Peki, ne olacak şimdi? Anayasa Mahkemesi doğru kararını verdi. Çünkü dershane eşittir okul olamaz. Dershaneler yönetmeliği farklı, okullar yönetmeliği farklıdır. Kanun tanımayan, nizama önem vermeyen beyinler "Ben dedim oldu" mantığı ile yola çıkarlarsa mutlaka bir sert kayaya çarpılırlar ki çarpıldılar da. Bir örnek: Dershanenin adı, "Birey Dershanesi" şimdi baktım o ad indirilmiş yerine "Birey Lisesi" yazılmış. Bu, 150 metrekare civarında bir daire katı. Şimdi kim kimi kandırıyor Allah aşkına? Okul adı altında dershanecilik yapılacak üstelik de lise diploması verilecek. Eğitimi bu kadar basite almak ve yalnız öğretim gözüyle bakmak bu gençler için de bu ülke içinde yazıktır.Ben eski dershaneciyim. O gün de, bugün de dershane öğretimine karşıyım. Ama "Dershaneleri kapattım gitti" buyruğu ile sorun çözülmüyor ki? Önce yüksek öğretime giriş sorununu çözeceksin. Üniversitelere sınavsız öğrenci yerleştirme aşamasına geleceksin. O zaman zaten dershaneleri kapatma buyruğuna gerek yok. Çünkü kendiliğinden kapanır. Dershanecilik bir gereksinimden doğmuştur. Bu gereksinim ortadan kalkınca dershanecilik de kendiliğinden son bulur."Ben yaptım oldu" keyfiliği bir kez daha hukuka takıldı. Cemaatçilerle AKP arasındaki sürtüşmenin sonucu konu buraya getirildi. Sözüm ona Cemaatçileri cezalandıracaklardı. Ama arkada olan binlerce öğretmen, personel ve özellikle öğrencilerin ne olacağı hesabı yapılmadı.Sınav sistemi değişmeden dershaneyi kapatmak demek, merdiven altına davetiye çıkarmak demektir. Parası olan çocuğuna özel ders aldıracak 3-5 bin harcayacak, parası olmayan da okul bilgileriyle sınava girecek ve bunun adına hakça sınav denilecek!Her zaman diyorum ve yazıyorum da eğitim öğretim öyle yazboz tahtası değildir ve olmamalıdır da. Bilimsel bir çalışmadır. Deneyimli insanların deneyimlerinden yararlanmaktır. Ama nerede bizde o hoşgörü? Bakan, müsteşar, genel müdür koltuğuna oturan her kişi kendisini en üstün insan görüyor. O mesleğin içinden gelmese de, o meslekte çalışmamış olsa da o koltuğa oturdu mu kendisi her şeyi bilir, her şeyi başarır ruhsal durumuna giriyor.Kim ne derse desin dönemin iktidarı, cemaati cezalandırmak uğruna böyle bir girişimde bulundu. Ama görüyoruz ki tutmadı. Anayasa Mahkemesi tüm hesapları alt üst etti. Yoksa bu Anayasa Mahkemesi Üyeleri de Cemaatçi midirler ne? Öyle ya kendileri lehine verilen kararlarda hukuk var; ama lehlerine olmayan kararlarda ise keyfilik bulunmaktadır. Derler ya, "Yanlış hesap Bağdat'tan döner" diye. Bu hesapta Anayasa Mahkemesi'nden döndü. Artık mahkemeyi suçlamak, kararı taraflı bularak işin içinden sıyrılma peşinde koşulmamalı. Çünkü toplum artık bu gibi bayatlamış laflara kulaklarını kapatıyor.Bir yıllık oyun bozuldu. Bozuldu da şimdi ne olacak? Bence ülkemizin ihtiyacı kadar ve gerçekten başarılı öğrencileri lisans okullarına yerleştirmek, diğerlerini ise ara elaman olarak yetiştirecek okullara yönlendirmek gerekiyor. Bir ülkede herkesin üniversite mezunu olması gerekmiyor. Meslek liseleri, özellikle teknik liseleri cazip hale getirmek ve gereksinim duyulan bu insanları devlet ve özel fabrikalara, atölyelere yönlendirmek gerekir. Bu yaklaşım üniversitelere de nefes aldırır, ara eleman arayan kurumlara da. O zaman dershaneye gerek duyulmayacak ve kendiliğinden kapanacaktır.Bizden söylemesi!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ekrem Yazar / diğer yazıları
- Atatürk Gençlik ve Spor Bayramı / 20.05.2023
- Ulusal günümüz ve çocuklarımız / 24.04.2023
- Neden köy enstitüleri? / 19.04.2023
- Lider olmak kolay mı? / 06.04.2023
- Doğru paylaşmak / 27.03.2023
- Bir ulusun direnişi (18 Mart) / 20.03.2023
- Okullarımız / 13.03.2023
- Önemli olan sistemdir / 01.03.2023
- İnsan olmak / 20.02.2023
- Dağ başını duman aldı / 12.02.2023
- Ulusal günümüz ve çocuklarımız / 24.04.2023
- Neden köy enstitüleri? / 19.04.2023
- Lider olmak kolay mı? / 06.04.2023
- Doğru paylaşmak / 27.03.2023
- Bir ulusun direnişi (18 Mart) / 20.03.2023
- Okullarımız / 13.03.2023
- Önemli olan sistemdir / 01.03.2023
- İnsan olmak / 20.02.2023
- Dağ başını duman aldı / 12.02.2023