Aslında küçük bir azınlığı büyük çoğunluğa tercih etmek batı dünyasının inanç ve kültürünün bir yansımasıdır. Küçük bir azınlığı tercih etmek anlayışı, bu azınlığın ihtiyaçlarını karşılamak için büyük çoğunluğun ölene kadar çalışacağı mekanizmaların kurulmasını teşvik etmiştir. Kapitalizm işte bu anlayışın iktisada yansımış mekanizmasıdır. Her zaman olduğu gibi batı, inancından kaynaklanarak ortaya konulmuş anlayışlara yanlış ta olsa mantıklı izahlar getirmeyi de ihmal etmemiştir.Kapitalizm, uygulandığı bütün ekonomilerde çok küçük bir azınlığı zenginliğe boğarken büyük çoğunluğu yoksulluğa mahkûm etmiştir. Kapitalizm'in kalesi diyebileceğimiz ABD aynı durumdadır ve Kapitalizm'in uygulanmakta olduğu bütün ülkelerinin halkları da aynı kaderi paylaşmaktadır. Küçük bir azınlığın refah ve zenginlik içerisinde olması çoğunluğun ise yoksulluğa mahkûm olmasını sağlayan Kapitalizm, "kaynakların sınırlı olduğu" görüşünü değişmez bir yasaymış gibi insanlığa şırınga etmiştir. Kaynaklar tüm insanlara yetmeyecek kadar sınırlıysa o zaman kavga kaçınılmaz demektir. Zaten batı kültürünün bir ürünü olan Kapitalizm, her zaman ekonomik olayları bir kavga mantığında ele almıştır. Kapitalist ekonomide İşçi ile işveren, zenginle fakir ve çalışan kesim ile emekli olan kesim arasında gelirin paylaşılmasında hep bir kavga mantığı hâkimdir. İnsanı tanımayan ve onun ihtiyaçlarını anlayamayan batı dünyasının kaynaklara sahip olabilmek için çıkardığı savaşların altında yatan etkenlerden en önemlisi olan "kıt kaynaklar" düşüncesinin yanlışlığı, bu güne kadar ortaya koyulamamıştı. Herkes bu çarpık anlayışın tek doğru olduğunu düşünüyor ve bunun dışında bir anlayışının bulunabileceği fikri kimsenin aklının ucundan bile geçmiyordu. Batının insanlığa huzur değil, bilakis kan ve savaş getiren bu yanlışının ortaya konulması, insanlık için çok büyük bir devrim olacaktır. Çünkü batı dünyasının on milyonlarca insanın öldürülmesine ve köleleştirilmesine sebep olan ve türlü şekillerde de olsa hala devam eden sömürgecilik anlayışının ve doymak bilmeyen hayvani hırsının altında kaynakların tükeneceği korkusu yatmaktadır. Bu korkuyu batı insanının elinden alırsanız, kültüründen kaynaklanan yanlışları tartışmaya başlamasını sağlayarak belki de ona mutlak gerçeği ve ilahi hakikati görebilmesi için son bir fırsat vermiş olursunuz.İşte kavgaların, savaşların, sömürgeciliğin altında yatan ve batı kültürünün yansıması olan "kıt kaynaklar" anlayışı, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş tarafından ortaya konulan 'Milli Ekonomi Modeli'yle (MEM) tamamıyla çürütülmüştür. Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu MEM, bu anlayışı temelden yıkan ve onun yerine yepyeni ve kavgaları bitirecek bir anlayış getiren bir ekonomi modeli olarak tüm insanlığın hizmetine sunulmuş durumdadır. MEM kaynakların kıt olduğu anlayışını kaynakların sınırsız olduğunu ispatlayarak yerle bir etmektedir. Aslında bu doğru insanlığın yanı başında duruyordu ama maalesef insanlıkta bu gerçeği görecek feraset sahibi bir bilim adamı yoktu. İşte Haydar Baş bu feraseti bilimsellikle sentezleyerek insanlığa çok büyük bir armağan vermiştir.Prof. Dr. Haydar Baş eserinde Kapitalist anlayışlar Milli Ekonomi Modeli'nin farkını, "Her ekonomi modeli onu ortaya koyan kültürün ve bakış açısının bir yansımasıdır. Kapitalizm batı insanın meselelere bakış açısını yansıtmaktadır. Milli Ekonomi Modeli ise bize ait değerlerin bir açılımından ibaret olup olaylara batı gözlüğü ile değil, Müslüman Türk insanının sahip olduğu ölçüyle vücuda gelmiştir" şeklinde ortaya koymaktadır.Milli ekonomi Modeli'nin kaynakları sınırsız olduğu anlayışı şüphesiz ortaya koyduğu pek çok yenilikten sadece biri. Ortaya koyduğu yeni anlayışıyla MEM yepyeni bir ekonomi modeli olarak başta Rusya olmak üzere bazı ülkelerde uygulanmaya bile başlamış durumda.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Kürecik’teki üs İsrail’in hizmetinde / 18.10.2024
- Neçirvan Barzani neden geldi? / 17.10.2024
- Bu Numan helak olur! / 14.10.2024
- Lübnan iç savaşa doğru itiliyor / 12.10.2024