İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kaymakoğlu, Türkiye'de yeni gerçekleştirilen bir çalışmada erişkin tip diyabet sıklığının yüzde 14.7, prediyabet (diyabet adayı) sıklığının ise yüzde 9.6 bulunduğunu belirterek, diyabet sıklığında yüksek artış olduğunu bildirdi.
İstanbul Tıp Fakültesi Gastroenterohepatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Kaymakoğlu, Hepatit B virüsünün ülkemizde kronik karaciğer hastalıklarının en sık nedeni olduğunu belirterek, "Kronik hepatit ve karaciğer sirozlu hastaların yaklaşık yarısında altta yatan neden Hepatit B Virüsü" dedi. 9. Çapa Gastroenterohepatoloji Günleri'nde konuşan Kaymakoğlu, şunları söyledi: "1980'li yıllarla 1990'lı yılların başında yapılan çalışmalarda Türkiye'de Hepatit B Virüs taşıyıcılık oranı yüzde 6 civarında bulunmuştu. Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği tarafından Sağlık Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu ile işbirliği yapılarak tüm Türkiye'de 5465 erişkin taranarak gerçekleştirilen epidemiyolojik çalışma yeni tamamlandı. Bütün ülkeyi kapsayacak şekilde ilk kez gerçekleştirilen bu çalışmada, hepatit B virüsü taşıyıcılık oranı yüzde 3.9 oranında saptandı. Oranlar Ege Bölgesinde yüzde 2.3 gibi en düşük seviyelerde iken Güney Doğu Anadolu Bölgesinde yüzde 7.3 ile en yükseklerde bulunmuştur."
Diyabet korkutuyorTürkiye'de yeni gerçekleştirilen bir çalışmada erişkin tip diyabet sıklığının yüzde 14.7, prediyabet (diyabet adayı) sıklığının ise yüzde 9.6 bulunduğunu belirten Kaymakoğlu, "Üstelik diyabet kentlerde 2 kat daha fazladır. Son 10 yılda diyabet sıklığında gerçek bir artış olduğunu yansıtan bu rakamların yanı sıra nüfusun önemli bir kısmının da obez (kilolu) olduğu saptanmıştır" şeklinde konuştu. Sağlık Bakanlığının yürüttüğü bir çalışmada obeziteye erkeklerde yüzde 21, kadınlarda yüzde 41 oranında rastlandığına dikkatleri çeken Kaymakoğlu, şunları söyledi: "Yağlı karaciğer hastalığının sebepleri arasında diyabet, obezite, hiperlipidemi (kolesterol yüksekliği vesaire) ve alkol başta gelir. Türkiye'nin sanayileşmesi ve halk arasında gelişmiş toplumların alışkanlıklarının yerleşmeye başlaması yağlı karaciğer hastalığına yol açan risk faktörlerini arttırmıştır. Yağlı karaciğer hastalarının yaklaşık yüzde 15'inde iltihaplı yağlı karaciğer hastalığı (steatohepatit) gelişir. Steatohepatit, ilerleyici bir kronik karaciğer hastalığına sebep olur, karaciğer sirozu ve karaciğer kanseri gelişmesi ile neticelenebilir. Steatohepatit, Amerika Birleşik Devletlerinde hepatit C virüsünden bile daha sık olacak şekilde kronik karaciğer hastalığı nedenidir. Dolayısı ile toplumun geleneksel beslenme alışkanlıklarını kaybetmemesi ve spor yapması yönünde uyarılması, bu olumsuz gidişi nispeten yavaşlatacaktır." Midede ekşime - yanma, gaz - şişkinlik, mide ağrısı, midede rahatsızlık hissi, bulantı - kusma gibi şikayetlerin tamamına dispepsi yani hazımsızlık dendiğini belirten Kaymakoğlu, "Bu rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan proton pompa inhibitörü ilaçlara karşı alışkanlık meydana gelmektedir. Bu alışkanlığı dozu düşük tutarak ve zorunluluk halleri dışında ilaç almayarak yenebiliriz" şeklinde konuştu.
İstanbul Tıp Fakültesi Gastroenterohepatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Kaymakoğlu, Hepatit B virüsünün ülkemizde kronik karaciğer hastalıklarının en sık nedeni olduğunu belirterek, "Kronik hepatit ve karaciğer sirozlu hastaların yaklaşık yarısında altta yatan neden Hepatit B Virüsü" dedi. 9. Çapa Gastroenterohepatoloji Günleri'nde konuşan Kaymakoğlu, şunları söyledi: "1980'li yıllarla 1990'lı yılların başında yapılan çalışmalarda Türkiye'de Hepatit B Virüs taşıyıcılık oranı yüzde 6 civarında bulunmuştu. Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği tarafından Sağlık Bakanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu ile işbirliği yapılarak tüm Türkiye'de 5465 erişkin taranarak gerçekleştirilen epidemiyolojik çalışma yeni tamamlandı. Bütün ülkeyi kapsayacak şekilde ilk kez gerçekleştirilen bu çalışmada, hepatit B virüsü taşıyıcılık oranı yüzde 3.9 oranında saptandı. Oranlar Ege Bölgesinde yüzde 2.3 gibi en düşük seviyelerde iken Güney Doğu Anadolu Bölgesinde yüzde 7.3 ile en yükseklerde bulunmuştur."
Diyabet korkutuyorTürkiye'de yeni gerçekleştirilen bir çalışmada erişkin tip diyabet sıklığının yüzde 14.7, prediyabet (diyabet adayı) sıklığının ise yüzde 9.6 bulunduğunu belirten Kaymakoğlu, "Üstelik diyabet kentlerde 2 kat daha fazladır. Son 10 yılda diyabet sıklığında gerçek bir artış olduğunu yansıtan bu rakamların yanı sıra nüfusun önemli bir kısmının da obez (kilolu) olduğu saptanmıştır" şeklinde konuştu. Sağlık Bakanlığının yürüttüğü bir çalışmada obeziteye erkeklerde yüzde 21, kadınlarda yüzde 41 oranında rastlandığına dikkatleri çeken Kaymakoğlu, şunları söyledi: "Yağlı karaciğer hastalığının sebepleri arasında diyabet, obezite, hiperlipidemi (kolesterol yüksekliği vesaire) ve alkol başta gelir. Türkiye'nin sanayileşmesi ve halk arasında gelişmiş toplumların alışkanlıklarının yerleşmeye başlaması yağlı karaciğer hastalığına yol açan risk faktörlerini arttırmıştır. Yağlı karaciğer hastalarının yaklaşık yüzde 15'inde iltihaplı yağlı karaciğer hastalığı (steatohepatit) gelişir. Steatohepatit, ilerleyici bir kronik karaciğer hastalığına sebep olur, karaciğer sirozu ve karaciğer kanseri gelişmesi ile neticelenebilir. Steatohepatit, Amerika Birleşik Devletlerinde hepatit C virüsünden bile daha sık olacak şekilde kronik karaciğer hastalığı nedenidir. Dolayısı ile toplumun geleneksel beslenme alışkanlıklarını kaybetmemesi ve spor yapması yönünde uyarılması, bu olumsuz gidişi nispeten yavaşlatacaktır." Midede ekşime - yanma, gaz - şişkinlik, mide ağrısı, midede rahatsızlık hissi, bulantı - kusma gibi şikayetlerin tamamına dispepsi yani hazımsızlık dendiğini belirten Kaymakoğlu, "Bu rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan proton pompa inhibitörü ilaçlara karşı alışkanlık meydana gelmektedir. Bu alışkanlığı dozu düşük tutarak ve zorunluluk halleri dışında ilaç almayarak yenebiliriz" şeklinde konuştu.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.