Cevabını aradığımız bir soruyu bir bilene sormak, bir bilenden sormak çok mu zor?
Giriftar olduğumuz bir derdin dermanını ararken, çaresini sorarken, yanında bu derdin dermanı olduğunu duyduğumuz bir hekimin kapısını çalmak, dizinin dibine oturmak çok mu imkansız bir durum?
Çözümü için görev aldığımız bir problemle boğuşurken, harıl harıl çıkış kapısı ve çözüm yolları ararken cebinde formül bulunan birini duyduğumuzda onun kapısına koşmak mı yoksa onu yok saymak mı anormal bir davranıştır?
Sorular yığın yığın, sualler demet demet…
Bütün bunları ister soru kabul edin, isterseniz sitem kabul edin, hepsini de Sayın Hazine Bakanımız Berat Albayrak'a gönderiyorum.
Siz ki Trabzonlusunuz Sayın Haydar Baş da Trabzonlu.
Siz Hazine ve Maliye işlerinin başındasınız ve ülke ekonomisinin içinde bulunduğu girdaptan bir çıkış yolu arıyorsunuz ve hemşehriniz olan Sayın Haydar Hoca da "bu işin formülü benim cebimdedir" diyor.
Bütün dünyayı kasıp kavuran küresel musibet dolayısıyla iyice daralan, iyice köşeye sıkışan ekonomi yönetimi için çare ararken, çözüm yolları sorarken hiç mi aklınıza gelmez, gidip de Haydar Hoca'nın bir kahvesini içmek ve bu konulardaki fikrini sormak?
İhtimaldir ki babanızla da lise ve üniversite yıllarından arkadaştır, hiç olmazsa bir baba dostu olarak ziyaret edip dertleşmek, çözüm metodlarını dinlemek çok mu zor?
Bütün dünya devletleri bu virüs belasından kurtulabilmek için hazinelerini seferber etmişken, görüyoruz ki sizler kıvranıyorsunuz, sadra şifa olacak bir paket açıklayamıyorsunuz.
Biliyoruz ki, mali işlerin en tepesindeki isim olarak Haydar Hoca'nın kapısını çalma hususunda çok çok geç kaldınız ama hiç olmazsa bu virüs belası ile müptela olmuşken ve her geçen gün hem vaka sayısı hem de can kaybı sayısı katlanarak artarken bir kahve içimlik de olsa Haydar Hoca'ya uğrayıp yol-yordam sorsanız ne olur?
Çok mu zor ve ne kaybedersiniz?
Hem siz kazanırsınız hem biz kazanırız, yani ülke kazanır.
Devlet olarak insanımızın acil ihtiyaçlarını karşılayamadığınız için sokağa çıkma yasağı ilan edemiyorsunuz, edemediğiniz için de günden güne bu belanın üçe-beşe katlanarak artmasının önüne geçemiyorsunuz.
Yazık değil mi bu ülkeye, günah değil mi bu insanlara?
Bir bilene sormak, bir bilenden sormak çok mu zor?
Daha neyi bekliyorsunuz?
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025