Geçtiğimiz çarşamba günü hicri yılbaşıydı. Hicret, Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) Peygamberlikle görevlendirilmesinin 13. yılında, sefer ayının 27. günü Mekke'den Medine'ye doğru başlamış ve Rebiülevvel ayının 12. günü Medine yakınlarındaki Kuba'da son bulmuştur.Pekâlâ, bizler neden ve niçin yeni yıla sefer ayının 27. günü girmiyoruz da, Muharrem'in 1. gününü hicri yılbaşı olarak idrak ediyoruz?Hicri yıl kimin tarafından teklif edilmiş? Nasıl olmuş da hicri yılbaşı kutlanmaya başlanmış? İlk olarak oruç ibadetinde takvimi en ince ayrıntısı ile Peygamber Efendimiz (s.a.a.) kullanmaya başlamış, sonrasında Hac ibadetinde uygulamıştır.Hicri takvime başlanma tarihi, İmam-ı Ali'nin (k.v.) teklifleri ile ikinci halife Ömer zamanında uygulamaya konulmaya başlanmış, fakat bu takvimin tam uygulanması İmam Ali'nin (k.v.) hilafetinde gerçekleşmiştir."Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" (Zumer süresi 9. ayet) ilahi emri uyarınca Hak Teâlâ kendi katında ayların 12 olduğunu (Tevbe süresi 36. ayet) emir buyurmuş, fakat ayların hepsinin isimlerini Kuran-ı Kerim'de zikretmemişti. Kullanılan isimler, Arap Cahiliyesi'nin kullandığı isimlerdi. En önemlisi, hangi ayla senenin bittiği ve hangi ayla başlaması gerektiğini İmam Ali (k.v.) Peygamber Efendimiz'den (s.a.a) aldığı ilimle ümmete bildirdi. Seneyi, Muharrem ayıyla başlatmak İmam Ali'nin (k.v.) teklifiydi.Tarihte kullanılan bütün takvimler, dinlerin önemli olaylarını, sıfır noktasını ele alarak başlatmıştır. İslam dininin yayılmasında en önemli rol olarak gördüğü hicreti, hicri takvimin başlama noktası olarak görmüştür. İmamı Ali (k.v.) hicri yılın başlama anını, Peygamber Efendimiz'in (s.a.a.) Mekke'den Medine'ye hicretinin yılı olarak teklif etmiş ve ashab da bu teklifi kabul etmişti.Muharrem ayı, Allah-ü Teâlâ tarafından diğer ümmetlerin, necatı (kurtuluşu) olarak seçtiği bir aydır.Yezid'in devrinde yapmış oldukları katliamı, mezalimi, vahşiliği gizlemek ve örtmek, İmam Hüseyin'in hunharca öldürülmesini insanların gözlerinde sıradan bir olaymış gibi göstermek için Emeviler, hicri yılbaşını kutlamaya başlamışlardır.Hicreti en iyi bilen kişi, Allah-ü Teâlâ'nın Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.a.) ve onun velisi, yardımcısı ve "ya Ali, sen bana Harun'un Musa'ya yakınlığı gibisin" hadisi şerifine nail olan, Mekke'de onun yatağına yatan, Peygamber Efendimiz'in, Kuba'da Medine'ye girmek için beklediği, İmam Ali'den (k.v.) başka biri değildi. Kutlasaydı, hicri yılbaşını o kutlardı ki, hicret muharrem ayında değildir. Bu kutlamalar da bir kötülüğü örtmek içindir. Adet olması da Emevi devrine denk gelmiştir.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ali Nezir / diğer yazıları
- Maarif yüzyılı! / 13.01.2025
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Top oynayan çocuklara atılan füze / 30.07.2024
- Kerbela! / 16.07.2024
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Top oynayan çocuklara atılan füze / 30.07.2024
- Kerbela! / 16.07.2024