'Haydar Baş Bey’in musıkî sevgisi' seslendirme dosyası:
1976 yılında TRT İstanbul Radyosunun açmış olduğu Türk Sanat Müziği Ses Yarışmasını kazanarak müziğe başladım. İlk musıkî derslerimi kânunî bestekâr Sadetdin Öktenay'dan aldım. Kânunî Cüneyt Kosal'ın tavsiyesi ile1978 yılında Emin Ongan Bey yönetimindeki Üsküdar Musıkî Cemiyetine İntisap ettim. 1983 yılında Sayın Emin Ongan'ın kararıyla A Sınıfının Repertuar Hocalığını üstlendim. Üsküdar Musıkî Cemiyetinde 1983-2001 yılları arasında aralıksız olarak Repertuar Hocalığı yaptım.
Üsküdar Musıkî Cemiyetinden ayrılış hikâyemi merak edenler, www.camlicamusikidernegi.com sitemizin ana sayfasındaki kurumsal başlığın alt kıvrımındaki Ayhan Haksal ikonundan öğrenebilirler.
1982 yılında TRT İstanbul Rayosunun açmış olduğu "Türk Sanat Müziği Fahri Ses Sanatçısı" sınavını kazandım. TRT İstanbul Radyosunda birçok solo programları yaptım. Bu programlar TRT Radyolarından yayımlandı. TRT Televizyonunun Eğlence Programlarına solist olarak katıldım.
1992 yılında Kuruca Başkan ve Hocası olduğum Çamlıca Musıkî Derneğini öğrencilerimle kurduk. Çamlıca Musıkî Derneğinde, başta TRT İstanbul, Ankara Radyolarına, Devlet Korolarına ses ve saz sanatçıları yetişti. Türkiye çapında şöhret olmuş ses sanatçıları yetişti.
Bugün de birçok değerli ve yetenekli sanatçı Çamlıca Musıkî Derneği çatısı altında çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir. Genç yetenekler TRT nin ve Devlet Korolarının sınavlarını kazanmaya devam ediyor.
Başta Çamlıca Musıkî Derneği olmak üzere, TRT de, özel Radyo ve Televizyonlarda, Konserlerde sanatımı icra ediyorum.
1996 yılında öğrencim Orhan Çakmak vasıtasıyla Mesaj Televizyonunda istek programları yapmaya başladım. Aralıklarla Meltem Medya Grubuna ait televizyon kanallarında günümüze kadar programlar yaptım. Mesaj Televizyonundaki ilk programımdan sonra, yöneticiler Harun Kayacı Bey ve Mustafa Uğurlu Bey, "Hocamız Trabzon'dan telefonla aradılar, bundan sonra Ayhan Bey Program yapsın," dediler.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Âmin. Prof. Dr. Haydar Baş Hocamla tanıştım. Hocamı Allah için sevdim. Kalp kalbe karşı derler. Haydar Hocamla zaman zaman Türk Musıkîsi üzerine mini sohbetlerimiz oldu. Hocam Türk Musıkîsini çok severdi. Bilgisi de vardı.
HAYDAR HOCAM; "Musıkî, âşıkın aşkını, fâsıkın fışkını artırır." derdi.
Müzik dinlemek haram değildir. Yüce Allah C.C., Şad Suresi'nde Hz. Davud(A.S.)'ın sesine dağların yankı verdiğini, kuşların gelip Hz. Davud(A.S.)'ın melodilerine katıldığını bildirmektedir. Müzik dediğimiz musıkî, Kur'ân'ın yapısında var. Kur'ân kelimelerinde doğal bir musıkî mevcuttur. Hz. Peygamber(S.A.V.) hem müzik dinlemiş, hem şarkı söyleyen cariyeleri övmüş, düğünlerde şarkıcılar bulundurmayı öğütlemiştir. Savaşlara giderken develeri coşkuyla yürütecek güzel sesli türkücüler götürmüştür. Hâl böyleyken müzik dinlemeyi haram saymak cehaletin kendisidir. Müzik ruhun gıdasıdır.
İmam-ı Gazâlî, İhyâsı'nın Semâ babında, Abdulkâhir Söhreverdî de Avârifu'l-Maâ-rif' inde müzik dinlemenin helâl olduğunu kanıtlarıyla anlatmışlardır. Gazâlî, müzikten hoşlanmayanı, hayvanlardan kaba bir varlık olarak görmektedir. Elbette günaha kışkırtan müzik türlerini dinlemek doğru değildir. Gönülde günah düşünceleri uyandıran melodiler haramdır. Çünkü harama sebep olan şey de haram olur.
Sözlü Türk Musıkîmiz, dınî ve din dışı(lâdinî) musıkî olmak üzere ikiye ayrılır. Dinî Musıkîmiz, Câmi Musıkîsi ve Tasavvuf musıkîsi olarak ikiye ayrılır. Lâdini Musıkîmiz, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği diye ikiye ayrılır. Sözlü Türk Musıkîmiz, insanı lâhûtî(İlâhi) bir âleme götürür.
Öz kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olan Türk Musıkîsinin Haydar Hocamızın televizyon kanallarında icrası ve bilgilendirilmesi ile musıkîmizin halkımıza sevdirilmesi, konu ile ilgili bilgiler verilmesi, geliştirilmesi ve sonraki kuşaklara aktarılmasında büyük katkıları oldu, bugün de olmaktadır.
Hocamın Milli olan her konu hakkında ilgisi ve bilgisi vardı. Türk Musıkîsi eserlerini televizyonlarda ve çeşitli etkinliklerde seslendirirdi. Bu durum hocamı sevenlerin gönlünde ayrı bir yer etti. O günlar güzel ve coşku dolu günlerdi. Hocam Kürdili Hicazkâr, Muhayyer Kürdi, Hüzzam ve Sabâ makamlarını çok severdi. Özellikle bu makamkardan eserler seslendirmemi isterdi. Ancak bu makamlardan bazı eserlere ayrı bir ilgisi vardı. Ne senin aşkına muhtaç ne esirin olacağım, Dertleri zevk edindim bende neş'e ne arar, Seni herkesten kıskanıyorum, Şu göğsüm yırtılıp baksan dikenler aynı güldendir, eserleri bunlardan bazılarıdır.
Sevgili Prf. Dr. Haydar Baş Hocamızı saygı ve minnetle yâd ediyorum. Tekrar Allah Rahmet Eylesin, diyorum. Âmin.
Hocamın görevini üstlenen, Hüseyin Baş Beyefendiye ve kadrosuna başarılar diliyorum.
Üsküdar Musıkî Cemiyetinden ayrılış hikâyemi merak edenler, www.camlicamusikidernegi.com sitemizin ana sayfasındaki kurumsal başlığın alt kıvrımındaki Ayhan Haksal ikonundan öğrenebilirler.
1982 yılında TRT İstanbul Rayosunun açmış olduğu "Türk Sanat Müziği Fahri Ses Sanatçısı" sınavını kazandım. TRT İstanbul Radyosunda birçok solo programları yaptım. Bu programlar TRT Radyolarından yayımlandı. TRT Televizyonunun Eğlence Programlarına solist olarak katıldım.
1992 yılında Kuruca Başkan ve Hocası olduğum Çamlıca Musıkî Derneğini öğrencilerimle kurduk. Çamlıca Musıkî Derneğinde, başta TRT İstanbul, Ankara Radyolarına, Devlet Korolarına ses ve saz sanatçıları yetişti. Türkiye çapında şöhret olmuş ses sanatçıları yetişti.
Bugün de birçok değerli ve yetenekli sanatçı Çamlıca Musıkî Derneği çatısı altında çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir. Genç yetenekler TRT nin ve Devlet Korolarının sınavlarını kazanmaya devam ediyor.
Başta Çamlıca Musıkî Derneği olmak üzere, TRT de, özel Radyo ve Televizyonlarda, Konserlerde sanatımı icra ediyorum.
1996 yılında öğrencim Orhan Çakmak vasıtasıyla Mesaj Televizyonunda istek programları yapmaya başladım. Aralıklarla Meltem Medya Grubuna ait televizyon kanallarında günümüze kadar programlar yaptım. Mesaj Televizyonundaki ilk programımdan sonra, yöneticiler Harun Kayacı Bey ve Mustafa Uğurlu Bey, "Hocamız Trabzon'dan telefonla aradılar, bundan sonra Ayhan Bey Program yapsın," dediler.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Âmin. Prof. Dr. Haydar Baş Hocamla tanıştım. Hocamı Allah için sevdim. Kalp kalbe karşı derler. Haydar Hocamla zaman zaman Türk Musıkîsi üzerine mini sohbetlerimiz oldu. Hocam Türk Musıkîsini çok severdi. Bilgisi de vardı.
HAYDAR HOCAM; "Musıkî, âşıkın aşkını, fâsıkın fışkını artırır." derdi.
Müzik dinlemek haram değildir. Yüce Allah C.C., Şad Suresi'nde Hz. Davud(A.S.)'ın sesine dağların yankı verdiğini, kuşların gelip Hz. Davud(A.S.)'ın melodilerine katıldığını bildirmektedir. Müzik dediğimiz musıkî, Kur'ân'ın yapısında var. Kur'ân kelimelerinde doğal bir musıkî mevcuttur. Hz. Peygamber(S.A.V.) hem müzik dinlemiş, hem şarkı söyleyen cariyeleri övmüş, düğünlerde şarkıcılar bulundurmayı öğütlemiştir. Savaşlara giderken develeri coşkuyla yürütecek güzel sesli türkücüler götürmüştür. Hâl böyleyken müzik dinlemeyi haram saymak cehaletin kendisidir. Müzik ruhun gıdasıdır.
İmam-ı Gazâlî, İhyâsı'nın Semâ babında, Abdulkâhir Söhreverdî de Avârifu'l-Maâ-rif' inde müzik dinlemenin helâl olduğunu kanıtlarıyla anlatmışlardır. Gazâlî, müzikten hoşlanmayanı, hayvanlardan kaba bir varlık olarak görmektedir. Elbette günaha kışkırtan müzik türlerini dinlemek doğru değildir. Gönülde günah düşünceleri uyandıran melodiler haramdır. Çünkü harama sebep olan şey de haram olur.
Sözlü Türk Musıkîmiz, dınî ve din dışı(lâdinî) musıkî olmak üzere ikiye ayrılır. Dinî Musıkîmiz, Câmi Musıkîsi ve Tasavvuf musıkîsi olarak ikiye ayrılır. Lâdini Musıkîmiz, Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği diye ikiye ayrılır. Sözlü Türk Musıkîmiz, insanı lâhûtî(İlâhi) bir âleme götürür.
Öz kültürümüzün ayrılmaz bir parçası olan Türk Musıkîsinin Haydar Hocamızın televizyon kanallarında icrası ve bilgilendirilmesi ile musıkîmizin halkımıza sevdirilmesi, konu ile ilgili bilgiler verilmesi, geliştirilmesi ve sonraki kuşaklara aktarılmasında büyük katkıları oldu, bugün de olmaktadır.
Hocamın Milli olan her konu hakkında ilgisi ve bilgisi vardı. Türk Musıkîsi eserlerini televizyonlarda ve çeşitli etkinliklerde seslendirirdi. Bu durum hocamı sevenlerin gönlünde ayrı bir yer etti. O günlar güzel ve coşku dolu günlerdi. Hocam Kürdili Hicazkâr, Muhayyer Kürdi, Hüzzam ve Sabâ makamlarını çok severdi. Özellikle bu makamkardan eserler seslendirmemi isterdi. Ancak bu makamlardan bazı eserlere ayrı bir ilgisi vardı. Ne senin aşkına muhtaç ne esirin olacağım, Dertleri zevk edindim bende neş'e ne arar, Seni herkesten kıskanıyorum, Şu göğsüm yırtılıp baksan dikenler aynı güldendir, eserleri bunlardan bazılarıdır.
Sevgili Prf. Dr. Haydar Baş Hocamızı saygı ve minnetle yâd ediyorum. Tekrar Allah Rahmet Eylesin, diyorum. Âmin.
Hocamın görevini üstlenen, Hüseyin Baş Beyefendiye ve kadrosuna başarılar diliyorum.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ayhan Haksal / diğer yazıları
- Türk musikisi eser formları - 23 / 21.11.2021
- Türk musikisi eser formları - 22 / 20.11.2021
- Türk musikisi eser formları - 21 / 07.11.2021
- Türk musikisi eser formları - 20 / 06.11.2021
- Türk musikisi eser formları - 19 / 31.10.2021
- Türk musikisi eser formları - 18 / 30.10.2021
- Türk musikisi eser formları - 17 / 12.09.2021
- Türk musikisi eser formları - 16 / 05.09.2021
- Türk musikisi eser formları - 15 / 29.08.2021
- Türk musikisi eser formları - 14 / 28.08.2021
- Türk musikisi eser formları - 22 / 20.11.2021
- Türk musikisi eser formları - 21 / 07.11.2021
- Türk musikisi eser formları - 20 / 06.11.2021
- Türk musikisi eser formları - 19 / 31.10.2021
- Türk musikisi eser formları - 18 / 30.10.2021
- Türk musikisi eser formları - 17 / 12.09.2021
- Türk musikisi eser formları - 16 / 05.09.2021
- Türk musikisi eser formları - 15 / 29.08.2021
- Türk musikisi eser formları - 14 / 28.08.2021