2 büyük deprem, ekonomik krizler atlatan üçlü koalisyon hükümeti, Devlet Bahçeli'nin ani bir kararıyla dağılmıştı. Ülkemizde bir kaos havası hakimdi. Milletimiz arayış içerisindeydi. Milletimiz siyasette yeni yüzler, partiler ve liderler görmek istiyordu.
25 Eylül 2001 yılında Bağımsız Türkiye Partisi kuruldu. Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'tı. Bu partinin farklı bir siyaset anlayışı vardı. Dini terimler kullanmıyor, sivri cümlelerle siyaset ve medyaya saldırmıyor, rejimi tartışmıyordu.
Devlet ve milletimizin sorunlarını anlatıyor, çarelerini millete sunuyordu. BTP'nin en önemli konu başlıklarından biri de madenlerimizdi.
Kimsenin doğal kaynaklarımızdan, madenlerimizden bahsetmediği o günlerde Prof. Dr. Haydar Baş, 10 Ocak 2002'de şu açıklamayı yapıyordu;
"Dünyanın en kıymetli madenlerine sahip, bir petrol denizinin üzerinde oturduğu söylenen ülkemiz, bugünkü şartlarda bu imkânlarını kullanmaktan adeta men edilmekte, kaynaklar emperyalist güçlerce bilinçli bir şekilde saklanmaktadır.
Irak'ta tezgâhlanan bir savaşın ise, Türkiye'yi de etkilemesi kaçınılmazdır. Türkiye'yi etkileyecek bir savaş ortamında Ortadoğu'daki bu liderlik vasfı sona ereceği gibi, bölgeden dünyaya açılacak yeni nakil yolları da ortaya çıkacaktır. Afganistan, petrol taşımacılığında ülkemize alternatif bir hat sağlayabilecek konumda olması sebebiyle bir başlangıçtır. Ortadoğu'nun tamamında operasyonların devam etmesi de işte bu gerekçelerle kuvvetle muhtemeldir." (Yeni Mesaj)
Milletimiz bu gür sesi ve dile getirilen gerçekleri duymak istemedi. Popüler cümlelere dini kavramlar katan dünü karalayan, sınırsız umut vaat eden AKP'den yana tercih kullandı.
AKP iktidar oldu. Sayın Erdoğan, 'Bizden 3 yıl hiç bir şey beklemeyin' dedi. 3, 5, 7, 10 derken 16 yıl oldu. Devlet ve milletin borçları eski iktidar zamanına göre 50 kat hatta 80 kat arttı.
AKP'nin savunması hazırdı; 'Yol yapıyoruz artı bizim yeraltı kaynaklıklarımız yok ki' diyordu.
Prof. Dr. Haydar Baş ise ülkemizde bulunan yer altı kaynaklarının nasıl yabancı şirketlere satıldığı metrekare hesabı üzerinden anlatıyordu;
1-Trans Atlantik Petrol şirketi: Mardin, Bedirhan, Diyarbakır, Bahar, Göksu, Arpa, İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Lalapaşa olmak üzere toplam 3.7 milyon dönüm büyüklüğünde arazide 61 kuyuda petrol çıkarıyor.
2-Türkstren Co şirketi: Diyarbakır, Kırtepe, Sahaban, Gerdüz, Kastel, Hazra, Kayaköy, Ergani'de toplam 6 milyon dönüm arazide, yani Türkiye'nin yüzde 1'ine tekabül eden sahada 200 kuyuda petrol çıkarıyor.
3-Alaaddin Middle petrol şirketi: İstanbul, Arpatepe, Zeynel, Nemrut, Altınakar, Eruh, Özpınar'da toplam 2,5 milyon dönüm arazide, ülkemiz yüzölçümünün binde 4'üne tekabül eden alanda 45 kuyuda petrol çıkarıyor.
4-Güney Yıldızı petrol şirketi: Arpatepe, Karakilise, Çalgan, İdil, Ovaköy, Kahta, Bulgur Dağı, Zeynel, Nemrut ve Hasancık bölgesinde 2.5 milyon dönüm arazide Türkiye'nin binde 4'üne tekabül eden alanda 20 kuyuda petrol çıkarıyor.
5-Delta Petrol: 4 milyon dönümde.
6-Petroka Petrol: 2 milyon dönümde.
7-Anol Petrol: 4,7 milyon dönümde petrol çıkarıyor.
Dünyanın en zengin ikinci altın rezervine sahip Türkiye'deki altın çıkaran firmalardan bazılarını da burada analım:
Koza Grubu, Çalık Grubu, Lidya Madencilik, Tüprag Madencilik, Arina, Odesey, Eldorado Gold, Strateks, Yurasya, İlmed, Galata Madencilik, Doğu Truva Madencilik, Kuzey Truva Madencilik, Çanakkale Madencilik, 30 ruhsatla İhlas Grubu, 96 ruhsatla Yıldızlar Holding, Cengiz Holding?"
Ve Sayın Baş bir kez daha milletimize sesleniyordu; "Bir kere daha diyelim: Türkiye'de işlenmemiş hali 3 katrilyon dolar olan yer altı zenginliklerimiz var. Bunlar milletin hakkı ve biz millete vereceğiz."
Sen, bu hakikati duymak istemeyince, görmek istemeyince ne oldu biliyor musun? Satış devam etti;
PETKİM, TÜPRAŞ, başta olmak üzere AKP iktidarları 81 elektrik santrali, 36 maden sahasını çoğu yabancı olan firmalara sattı.
Ayrıca Eti holding, Eti bakır a.ş, Eti elektrometalürji a.ş, Eti gümüş a.ş, Eti krom a.ş, Çayeli Bakır İşletmeleri a,ş, Karadeniz Bakır İşletmesini (KBİ) yine AKP hükümetleri sattı. Ve şimdilerde dünya rezervinin % 75'i ülkemizde olan ve geleceğin yakıtı olarak adlandırılan 'BOR' madenlerimiz özelleştiriliyor.
Şimdi Enerji Bakanı çıkmış diyor ki; 'Sattığımız madenleri 10 katına geri alıyoruz'
Milletimiz ne versen alıyor zaten!
25 Eylül 2001 yılında Bağımsız Türkiye Partisi kuruldu. Lideri Prof. Dr. Haydar Baş'tı. Bu partinin farklı bir siyaset anlayışı vardı. Dini terimler kullanmıyor, sivri cümlelerle siyaset ve medyaya saldırmıyor, rejimi tartışmıyordu.
Devlet ve milletimizin sorunlarını anlatıyor, çarelerini millete sunuyordu. BTP'nin en önemli konu başlıklarından biri de madenlerimizdi.
Kimsenin doğal kaynaklarımızdan, madenlerimizden bahsetmediği o günlerde Prof. Dr. Haydar Baş, 10 Ocak 2002'de şu açıklamayı yapıyordu;
"Dünyanın en kıymetli madenlerine sahip, bir petrol denizinin üzerinde oturduğu söylenen ülkemiz, bugünkü şartlarda bu imkânlarını kullanmaktan adeta men edilmekte, kaynaklar emperyalist güçlerce bilinçli bir şekilde saklanmaktadır.
Irak'ta tezgâhlanan bir savaşın ise, Türkiye'yi de etkilemesi kaçınılmazdır. Türkiye'yi etkileyecek bir savaş ortamında Ortadoğu'daki bu liderlik vasfı sona ereceği gibi, bölgeden dünyaya açılacak yeni nakil yolları da ortaya çıkacaktır. Afganistan, petrol taşımacılığında ülkemize alternatif bir hat sağlayabilecek konumda olması sebebiyle bir başlangıçtır. Ortadoğu'nun tamamında operasyonların devam etmesi de işte bu gerekçelerle kuvvetle muhtemeldir." (Yeni Mesaj)
Milletimiz bu gür sesi ve dile getirilen gerçekleri duymak istemedi. Popüler cümlelere dini kavramlar katan dünü karalayan, sınırsız umut vaat eden AKP'den yana tercih kullandı.
AKP iktidar oldu. Sayın Erdoğan, 'Bizden 3 yıl hiç bir şey beklemeyin' dedi. 3, 5, 7, 10 derken 16 yıl oldu. Devlet ve milletin borçları eski iktidar zamanına göre 50 kat hatta 80 kat arttı.
AKP'nin savunması hazırdı; 'Yol yapıyoruz artı bizim yeraltı kaynaklıklarımız yok ki' diyordu.
Prof. Dr. Haydar Baş ise ülkemizde bulunan yer altı kaynaklarının nasıl yabancı şirketlere satıldığı metrekare hesabı üzerinden anlatıyordu;
1-Trans Atlantik Petrol şirketi: Mardin, Bedirhan, Diyarbakır, Bahar, Göksu, Arpa, İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Lalapaşa olmak üzere toplam 3.7 milyon dönüm büyüklüğünde arazide 61 kuyuda petrol çıkarıyor.
2-Türkstren Co şirketi: Diyarbakır, Kırtepe, Sahaban, Gerdüz, Kastel, Hazra, Kayaköy, Ergani'de toplam 6 milyon dönüm arazide, yani Türkiye'nin yüzde 1'ine tekabül eden sahada 200 kuyuda petrol çıkarıyor.
3-Alaaddin Middle petrol şirketi: İstanbul, Arpatepe, Zeynel, Nemrut, Altınakar, Eruh, Özpınar'da toplam 2,5 milyon dönüm arazide, ülkemiz yüzölçümünün binde 4'üne tekabül eden alanda 45 kuyuda petrol çıkarıyor.
4-Güney Yıldızı petrol şirketi: Arpatepe, Karakilise, Çalgan, İdil, Ovaköy, Kahta, Bulgur Dağı, Zeynel, Nemrut ve Hasancık bölgesinde 2.5 milyon dönüm arazide Türkiye'nin binde 4'üne tekabül eden alanda 20 kuyuda petrol çıkarıyor.
5-Delta Petrol: 4 milyon dönümde.
6-Petroka Petrol: 2 milyon dönümde.
7-Anol Petrol: 4,7 milyon dönümde petrol çıkarıyor.
Dünyanın en zengin ikinci altın rezervine sahip Türkiye'deki altın çıkaran firmalardan bazılarını da burada analım:
Koza Grubu, Çalık Grubu, Lidya Madencilik, Tüprag Madencilik, Arina, Odesey, Eldorado Gold, Strateks, Yurasya, İlmed, Galata Madencilik, Doğu Truva Madencilik, Kuzey Truva Madencilik, Çanakkale Madencilik, 30 ruhsatla İhlas Grubu, 96 ruhsatla Yıldızlar Holding, Cengiz Holding?"
Ve Sayın Baş bir kez daha milletimize sesleniyordu; "Bir kere daha diyelim: Türkiye'de işlenmemiş hali 3 katrilyon dolar olan yer altı zenginliklerimiz var. Bunlar milletin hakkı ve biz millete vereceğiz."
Sen, bu hakikati duymak istemeyince, görmek istemeyince ne oldu biliyor musun? Satış devam etti;
PETKİM, TÜPRAŞ, başta olmak üzere AKP iktidarları 81 elektrik santrali, 36 maden sahasını çoğu yabancı olan firmalara sattı.
Ayrıca Eti holding, Eti bakır a.ş, Eti elektrometalürji a.ş, Eti gümüş a.ş, Eti krom a.ş, Çayeli Bakır İşletmeleri a,ş, Karadeniz Bakır İşletmesini (KBİ) yine AKP hükümetleri sattı. Ve şimdilerde dünya rezervinin % 75'i ülkemizde olan ve geleceğin yakıtı olarak adlandırılan 'BOR' madenlerimiz özelleştiriliyor.
Şimdi Enerji Bakanı çıkmış diyor ki; 'Sattığımız madenleri 10 katına geri alıyoruz'
Milletimiz ne versen alıyor zaten!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025