Zaman geçtikçe Hrant Dink cinayetinin üzerindeki sis perdesi aralanıyor. Aslında gerçek failleri basına yapılan kendi beyanları ele veriyor. Gelişmeleri dikkatlice izleyen herkes bizim gibi ipuçlarını birleştirerek gerçeklere ulaşabilir. Cinayetin birkaç saat sonrasında yapılan açıklamalarda, katil zanlısının ve ona yardım ettiği iddia edilen örgüt arkadaşlarının kendi aralarındaki görüşmeleri kestiği haberleri verilmeye başlandı. Bu altı önemle çizilen bir bilgi olarak dönem dönem tekrarlandı. Zanlının kimlik tespiti yapılmadan telefon numarasının ve bu numara ile görüşme yapanların tespit edilmesi "Demek ki bu açıklamayı yapanlar aslında cinayeti işleyeni tanıyordu ve işlenecek bu olaydan haberleri vardı" fikrini akla getirmektedir.48 saat geçmeden yakalanan zanlı, enteresan bir şekilde suçu işlediği silah belinde ve kendisini tespitte en önemli işaret olan beyaz bere yanında Samsun Otogarı'nda yakalanmıştır. Aynı bere dün akşam üstü saatlerinde cinayet mahallinin yakınlarında bir çöp kutusunda bulunmuş ve üzerindeki saç örnekleri ile katilin DNA testi yapılmıştı. Suçluya ulaşmakta kesin delil olan bu bere nasıl oldu da polis merkezinden alınarak geri zanlının eline geçmiştir? 17 yaşındaki katilin silahı üzerinde taşıma cesareti de ayrıca düşündürücüdür. Kanaatimiz olay farklı mecralara çekilmek istenmektedir. Dink kendisini gazete binasının önünde bekleyen biri ile ceketini dahi almadan görüşmeye inmiş ve bu esnada ensesinden vurularak öldürülmüştür. Biz Dink'i tanıdığı birinin veya birilerinin öldürdüğünü ancak suçun başka birileri tarafından üstlenildiğini düşünüyoruz.Yakalanan genç delikanlı ortaokul mezunu işsiz ve açtır. Babası da belediyede çalışan geçim sıkıntısı içinde bir memurdur. Memleketimiz genelinde artan gasp, hırsızlık ve cinayet suçlarının temelinde olduğu gibi bu olayda da AKP'nin vatandaşına sahip çıkmayan tavrı unutulmaması gereken bir diğer noktadır. Biz fail olarak seçildiğini düşündüğümüz gencin fakirlik nedeniyle bu suçu üstlenebileceğinin göz ardı edilmemesini istiyoruz. Bu noktada katil olarak ilan edilen kişiyi biraz tahlil etmek de yarar vardır. Verilen bilgilere göre Ogün Samast Trabzonludur ve lisanslı futbolcudur. Bu noktadan değerlendirildiğinde futbolla iştigal eden AK Partili bakanın sahasına girmektedir. Aile AK Parti Trabzon milletvekili Mustafa Cumhur'un aynı dereden komşu köyden tanışıdır. Öyleyse AK Partili bu vekile konuyu sormak gerekir. Geçim sıkıntısı nedeniyle aile deprem konutlarının olduğu mahalleye taşınmıştır. Burası da Sayın Asım Aykan'ın bölgesidir. Konuyu onunla da değerlendirmek gerekir. Trabzonlu Faruk Özak da sporla olan ilgisi nedeniyle bu cinayette bilgisine başvurulması gereken ilgililerdendir. Özetle zanlı yaşadığı köye, taşındığı muhite ve ilgilendiği spor dalına göre değerlendirildiğinde AK Parti olayın aydınlatılmasında kilit noktadadır.Aynı AK Parti hatırlanacağı gibi yakın geçmişte yine Trabzon'da meydana gelen papaz cinayetinde de sahnedeydi. AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı bir annenin evladı Türkiye'yi günlerce meşgul eden bir cinayetin faili olmuştu. Demek isteriz ki, nerede gündeme damgasını vuran katil, hortumcu ve soyguncu varsa enteresan bir şekilde AK Parti'yi bir bağlantı ile yanında, yakınında görüyoruz.Cinayetle ilgili olarak AK Partili milletvekili Kemalettin Göktaş, "Arka plandaki eli bulmak lazım" diyor. Zanlılar size bu kadar yakın gözükürken yapılan açıklamalar yoksa siz failleri biliyorsunuz da ? sorusunu akla getirmiyor mu? Bir TV kanalında zanlının amcasına "Nizam- ı Alem Teşkilatı" ile çocuğunuzun bağlantısı var mış şeklinde bir de soru yöneltilmiştir. Bu da olayın bir diğer yönüdür. Bu bilgiler ışığında sizce katil gerçekten Ogün mü?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Misafir Kalem (A) / diğer yazıları
- RESUL BALCI: Karlar düşerken / 22.02.2025
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012
- Niçin organik cilt ürünlerini tercih etmeliyiz? / 01.06.2014
- Ali Ekber ARAS / 17.12.2013
- İbretlik ve dramatik bir olay: Yassıçemen Savaşı / 15.10.2012
- Savaşsız işgal ya da kaldırım taşlarını yemek / 12.10.2012
- Gavur Kadı / 21.09.2012
- Doğru söze ne denir? / 14.09.2012
- Süslü cümleler.... / 14.09.2012
- Çözümün önünden çekil! / 07.09.2012
- 2011'de neler olmadı' (Hüsamettin Çalışkan) / 04.01.2012