Rauf Denktaş'ın dile getirdiğibazı gerçekler
1 - Annan Planı Birleşmiş Milletler'in yüz karasıdır. Dünyanın hiçbir yerinde "Böyle bir referandum" yapılmış değildir.
2 - Bu durum sadece "tezgahlanmış bir oyundur". Bir halkı kendi istediği yere değil, başkalarının planladığı yere götürmek için bu oyun tezgahlanmış bulunmaktadır. Kaldı ki Rum tarafı lideri Papadapulos da bu planı reddetmektedir. Kısacası, Kıbrıs halkına barış adına bir nevi ilerideki çatışmalara taban oluşturacak birleşme zorla uygulanmak istenmektedir. Bu durum ise yazıktır, günahtır ve BM adına ayıptır.
3 - Kıbrıs meselesini Türkiye'nin AB yoluna engel olarak koyanlar, zaten Türkiye'nin AB'ye girmesini istememekte olanlardır. Bu engel kalktıktan sonra, yerine başka engeller konulacaktır. Sonunda sadece Kıbrıs değil Türkiye'mizin de parçalanmasına gidilecektir. Bu metotları batı yüz yıllardan beri kullanmaktadır. M.K. Atatürk bunların yolunu kesmişti, ama şimdi bu oyunlar yeniden başlamış bulunmaktadır! Üstelik Fransa Dışişleri Bakanı Barnier, Türkiye'nin daha yirmi yıl AB'ye giremeyeceğini yeni söyledi. Almanya' da da benzer sesler devamlı olarak tekrar edilmektedir. Biz hala bunlara kulak vermiyoruz. Adamlar bize şunu mu demek istiyorlar: Siz Türksünüz, biz sizi aramıza almak istemiyoruz. Sizin yapınız, kültürünüz - dininiz ve her şeyiniz bizden başkadır, farklıdır. Siz aramıza giremezsiniz, boşuna uğraşmayın. Bu hakikatleri kabul etmelisiniz. İşte Kıbrıs'ımız da neredeyse kurban oluyor. Ama yine de onlar aynı kafada ve aynı düşüncededirler!
4 - Zorla yapılacak Barış, yeni kavgalara sebep olacaktır! Kıbrıs aynen Bosna ve Kosova'daki duruma getirilmek istenmektedir.
5 - Mal-mülk konusunda zemine adeta "saatli bombalar" konulmaktadır. Bunun en büyük zararını Türk kardeşlerimiz göreceklerdir.
6 - Türk askerini ayrılması durumunda başlarına gelecekleri tasavvur bile etmek istemiyorum. Kazanılan, hatta vaat edilen tüm haklar zamanla ellerinden gidecektir.
7 - Kendi varlığını ve egemenliğini, tüm dünyaya "KKTC Devleti" olarak duyuran devlete, son verilmekte ve AB'nin isteğine uygun olarak yerine: "egemenliği" yok olan ve başkalarına bağlı duruma getirilen, topluluk durumuna sokulmak istenmektedir.
8 - Şu andaki Türk bayrağı yerine-BM bayrağı en başta olmak üzere 4 yeni bayrak konulmaktadır.
9 - Kıbrıs "egemen Türk milli marşı yerine" 3 yeni marşa yer verilmektedir.
10 - Huzur içinde yaşayan Türk toplumu içine: Güneyden genellikle kavgacılıklarıyla ün salan 60.000 - 80.000 kadar Rum aralarına getirilmektedir.
11 - Türk parası yerine Kıbrıs lirası getirilecektir.
12 - KKTC ve Türk yasaları yerine 9.000 sayfalık AB ve Rum-Yunan yasaları geçerli olacaktır.
13- Üstelik bu yasaları ve ortaya koydukları kuralları hiç okumadan ve bunlardan kimsenin bilgi sahibi olmadan, Türk toplumu o yasaların ve onları uygulayacakları insafına götürülmektedir.
14 - Dünyada ve özellikle AB'de İslam'a insafsızca türlü suçlamalar yapılırken, Hıristiyan dünyasının insafına "Kıbrıs Türkleri ve gençliği" çeşitli vaatlerle, adeta peşkeş çekilmektedir.
1 - Annan Planı Birleşmiş Milletler'in yüz karasıdır. Dünyanın hiçbir yerinde "Böyle bir referandum" yapılmış değildir.
2 - Bu durum sadece "tezgahlanmış bir oyundur". Bir halkı kendi istediği yere değil, başkalarının planladığı yere götürmek için bu oyun tezgahlanmış bulunmaktadır. Kaldı ki Rum tarafı lideri Papadapulos da bu planı reddetmektedir. Kısacası, Kıbrıs halkına barış adına bir nevi ilerideki çatışmalara taban oluşturacak birleşme zorla uygulanmak istenmektedir. Bu durum ise yazıktır, günahtır ve BM adına ayıptır.
3 - Kıbrıs meselesini Türkiye'nin AB yoluna engel olarak koyanlar, zaten Türkiye'nin AB'ye girmesini istememekte olanlardır. Bu engel kalktıktan sonra, yerine başka engeller konulacaktır. Sonunda sadece Kıbrıs değil Türkiye'mizin de parçalanmasına gidilecektir. Bu metotları batı yüz yıllardan beri kullanmaktadır. M.K. Atatürk bunların yolunu kesmişti, ama şimdi bu oyunlar yeniden başlamış bulunmaktadır! Üstelik Fransa Dışişleri Bakanı Barnier, Türkiye'nin daha yirmi yıl AB'ye giremeyeceğini yeni söyledi. Almanya' da da benzer sesler devamlı olarak tekrar edilmektedir. Biz hala bunlara kulak vermiyoruz. Adamlar bize şunu mu demek istiyorlar: Siz Türksünüz, biz sizi aramıza almak istemiyoruz. Sizin yapınız, kültürünüz - dininiz ve her şeyiniz bizden başkadır, farklıdır. Siz aramıza giremezsiniz, boşuna uğraşmayın. Bu hakikatleri kabul etmelisiniz. İşte Kıbrıs'ımız da neredeyse kurban oluyor. Ama yine de onlar aynı kafada ve aynı düşüncededirler!
4 - Zorla yapılacak Barış, yeni kavgalara sebep olacaktır! Kıbrıs aynen Bosna ve Kosova'daki duruma getirilmek istenmektedir.
5 - Mal-mülk konusunda zemine adeta "saatli bombalar" konulmaktadır. Bunun en büyük zararını Türk kardeşlerimiz göreceklerdir.
6 - Türk askerini ayrılması durumunda başlarına gelecekleri tasavvur bile etmek istemiyorum. Kazanılan, hatta vaat edilen tüm haklar zamanla ellerinden gidecektir.
7 - Kendi varlığını ve egemenliğini, tüm dünyaya "KKTC Devleti" olarak duyuran devlete, son verilmekte ve AB'nin isteğine uygun olarak yerine: "egemenliği" yok olan ve başkalarına bağlı duruma getirilen, topluluk durumuna sokulmak istenmektedir.
8 - Şu andaki Türk bayrağı yerine-BM bayrağı en başta olmak üzere 4 yeni bayrak konulmaktadır.
9 - Kıbrıs "egemen Türk milli marşı yerine" 3 yeni marşa yer verilmektedir.
10 - Huzur içinde yaşayan Türk toplumu içine: Güneyden genellikle kavgacılıklarıyla ün salan 60.000 - 80.000 kadar Rum aralarına getirilmektedir.
11 - Türk parası yerine Kıbrıs lirası getirilecektir.
12 - KKTC ve Türk yasaları yerine 9.000 sayfalık AB ve Rum-Yunan yasaları geçerli olacaktır.
13- Üstelik bu yasaları ve ortaya koydukları kuralları hiç okumadan ve bunlardan kimsenin bilgi sahibi olmadan, Türk toplumu o yasaların ve onları uygulayacakları insafına götürülmektedir.
14 - Dünyada ve özellikle AB'de İslam'a insafsızca türlü suçlamalar yapılırken, Hıristiyan dünyasının insafına "Kıbrıs Türkleri ve gençliği" çeşitli vaatlerle, adeta peşkeş çekilmektedir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Prof. Dr. Cahit Babuna / diğer yazıları
- Batı kültüründe toplumsal çöküş -2- / 22.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006
- Batı kültüründe toplumsal çöküş / 21.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 20.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler -2- / 19.10.2006
- Ramazan'da kazanılan değerler / 18.10.2006
- Oruç tutmak, aç kalmak değildir / 15.10.2006
- Ramazan-ı Şerif temizlenme ayı / 14.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 09.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -4- / 08.10.2006
- İbadetin insan sağlığına faydaları -3- / 07.10.2006