logo
09 ŞUBAT 2026

Müslümanları, papazların kucağına nasıl sürüklüyorlar?

29.12.2004 00:00:00
Dinlerarası diyalogun yerli şarlatanları, "samanyolu altından su yürüterek" yaptıkları misyonerlik çalışmalarını, "Efendim bu işler öyle diniman meselesiyle ilgili değil, Müslümanları dininden kopartmak değil, camiden kopartarak kiliseye-havraya taşımak değil; toplumun mozaikleri arasında çay-kahve içmeyi artırmak, dostane ilişkileri geliştirmektir" diye izah getiriyorlar.

Böyle olsaydı, çay-kahve tüketimi artardı beyler!

Şimdi ise kiliselerde başörtülü kadınlar, noel ayinlerinde başı kapalı kızlar, kilise evlerinde Aliler, Ahmetler, Turgaylar, Hasanlar artıyor. Babasından harçlık alamayan, devletinden burs temin edemeyen gariban vatandaşımızın Müslüman evladı, 50 euro-100 euro için papazların kilise evlerine düşüyor. Müslüman kılıklı gizli Hıristiyanlar çoğalıyor. Gazetelere göz atmıyor musunuz; nurcu papazlar, nurcu Hıristiyanlar artıyor.

Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Bilal Eser, 2003 yılında misyonerlik ve diyalog faaliyetlerinden etkilenen 10 bini aşkın gencin din değiştirdiğini, küfür bataklığına sürüklendiğini açıklıyor. Alın size fatura, alın size sonuç, alın size diyalogun meyvesi...

Hiç sözü eğip-bükmeye, akademik kıvırtmalara imkan ve hacet yok; diyalog misyonerliktir. Tanımı da budur, kurumlanması da bunun içindir; başı da, ortası da, sonu ve sonuçları da budur.

Diyalog, Müslümanları son peygamber Alemlere rahmet Hz. Muhammed'den kopartmaktır. Diyalog, Müslümanları camiden uzaklaştırarak kiliseye-havraya sürüklemektir. Diyalog, 15 asırlık İslam medeniyetinin temellerine ve örfüne aykırı olarak Müslüman kadınları Hıristiyan sünnetsizlere ve Yahudilere nikahlama devrimidir. Diyalog, papalık misyonudur.

Hiç kimse İslam üzerinde ve Hz. Muhammed'e iman hususunda Vatikan tiyatrosu oynamasın; ülkemizde 1994'lü yıllardan bu yana hızlandırılan dinlerarası diyalog çalışmalarının semeresine baksın... Diyalogun ne olduğunu seyretsin, akılı ve imanı varsa anlasın.

Bakınız Zaman'dan Müslüman kılıklı Ahmet Şahin, Fetullah Gülen'in anlattıklarında neler naklediyor: Diyalog ve hoşgörü adına değişik kiliselere gidilip "Gelin Kur'an'ı beraber okuyalım." deniliyor. Değişik yerlerde "Siz de bizim İncil derslerimize iştirak edin." diyorlar. Bu, karşılıklı olur (Zaman, 21 Nisan, 2004)

Yanlış okumadınız, Gülen'in takımı diyalog namına İncil dersleri alıyor, aldırıyor.

Hatta bu "papalık misyonu" bağlamında yabancı ülkelerdeki öğrenciler, Türkiye'ye getirtilip başta şu "İstanbul Konstantin'dir, ben de Konstantin merkezli ekümenik patriğim ve yeni Roma'nın lideriyim" diyen ABD destekli Bartholomeos papazı olmak üzere pekçok papaza ve hahama getiriliyor, ziyaret ettiriliyor. Kendi ifadeleriyle "tabuları yıkan seyahet"ler yapılıyor; aynen Müslüman kadınları sünnetsiz Hıristiyan erkeklere nikahlayıp "bu bir devrim" (Zaman, 17 Nisan 2000) diye manşete çıkardıkları gibi...

Yabancı ülkelerden öğrenciler, bakınız, nasıl papazların kucağına sürükleniyor. Müslüman kılıklı diyalogcuların Viyana'daki ağabeylerinden Tercan Ali Baştürk anlatıyor "tabuları yıkan seyahat" diye... (Bkz, Avusturya-Çağlayan dergisi, Nisan 2000, s.31-36).

2000 yılının Nisan ayında Avusturya'dan bir grup genç, "dinlerarası diyalog perspektifli bir gezi" ile Türkiye'ye gidiyoruz. 21 Nisan Cuma sabahı İstanbul'da bir otelde misafir ediliyoruz... gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'na kahvaltı yapmaya gidiyoruz. Başkan Harun Tokak ve yardımcısı Cemal Uşşak bizi ağırlıyor. Diyalogun ilk nişanesi olarak üç ilahi dinin usulü ile yemek duası yapılıyor...

13:30'da vakıf yetkilisi Cemal beyle Vatikan İstanbul temsilcisi papaz Marotvich'e götürüyor. Kapıda karşılıyorlar. Marotvich, kendinden önceki papaz Papa Ron Calli'yi anlatıyor. Marotvich'in anlattıkları bizde o salih insana karşı sevgi hisleri oluşturuyor. Ardından Marotvich'in önderliğinde beraberce Cevşen'den bölümler okuduk ve Hıristiyan usulü dualar ettik. (Marotvich de Nurcu papaz ya; bu sebeple Cevşen'i balıkçının olta yemi gibi yanından eksik etmiyor)... Tabular sarsılıyor, önyargılar kırılıyor, sabit fikirler dağılıyor... Hediyeleşmek faslından sonra "cennette buluşmak üzere" diye ayrıldık...

Sonra Zaman gazetesinden Abdullah Aymaz'la görüştük. İlahi dinlerin salikleri olarak bu kadar birlerin arasında niçin ayrı duralım, tavsiyesini içeren sohbet dinledik...

22 Nisan Cumartesi günü ise Ortodoks patriği 2. Bartholomeos'a gittik. Saat 13:00'tü. Genç papaz Stefanos bizleri kapıda karşıladı. Bartholomeos, nasihatlerde bulundu...

Neticede şu ortak kararları aldık: Belli zamanlarda ortak mekanlarda ortak ibadet için buluşacağız. Orada beraber bir hafta Allah'a ibadet edeceğiz.

İşte diyalog... İşte yerli yabancı öğrencilerin nasıl papazların hahamların kapısına taşındıklarının canlı örneği.

Bu misyonerlik değil öyle mi? Bal gibi misyonerlik... Bu kabil dinlerarası diyalog çalışmalarını, misyonerlik kabul etmeyenin ya aklı yok, ya da imanı.

Şimdi anladınız mı, Milliyet'in "Burası cami değil kilise" diye sevinçle manşetten verdiği 24 Aralık Noel kutlamalarında kiliseleri dolduran başörtülülerin kimlerin meyvesi olduğunu, kimlerin çalışmasının mahsulü olduğunu.

"Papalık misyonunun bir parçası olduğunu" Papa'nın huzurunda ilan eden Fetullah Gülen'in ve diyalogcu avanesinin himmeti ve hizmeti efendiler bunlar... Papazlarla, hahamlarla, Marotvich'le ve Bartholomeos'la beraber haşr olmayı dileyenler bu hizmete devam etsin.

Alemlere rahmet Hz. Muhammed'le haşr olmak isteyenler beri gelsin!
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.