AKP kurmaylarının tüm avazlarıyla "Amerika'yla stratejik müttefikiz" diye vaveyla koparttıkları süreçte, ABD conileri, Süleymaniye'de Türk askerinin başına çuval geçiriyor. ABD beslemesi PKK da, yıllardan beri, Türk askerini ve Türk milletini hedef alıyor.Başbakan R. T. Erdoğan, efeleniyor.Önce ABD Büyükelçisi, "sınır ötesine geçemezsiniz" diyor. Diyor, ama kendisinden konuşmuyor ki... Büyükelçi karşısında "bir nevi madara" olan Erdoğan, PKK'ya karşı harekât hususunu güya Bush ile görüştüğünü açıklıyor; güya, "bizim muhatabımız Büyükelçi değil" havası basıyor. Erdoğan, Bush'ta harekât müsaadesi istedim, diyecek değil herhalde... O rahatlık belki Amerikan Yahudi lobisine "Bu adamı kullanın... Delikten aşağı süpürmeyin, kullanın" şeklinde halen "Başbakan'a hakaretten dava konusu" olan pazarlama tekniğinin sahibi Cüneyt Zapsu'dan beklenebilir.Erdoğan, Bush ile görüşüyoruz diyor; diyor ama... ABD Dışişleri Sözcüsü, Beyazsaray'dan aynen Büyükelçinin ağzıyla sesleniyor: "Sınır ötesine geçemezsiniz".Böyle olacağı baştan belliydi: çünkü Türk askerinin başına çuval geçiren devletten, Türk askerini şehit eden PKK için "harekat müsaadesi" istenmez.Bu "omurgasız bir politik duruş"tur.Bush, Erdoğan'ı "Irak'taki ABD lejyoner"leri Talabanî ve Barzani'ye havale ediyor; onlarla halleşin diyor. Düşünün ki, Bush'un vaziyetinde Mehmet Barlas bile utanıyor; Batılı olmanın ölçüsü Başkan Bush değildir, diyor.O Talabani ve Barzani ki, daha üç-beş gün önce, Aziz Veysel gibi PKK'nın elebaşını, "Kürdistan'ın güvenlik komutanı" yapıyorlar. Hatta dün Barzani, "sınır ötesi harekât"ı tecavüz olarak niteleyip, her hangi bir ülke Kürdistan'a saldırırsa kendimizi savunacağız, diyerek Erdoğan'a mesaj gönderiyor.AKP'nin stratejik ortağı ABD'ye göre, PKK'ya karşı "muhtemel bir harekât"ta işte bu "Bedevî politik müsveddeler"in onayını alacakmışız...Türkiye'nin "omurgasız dış politikalar" ile nerelere sürüklendiğini varın siz hesap edin! Hesap edin ki, "dıştan icazetli politika" ile "milletten icazetli ve milli çözüm sahibi politika" arasındaki mukayese dahi edilemeyecek "büyük fark" ortaya çıksın.BTP kadrolarından gayrı bir delikanlı da çıkıp, "Sen güya 'Atlantik ötesini tehdit ediyor' yalanıyla Ortadoğu'yu kan gölüne çevirirken kimseden müsaade istemiyorsun da, her gün 5-10 evladını şehit veren Türkiye mi 'teröristlerin yatakçıları'ndan onay ve müsaade alacak, hadi bakayım oradan seni gibi Türk'ü bilmez seni..." demiyor?Erdoğan, "stratejik ortak"larında umut bulamayınca, NATO'yu attı ortaya, onlara sarılıverdi... NATO yetkilileriyle görüşüyoruz, onlarla temas halindeyiz, diyor. Sanki NATO, Bush'un "taşeron firması" değilmiş gibi... NATO yetkilileri de benzer Amerikan ağzı kullanıyorlar: "Başınıza iş açarsınız, ABD gibi diğer NATO üyeleri de böylesi bir 'operasyon hevesi'nizi doğru bulmuyor". 2004'ün Haziran'ının ortasında İstanbul'a gelen Bush'un danışmanlarından futurist Prof. Nisbitt'in ifadesiyle, Başkan Bush Ortadoğu'ya Armageddon inancıyla çöreklenmiş, Büyük Ortadoğu Projesi de bu mantık ekseninde şekillendirilmiş, NATO'nun yeni rotası da bu inançla oluşturulmuştur...Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün eline "Stratejik Vizyon Belgesi" tutuşturan Condi Teyzeyi bilirsiniz; bu teyze, dün sözün bittiği noktayı gösteriyor... BOP'un hedefini, "bölgedeki 22 ülkenin sınırlarını ve kimyasını değiştirmek" olarak açıklayan ABD Dışişleri Bakanı C. Rice, "yeni bir Ortadoğu için zamanın geldiğini" söylüyor dün İsrail ziyaretinde.Tablo bu kadar açık ve nettir. Dolayısıyla Erdoğan'ın yaptığı, Türk Milletini oyalamaktır. Bu oyalama ise, sadece Türk milletinin şehit cenazelerini artırmaktadır.Bölgemizin vaziyeti bu derece vahim iken, Başbakan Erdoğan, "devlet yönetim geleneği"nde olmayan yöntemlerle Türkiye'nin dış politikasını "Bu adamı kullanın... delikten aşağı süpürmeyin, kullanın" diyen Zapsu ile götürüyor... Olmaz; yanlış, binlerce kere yanlış... Zapsu'nun stratejik görüşmelerinin kaydı-kuydu dahi yok. Konu kendisine sorulduğunda Erdoğan, Zapsu MYK üyemiz, diyor.Şayet bir partinin MYK üyeliği "devletin en stratejik politikaları"nda söz sahibi kılıyor ise, milletvekili seçiminin ve bakan atamalarını ne anlamı var? AKP'nin bu "devlet çarkı", hangi Anayasa veya yasalara göre işliyor; hangi Anayasa veya yasaları ihlal ediyor?! Yoksa sayın Erdoğan, kendinden önceki başbakanların Yüce Divan'da sıyırmalarından mı cesaret alıyor?! Alıyorsa; almasın...Dün teslim ettikleri Apo'yu "milliyetçi"lere ipten indirtip İmralı'da besletenler, bugün Türkiye'yi benzer "omurgasız politika"lara mahkum ediyorlar. Başımızın üzerinde taşımdığımız şehit cenazelerinin yanı sıra, Amerikan subaylarının önümüze koydukları BOP haritalarında açıkça görüldüğü üzere "omurgasız politika"lar Türkiye'ye pahalıya patlıyor. Türkiye'yi ve Türk milletini, parçalıyor, yok ediyor. Bu vahim fatura, sadece dış politik zaafiyetlerden kaynaklanmıyor. Onurlu bir milli duruş için, asaletli bir dış politika için, "Kuvay-ı Milliye" ruhuyla donanmış yürek kadar "milli ekonomi modeli" ile donanmış "ekonomik bağımsızlık" da şarttır. BTP'nin "milli duruş"taki gücü işte bu "somut bağımsızlık"tan kaynaklanmaktadır. Aksi halde dünün sloganik milliyetçiliği gibi, bugünün ecnebi parasına el açmış ve IMF aklına teslim olmuş "tek başına iktidar"ı da "omurgasız politik duruş"tan başka bir duruş sergileyemez. Böylesi bir "omurganız duruş", Türk milletine çok pahalıya mal oluyor, görüyorsunuz... O halde akıl için, "bu sefer BTP" demekten başka yol var mı?
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
- Kongrelerden milli devlete bir iman mücadelesi / 25.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
- İnsan bu kadar da ucuz değil! / 23.07.2019
- Amerika da Haydar Hoca'ya mahkûm / 22.07.2019
- İşsizliğin çok daha ağır faturaları var / 20.07.2019
- Sosyal patlamalara gebe kronik işsizlik / 17.07.2019
- Türkiye “hard currency”ye muhtaç değil / 13.07.2019
- İşçinin emeği ve sendikaların vebali / 11.07.2019
- Para, faiz ve MB Başkanı / 10.07.2019
- Çin’de-Maçin’de değil, kurtuluş içimizde / 08.07.2019
- Türkiye yeni çağa ayak uydurmalı / 07.07.2019
























































