senin kardeşlerin değil miyiz?"
O şöyle cevap verdi: "Sizler benim ashabım ve arkadaşlarımsınız. Benden sonra da beni görmedikleri halde bana inanan bir topluluk gelecektir".
"Sizler benim ashabımsınız, kardeşlerim ise henüz gelmemiş olanlardır." buyurdular.
Bunun üzerine ashap: " Ümmetinden henüz gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın, ey Allah'ın Resulü?" dediler.
Peygamber Efendimiz (s.a.a):" Bir adamın alnı ve ayakları ak olan bir atı olduğunu düşünün. Adam bu atını hepsi de simsiyah olan bir at sürüsü içinde bulamaz mı?" diye sordu.
Sahabe:" Evet, bulur, ey Allah'ın Resulü!" dediler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (s.a.a.)şöyle buyurdu:" İşte onlar da abdestten dolayı yüzleri nurlu, el ve ayakları parlak olarak gelecekler. Ben önceden gidip Kevser havuzumun başında ikram etmek için onları bekleyeceğim. Dikkat edin! Birtakım kimseler yabancı devenin sürüden kovulup uzaklaştırıldığı gibi benim havuzumdan kovulacaklar. Ben onlara «Gelin buraya» diye nidâ edeceğim.
Bana: « Onlar senden sonra hâllerini değiştirdiler, (Sen'in Sünnet 'ini takip etmeyip başka yollara saptılar, büyük günahlar işlediler.)» denilecek. Bunun üzerine ben de: « Uzak olsunlar, uzak olsunlar» diyeceğim."
(Müslim, Tahâret, 39)
Ahmet ve ibni Habban, Ebi said el-hudri'den o'da Resulüllah ( s.a.a.) den ;"Bir adam geldi ve dedi ki; Ey Allah'ın Resulü seni görene ve iman edene müjdeler olsun.
Peygamber (a.s.s.) dedi ki; Beni görene ve bana iman edene Müjdeler olsun. Müjdeler olsun, sonra müjdeler olsun sonra müjdeler olsun beni görmeden bana iman edene.(Müsnedi Ahmet. Kitab; Bagi Müsnedi Mükessirin. Babı Müsnedi mükessirin. Hadis Sayı; 12168. Ed-dürul Mensur fi Tefsi-ril Mensur İmam Hafız Celaleddin Essuyuti. Darül- ahyai Ettırasil-Arabi Beyrut Lübnan cilt. 1 sayfa. 63)
İşte Peygamber Efendimizin(s.a.a.) sonradan onu görmeden ona iman edeceklere verdiği paye "Kardeşlerim", ve verdiği Müjdeler.
Ne mutlu O ashabı imrendirecek Efendimizin kardeşlerine.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ali Nezir / diğer yazıları
- Maarif yüzyılı! / 13.01.2025
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Top oynayan çocuklara atılan füze / 30.07.2024
- Kerbela! / 16.07.2024
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Top oynayan çocuklara atılan füze / 30.07.2024
- Kerbela! / 16.07.2024