Büyük Miting
"Fransız işgaline karşı miting ve protestoların düzenlenmesinin, Mustafa Kemal Paşa tarafından Sivas Kongresi sonrasında, bölgelere çekilen telgraflarla istendiğini biliyoruz. Bunun, halkın Kuvay-i Milliye etrafında örgütlenmesini sağlamak, Milli duyguların uyanışına, toplumdaki teslimiyetçi yılgınlığın giderilmesine yönelik olduğu ve dünya kamuoyuna, hatta özellikle İstanbul Hükümetine karşı demokratik bir direnişin ortaya konması gereği olduğu açıktı.
Görünüşte Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluş yıldönümü kutlaması yapılıyordu. Mondros Ateşkesinden bu yana, 30 Aralık 1919 günü, ilk defa geniş halk yığınları Fransız işgaline karşı büyük bir protesto gösterisine katıldı. Silahlı direnişin ilk ayak seslerinin duyulduğu ciddi girişim olarak bu eylem sayılabilir."
"Belediye önündeki meydan, her semtten gelen Antep'lilerle dolup taştı. Mitinge sayıları 10 000'i aşan bir halk topluluğu katılmıştı"
"Miting daha sonra bir gösteri yürüyüşüne dönüştü. En önde Kadiri ve Rufai Tekkelerinin tekbirleri ile kudüm, def, haliliye çalan, havaya topuz atıp, yüzlerine şiş saplayan, açık karınlarına kılıç vuran dervişler bulunuyordu. Bu düzenlemede Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Antep'teki örgütlenmeler sırasında çıkarılan boşevik, dinsiz propagandalarına susturucu bir yanıt verme düşüncesi de yok değildi."
"Ermeni Mahallelerinden ve Fransız Birlikleri arasından geçen; yurt sevgisi ve kurtuluş ümidiyle dolup taşan bu insanların, ne Fransızlar ve ne de Ermeniler, önüne geçmek cesaretini gösteremediler."
Bundan sonra direniş hız kazanmış Kilis'te, Maraş'ta, Urfa'da gerek merkezde, gerek köylerde Kuvay-i Milliye teşkilatları oluşmuş, Kuvay-i Milliye Komutanlığına Şahin bey getirilmiştir.
"Şahin bey, Kilis- Antep yolu üzerinde üç ana savunma hattı tesbit etmiş, çevre köylerden gelenleri toplayarak, bu savunma hatlarında siper kazılmasını istemiş ve siper kazılacak yerleri kendisi belirleyerek, köylüler arsında iş bölümü yapmıştır.
"8 Mart sabahı bir Fransız kolunun Kilis'ten hareketle Antep yönüne yürüyüşe geçtiği haberi alındı. Şahin bey silahını kaparak hemen fırladı. Yanındaki çeteler ve köyün(Acar) silahlıları da Şahin beyle birlikte Kilis yoluna doğru koşuyorlardı. Yanındaki kuvvetin azlığını düşünmeden Fransız kolunun üzerine atılan Şahin bey, derhal ateş başlattı."
Bu direniş karşısında düşman kuvvetleri ger çekilmek zorunda kalmıştır. "Savaştan sonra Anaz köyünün kuzeyinde bir dere içinde karargah kuran Şahin bey, Kilis'teki Fransız Karargahına saldırmak için, bütün halkı savaşa çağıran bir beyannameyi çevre köylere dağıttırdı; "Kilis'ten Antep'e geçmek isteyen düşman kuvvetini pek az sayıda silahlı askerimle durdurdum. Düşman kaçıyor yetişiniz, topunu tüfeğini alalım. Namusunu, iffetini, dinini sevmeyen varsa karılar gibi evinde kalsın, köpekler gibi bu insafsız düşmanın elinde kesilsin. Yetişiniz kahraman arkadaşlarım. - Kuvay-i Milliye Kumandanı Şahin-"
Şahin beyin bu düşüncesi silah ve cephane yetersizliği yüzünden maalesef gerçekleşmedi.(Antep Harbi/ M. Birol Güngör)
(devam edecek)
U?UR KEPEKÇİwww.ugurkepekci.com
"Fransız işgaline karşı miting ve protestoların düzenlenmesinin, Mustafa Kemal Paşa tarafından Sivas Kongresi sonrasında, bölgelere çekilen telgraflarla istendiğini biliyoruz. Bunun, halkın Kuvay-i Milliye etrafında örgütlenmesini sağlamak, Milli duyguların uyanışına, toplumdaki teslimiyetçi yılgınlığın giderilmesine yönelik olduğu ve dünya kamuoyuna, hatta özellikle İstanbul Hükümetine karşı demokratik bir direnişin ortaya konması gereği olduğu açıktı.
Görünüşte Osmanlı İmparatorluğunun Kuruluş yıldönümü kutlaması yapılıyordu. Mondros Ateşkesinden bu yana, 30 Aralık 1919 günü, ilk defa geniş halk yığınları Fransız işgaline karşı büyük bir protesto gösterisine katıldı. Silahlı direnişin ilk ayak seslerinin duyulduğu ciddi girişim olarak bu eylem sayılabilir."
"Belediye önündeki meydan, her semtten gelen Antep'lilerle dolup taştı. Mitinge sayıları 10 000'i aşan bir halk topluluğu katılmıştı"
"Miting daha sonra bir gösteri yürüyüşüne dönüştü. En önde Kadiri ve Rufai Tekkelerinin tekbirleri ile kudüm, def, haliliye çalan, havaya topuz atıp, yüzlerine şiş saplayan, açık karınlarına kılıç vuran dervişler bulunuyordu. Bu düzenlemede Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Antep'teki örgütlenmeler sırasında çıkarılan boşevik, dinsiz propagandalarına susturucu bir yanıt verme düşüncesi de yok değildi."
"Ermeni Mahallelerinden ve Fransız Birlikleri arasından geçen; yurt sevgisi ve kurtuluş ümidiyle dolup taşan bu insanların, ne Fransızlar ve ne de Ermeniler, önüne geçmek cesaretini gösteremediler."
Bundan sonra direniş hız kazanmış Kilis'te, Maraş'ta, Urfa'da gerek merkezde, gerek köylerde Kuvay-i Milliye teşkilatları oluşmuş, Kuvay-i Milliye Komutanlığına Şahin bey getirilmiştir.
"Şahin bey, Kilis- Antep yolu üzerinde üç ana savunma hattı tesbit etmiş, çevre köylerden gelenleri toplayarak, bu savunma hatlarında siper kazılmasını istemiş ve siper kazılacak yerleri kendisi belirleyerek, köylüler arsında iş bölümü yapmıştır.
"8 Mart sabahı bir Fransız kolunun Kilis'ten hareketle Antep yönüne yürüyüşe geçtiği haberi alındı. Şahin bey silahını kaparak hemen fırladı. Yanındaki çeteler ve köyün(Acar) silahlıları da Şahin beyle birlikte Kilis yoluna doğru koşuyorlardı. Yanındaki kuvvetin azlığını düşünmeden Fransız kolunun üzerine atılan Şahin bey, derhal ateş başlattı."
Bu direniş karşısında düşman kuvvetleri ger çekilmek zorunda kalmıştır. "Savaştan sonra Anaz köyünün kuzeyinde bir dere içinde karargah kuran Şahin bey, Kilis'teki Fransız Karargahına saldırmak için, bütün halkı savaşa çağıran bir beyannameyi çevre köylere dağıttırdı; "Kilis'ten Antep'e geçmek isteyen düşman kuvvetini pek az sayıda silahlı askerimle durdurdum. Düşman kaçıyor yetişiniz, topunu tüfeğini alalım. Namusunu, iffetini, dinini sevmeyen varsa karılar gibi evinde kalsın, köpekler gibi bu insafsız düşmanın elinde kesilsin. Yetişiniz kahraman arkadaşlarım. - Kuvay-i Milliye Kumandanı Şahin-"
Şahin beyin bu düşüncesi silah ve cephane yetersizliği yüzünden maalesef gerçekleşmedi.(Antep Harbi/ M. Birol Güngör)
(devam edecek)
U?UR KEPEKÇİwww.ugurkepekci.com
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ahlak bulaşıcıdır / 05.04.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025