Diyanetin sözlüğünde nasıl ifade ediliyor, bilmiyorum ama dini tabirle ifade edersek Diyanet İşleri Başkanlığı, Allah'ın gazabına uğramış vaziyette. Veya manevi olarak tokatlanıyor.
Bu kanıya nasıl vardın, diyenler olabilir. Bir kere şunu baştan söyleyeyim, benimkisi bir kanı veya görüş değil. Ayet ve hadislerin günümüz Türkçesidir.
Çünkü Allah'ın hukukunu gözetenleri, koruyanları, hatırlatanları Yüce Allah da hukukunu korur, gözetir, itibarını muhafaza eder. İşte Diyanet İşleri Başkanlığı bu görevini hem de maddi karşılık aldıkları bu görevini yapmadılar.
Hepimizin bildiği manevi gerçekler var; Haksızlık karşısında susanlar dilsiz şeytan olarak adlandırılır.
Allah'ın ayetlerini değiştirmeye kalkanların akıbeti bellidir. Buna ses çıkarmayanların durumu da aynıdır.
Hak-batıl, helal ve haram noktasında bildiği gerçekleri anlatmayanın akıbeti de bellidir. Öyle değil mi?
Gelin daha iyi anlaşılması için biraz örneklendirelim.
Mesela 1915-1920'lerde Yahudi ve Hıristiyanlara dua edildi, cennetlik ilan edildi aynı dua 2004'lerde de tekrarlandı.
Diyanet çıkıp, İslam'ın hükmü şudur, diyemedi.
F. Gülen, Vatikan'a gitti. Allah'a, Resulüne iftira attı, ithamlarda bulundu.
Diyanet, İslam adına tek laf etmedi.
F. Gülen, Papa'ya 'cenap' diye hitap etti, aynı Papa'ya, 2011 yılında 'kutsiyetpenah' diye hitap edildi.
Diyanet yine İslam'ın emrini açıklayamadı.
Faiz, zina, domuz eti kanunları çıkartıldı.
Diyanet, Allah'ın hükmünü açıklayamadı.
Yıllardır Hıristiyan dünyasında kesilen hayvanların ithali gerçekleşiyor.
Diyanet, Allah'ın hükmünü açıklayamıyor.
Hıristiyan-Yahudi ve diğer inanç gurubu devletlerden yiyecek-içecek maddeleri ithal ediliyor.
Diyanet, İslam'ın yeme-içme hassasiyetini anlatamıyor.
İslam dünyası yanıyor. Müslümanım diyen liderler Haçlı zihniyeti ile berber bu yangına benzin döküyor. Müslümanın canına, malına, namusuna, vatanına beraber kastediyorlar.
Diyanet, Allah'ın kurduğu İslam kardeşliğini ve Yahudi-Hıristiyanlara karşı duruşu anlatamadı.
Papazlı, hahamlı Ramazan iftarlarını, bu papazlar ile yapılan duaları, İbrahimî dinler söylemlerini, Abant toplantılarını vs. hepsi milletin gözü önünde oldu.
Diyanet yine Allah'ın hükmünü açıklayamadı.
Said Nursi ve kırmızı kitaplarında, Allah ve Resulüne atılan iftiralar malum?
Diyanet bu kişi hakkında, kitaplarında sahife numarası bile verdiğimiz konularda tek satır açıklama yapmadı.
Yine Said Nursi, Mustafa Sabri, İskilipli, Dürzi gibi Kurtuluş Savaşı yıllarında Hıristiyanları öven, Atatürk ve Milletimiz aleyhine dini fetvalar ile kâfir diyen bu münafıklar hakkında tek cümle açıklama yapmadı.
Bunların günümüz sözcüleri başta Atatürk olmak üzere o kutlu nesle iftiralara devam ettiler.
Diyanet yine İslam'ın emrini açıklayamadı.
Hele birilerinin katline cevaz veren, yanmaz kefen, bilmem nasıl su, terlik, muska vs. satan kişiler toplumun içinde dolaşıyor.
Diyanet yine Allah ve Resulünün hükmünü ortaya koyamıyor.
Hele aynı zihniyetin başka isimleri özel TV'lerde, camilerde, özel mekânlarda milletimize hitap ediyor. Kadın tırnağını kesip çöpe atsa sonra biri görse, filan kişi şöyle giyse, falan kadın şunu söylese, eşofman giyse vs. diye milletimiz ile Allah arasına giriyor, müşriklerin, Ebu Cehillerin veremediği zararı İslam'a veriyor.
Ama Diyanet, Allah ve Resulü'nün dinini anlatamıyor.
Günümüzde rüşvet, adam kayırma, torpil tepeden tırnağa her kurumu sarmış ve itiraf edilerek yapılıyor. İşler hak edene değil etmeyene, ehil olmayana iş veriliyor, görevlere atanıyor.
Diyanet yine İslam'ın emrini anlatamıyor.
85 bin camimiz var. Emin olun Fatiha Suresini okurken 8-10 yerde hata yapan imamlar gördüm, tanıdım, dinledim. Fıkıh, itikat, siyer, akaid, İslam Tarihi vs. bilgileri yok denecek miktar torpilli imam var.
Ama Diyanet yaptığı görevin farkında bile değil ki, yine torpil ile imam alıyor, vaiz alıyor.
Şimdi bir sözlük hazırlamış, bazı tanımlamalar yapmış. Önüne gelen Diyanet'e sayıyor. Eee! Sen, Allah'ın hukukunu gözetmezsen Allah da senin hukukunu, itibarını yerle bir eder.
Bu kanıya nasıl vardın, diyenler olabilir. Bir kere şunu baştan söyleyeyim, benimkisi bir kanı veya görüş değil. Ayet ve hadislerin günümüz Türkçesidir.
Çünkü Allah'ın hukukunu gözetenleri, koruyanları, hatırlatanları Yüce Allah da hukukunu korur, gözetir, itibarını muhafaza eder. İşte Diyanet İşleri Başkanlığı bu görevini hem de maddi karşılık aldıkları bu görevini yapmadılar.
Hepimizin bildiği manevi gerçekler var; Haksızlık karşısında susanlar dilsiz şeytan olarak adlandırılır.
Allah'ın ayetlerini değiştirmeye kalkanların akıbeti bellidir. Buna ses çıkarmayanların durumu da aynıdır.
Hak-batıl, helal ve haram noktasında bildiği gerçekleri anlatmayanın akıbeti de bellidir. Öyle değil mi?
Gelin daha iyi anlaşılması için biraz örneklendirelim.
Mesela 1915-1920'lerde Yahudi ve Hıristiyanlara dua edildi, cennetlik ilan edildi aynı dua 2004'lerde de tekrarlandı.
Diyanet çıkıp, İslam'ın hükmü şudur, diyemedi.
F. Gülen, Vatikan'a gitti. Allah'a, Resulüne iftira attı, ithamlarda bulundu.
Diyanet, İslam adına tek laf etmedi.
F. Gülen, Papa'ya 'cenap' diye hitap etti, aynı Papa'ya, 2011 yılında 'kutsiyetpenah' diye hitap edildi.
Diyanet yine İslam'ın emrini açıklayamadı.
Faiz, zina, domuz eti kanunları çıkartıldı.
Diyanet, Allah'ın hükmünü açıklayamadı.
Yıllardır Hıristiyan dünyasında kesilen hayvanların ithali gerçekleşiyor.
Diyanet, Allah'ın hükmünü açıklayamıyor.
Hıristiyan-Yahudi ve diğer inanç gurubu devletlerden yiyecek-içecek maddeleri ithal ediliyor.
Diyanet, İslam'ın yeme-içme hassasiyetini anlatamıyor.
İslam dünyası yanıyor. Müslümanım diyen liderler Haçlı zihniyeti ile berber bu yangına benzin döküyor. Müslümanın canına, malına, namusuna, vatanına beraber kastediyorlar.
Diyanet, Allah'ın kurduğu İslam kardeşliğini ve Yahudi-Hıristiyanlara karşı duruşu anlatamadı.
Papazlı, hahamlı Ramazan iftarlarını, bu papazlar ile yapılan duaları, İbrahimî dinler söylemlerini, Abant toplantılarını vs. hepsi milletin gözü önünde oldu.
Diyanet yine Allah'ın hükmünü açıklayamadı.
Said Nursi ve kırmızı kitaplarında, Allah ve Resulüne atılan iftiralar malum?
Diyanet bu kişi hakkında, kitaplarında sahife numarası bile verdiğimiz konularda tek satır açıklama yapmadı.
Yine Said Nursi, Mustafa Sabri, İskilipli, Dürzi gibi Kurtuluş Savaşı yıllarında Hıristiyanları öven, Atatürk ve Milletimiz aleyhine dini fetvalar ile kâfir diyen bu münafıklar hakkında tek cümle açıklama yapmadı.
Bunların günümüz sözcüleri başta Atatürk olmak üzere o kutlu nesle iftiralara devam ettiler.
Diyanet yine İslam'ın emrini açıklayamadı.
Hele birilerinin katline cevaz veren, yanmaz kefen, bilmem nasıl su, terlik, muska vs. satan kişiler toplumun içinde dolaşıyor.
Diyanet yine Allah ve Resulünün hükmünü ortaya koyamıyor.
Hele aynı zihniyetin başka isimleri özel TV'lerde, camilerde, özel mekânlarda milletimize hitap ediyor. Kadın tırnağını kesip çöpe atsa sonra biri görse, filan kişi şöyle giyse, falan kadın şunu söylese, eşofman giyse vs. diye milletimiz ile Allah arasına giriyor, müşriklerin, Ebu Cehillerin veremediği zararı İslam'a veriyor.
Ama Diyanet, Allah ve Resulü'nün dinini anlatamıyor.
Günümüzde rüşvet, adam kayırma, torpil tepeden tırnağa her kurumu sarmış ve itiraf edilerek yapılıyor. İşler hak edene değil etmeyene, ehil olmayana iş veriliyor, görevlere atanıyor.
Diyanet yine İslam'ın emrini anlatamıyor.
85 bin camimiz var. Emin olun Fatiha Suresini okurken 8-10 yerde hata yapan imamlar gördüm, tanıdım, dinledim. Fıkıh, itikat, siyer, akaid, İslam Tarihi vs. bilgileri yok denecek miktar torpilli imam var.
Ama Diyanet yaptığı görevin farkında bile değil ki, yine torpil ile imam alıyor, vaiz alıyor.
Şimdi bir sözlük hazırlamış, bazı tanımlamalar yapmış. Önüne gelen Diyanet'e sayıyor. Eee! Sen, Allah'ın hukukunu gözetmezsen Allah da senin hukukunu, itibarını yerle bir eder.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025