Geçtiğimiz Cuma günü birinci bölümünü size aktardığımız Dervişname Destanı'nın ikinci bölümünü sunuyoruz:
Esnaf, memur, işçi, yetim, emekli,
Maaş kuyrukları birbirine'kli.
Şikayetler ise ayyuka çıkmış,
Halk feryat etmekten usanmış, bıkmış.
İş karışmış, arap saçına dönmüş,
Umutlar incelmiş, ışıklar sönmüş.
Derken A Be De imdada koşmuş,
Bir derviş göndermiş endamı hoşmuş.
Vermişler eline vezir asası,
Ay Em Ef markalı terzi makası.
Allı pullu elbiseler biç diye,
Dolmaya koy dolarları iç diye.
Biz bozduk sen düzelt, Allah aşkına,
Anan baban başıyçün, lillah aşkına.
Derviş gelmiş görmüş, koltuk hazırmış,
Tam yetkili vezirmiş, hem de nazırmış.
Tantanayla, alayla geçmiş oturmuş,
Bakmış ki, iktisat bir habis urmuş.
Tedavi etmeye reçete gerek,
Her gün bir harf yazmış, ta bitene dek.
Üç ayda bitirmiş reçetesini,
Okumuş yükseltip tatlı sesini.
Ortalığı alkış tufanı almış,
Çok geçmeden medya hayale dalmış,
Rüyada anbar görmüş, dolarla dolu
Kapısı kilitli, açmanın yolu.
Ay Em Ef'ten geçer, ne denirse yap,
Sakın ha! Olmasın ümitler serap.
Kriz belasından ülkeyi kurtar,
Bunu yapar isen şöhretin artar.
Sen bilirsin, bizi sıyır bu dertten,
Yardım istemedik bir başka fertten.
İyi düşün Derviş, başını kaşı,
İstersen otağı başkente taşı.
Ne yaparsan yap, tamamen hürsün,
Bizler Süleymansak, sen de mühürsün.
Seni destekleriz sonunu kadar,
Bu işin ucunda sadrazamlık var!
***
Derviş pir aşkına girişmiş işe
Bakmaş olmuş som altına, gümüşe.
Aklında hep yeşil dolarlar varmış,
Bu uğurda gurbetlere çıkarmış.
Ne var ki eloğlu insafsız imiş,
Şunları yaparsan, alırsın demiş.
Vekiller kolları sıvamış derhal,
Çıksın şu yasalar, hemence, her hal.
Bazen yükselse de aykırı sesler:
Acep bu çabalar kimleri besler?
Çiftçiye demişler sen pancar ekme,
Azalt üretimi sıkıntı çekme.
Biz şekeri A Be De den alırız,
Buğday ekmez isen memnun oluruz.
Boşa sıkıntıya hiç düşme sakın,
Tütün üretenler oldukça yakın.
Hayvan besleyip de ne yapacaksınız?
Vatandaş buffalo etine baksın!
Dert etme bir şeyi keyfince yaşa,
Nasılsa düşünür, geçenler başa.
Bekle gör, A Be De her şeyi yollar,
Sınır kalksın yeter, açılsın yollar.
***
(Olaylar geliştikçe inşaallah arkası gelecek)
Esnaf, memur, işçi, yetim, emekli,
Maaş kuyrukları birbirine'kli.
Şikayetler ise ayyuka çıkmış,
Halk feryat etmekten usanmış, bıkmış.
İş karışmış, arap saçına dönmüş,
Umutlar incelmiş, ışıklar sönmüş.
Derken A Be De imdada koşmuş,
Bir derviş göndermiş endamı hoşmuş.
Vermişler eline vezir asası,
Ay Em Ef markalı terzi makası.
Allı pullu elbiseler biç diye,
Dolmaya koy dolarları iç diye.
Biz bozduk sen düzelt, Allah aşkına,
Anan baban başıyçün, lillah aşkına.
Derviş gelmiş görmüş, koltuk hazırmış,
Tam yetkili vezirmiş, hem de nazırmış.
Tantanayla, alayla geçmiş oturmuş,
Bakmış ki, iktisat bir habis urmuş.
Tedavi etmeye reçete gerek,
Her gün bir harf yazmış, ta bitene dek.
Üç ayda bitirmiş reçetesini,
Okumuş yükseltip tatlı sesini.
Ortalığı alkış tufanı almış,
Çok geçmeden medya hayale dalmış,
Rüyada anbar görmüş, dolarla dolu
Kapısı kilitli, açmanın yolu.
Ay Em Ef'ten geçer, ne denirse yap,
Sakın ha! Olmasın ümitler serap.
Kriz belasından ülkeyi kurtar,
Bunu yapar isen şöhretin artar.
Sen bilirsin, bizi sıyır bu dertten,
Yardım istemedik bir başka fertten.
İyi düşün Derviş, başını kaşı,
İstersen otağı başkente taşı.
Ne yaparsan yap, tamamen hürsün,
Bizler Süleymansak, sen de mühürsün.
Seni destekleriz sonunu kadar,
Bu işin ucunda sadrazamlık var!
***
Derviş pir aşkına girişmiş işe
Bakmaş olmuş som altına, gümüşe.
Aklında hep yeşil dolarlar varmış,
Bu uğurda gurbetlere çıkarmış.
Ne var ki eloğlu insafsız imiş,
Şunları yaparsan, alırsın demiş.
Vekiller kolları sıvamış derhal,
Çıksın şu yasalar, hemence, her hal.
Bazen yükselse de aykırı sesler:
Acep bu çabalar kimleri besler?
Çiftçiye demişler sen pancar ekme,
Azalt üretimi sıkıntı çekme.
Biz şekeri A Be De den alırız,
Buğday ekmez isen memnun oluruz.
Boşa sıkıntıya hiç düşme sakın,
Tütün üretenler oldukça yakın.
Hayvan besleyip de ne yapacaksınız?
Vatandaş buffalo etine baksın!
Dert etme bir şeyi keyfince yaşa,
Nasılsa düşünür, geçenler başa.
Bekle gör, A Be De her şeyi yollar,
Sınır kalksın yeter, açılsın yollar.
***
(Olaylar geliştikçe inşaallah arkası gelecek)
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Mücteba Uğur / diğer yazıları
- Savaşa alkış tutmak mı / 26.09.2001
- Konulu Kur'an-ı Kerim tefsiri / 23.09.2001
- Bir öğrenim yılı daha başladı / 16.09.2001
- Hava üzerine / 12.09.2001
- Dolar hutbesinin düşündürdükleri / 08.09.2001
- Bitmeyen hikâye yolsuzluk / 31.08.2001
- Suç işleme oranı artıyor / 07.08.2001
- Sivil hayata sıçrayan başörtüsü haksızlığı / 03.08.2001
- Tarafsızlık mı, ihanet mi? / 27.07.2001
- Cuma namazı kadınlara da farz mı? / 25.07.2001
- Konulu Kur'an-ı Kerim tefsiri / 23.09.2001
- Bir öğrenim yılı daha başladı / 16.09.2001
- Hava üzerine / 12.09.2001
- Dolar hutbesinin düşündürdükleri / 08.09.2001
- Bitmeyen hikâye yolsuzluk / 31.08.2001
- Suç işleme oranı artıyor / 07.08.2001
- Sivil hayata sıçrayan başörtüsü haksızlığı / 03.08.2001
- Tarafsızlık mı, ihanet mi? / 27.07.2001
- Cuma namazı kadınlara da farz mı? / 25.07.2001