Kendileri bilgi üretemediği için ithal bilgilerle yetinen, üstelik ithal bilgilerin de tartışılmasına izin vermeyen sözde ilim adamlarından bu ülke çok çekti ve çekmeye de devam ediyor.
Branşı ne olursa olsun batıdan geldiği gibi onu ezberleyen ve bu milletin çocuklarına da aynen ezberleten ilim adamları ne yazık ki bu milletin gençliğinin ufkunu kapatmakta ve ilmi inkişafların önüne adeta Çin Seddi gibi dikilmektedirler.
Kapitalist sistemin kurallarını ve kuramlarını ezberleyerek sınıf geçen, fakülte bitiren ve akademik ünvanlar kazanan gençlerimiz, hocalarımız, hoca olduktan sonra da öğrencilerine aynı ezberleri tekrar ettiriyorlar ve günün sonunda kazanan yine ahlaksız ve de merhametsiz kapitalist sistem oluyor.
Kendisi bizatihi problem olduğu için sürekli problem üreten söz konusu sistemden kaynaklanan problemlerin çözümü için yine problemin kaynağına müracaat ediliyor ve denizde "kara deliğin" girdabına yakalanmış tekne gibi ardı arkası gelmeyen dönüşler devam ediyor.
Bütün karşı çıkışlara, bütün yok saymalara rağmen uykusunu terk ederek genelde iki milyarlık İslam alemi için özelde de seksen milyonluk Türkiye için çareler arayan, çözümler üreten Sayın Haydar Baş gibi ezber bozan ilim adamları da ne yazık ki yeterince değerlendirilmiyor.
Çarşımızın-pazarımızın zam kasırgası ile kavrulduğu ve de savrulduğu şu günlerde, mutfakların alev alev yandığı son günlerde, beklerdik ki bu millete bu soncu hazırlayan siyasiler ve siyasileri yönlendiren sözde iktisatçılar ve ekonomistler 'yanıldık, yanlış yaptık' diyerek Haydar Hoca'nın kapısını çalsınlar ve çözüm yollarını ondan dinlesinler.
Haydar Baş, özellikle iktisadi konularda ezber bozan bir ilim adamı olduğu halde, yazdığı model nerdeyse dünyanın yarısına bir şekilde ulaştığı halde, çaresizlik içinde debelenen ekonomi yönetimimizin yabancı şirketlerden danışmanlık hizmetleri almayı düşünmesi ne kadar da acı verici bir durumdur.
Çare için, çözüm için neden kendi medeniyet köklerimize müracaat etmiyoruz, neden bu köklerden yansıyan ışıkların yolumuzu aydınlatmasına mani oluyoruz?
Her sahada, her branşta ezber bozan ilim adamlarına hava kadar, su kadar ve güneş kadar muhtacız.
İthal bilgilerle değil, bizzat kendisinin ürettiği bilgilerle yeni nesiller yetiştirecek hocalar bekliyoruz.
Ezber bozan hocalar...
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025