Son 20 yılda akla gelmeyecek olaylar, bırak akla gelmeyi fiiliyata geçirildi ülkemizde. Besmele ile kilise açmalar mı dersin, ABD askerlerine dua mı dersin, Haçlı seferi başlatıyoruz, diyenlere biz de sizin yanındayız diyenler mi dersin, dört hak din vardır, İbrahimî dinler söylemleri mi dersin, faizin kabul görmesi, zina, domuz eti serbesti mi dersin?
Cumhuriyetin ilk günlerinden beri sözde din adına Atatürk'e ve cumhuriyete saldıranların, açık hükmü kitap ve sünnette mutlak olan icraatlar hakkında gıkları çıkmadı. Yöneltilen sorulara ise ya anlamını dahi bilmedikleri, 'konjoktur gereği' derken kimisi de hikmet arayışında susmayı tercih etti.
Bu tayfanın önde gelen isimlerinden birisi ise devamlı gündemde kalmak için dini konuları adeta paparazziye çevirdi. Aynı kişi bugünlerde yine iman gösteri yapmaya karar vermiş olacak ki, peş peşe açıklamalar yapıyor.
Hedefte kim var biliyor musunuz? Eski Diyanet İşleri Başkanı. Hâlbuki Görmez görevdeyken kankaydılar. Şimdi diyor ki; "Diyanet'e Görmez'den tehlikelisi gelmemiştir."
Neden böyle diyor, biliyor musunuz? Mehmet Görmez; "Hadisler dinde delil değildir" dediği için. Görmez bu şahsi ölçüsünü yeni mi açıkladı? Hayır. Dün de aynı şeyleri söylüyordu. Ama bu kişiler dünyalık tehditlerden korktukları için seslerini çıkaramıyorlardı.
Gerçi çıkaramazlar da. Çünkü bunlar birbirlerine paralel zihniyet. Nasıl mı? Bunlar da hadisleri delil kabul etmeyen tayfadan. Daha doğrusu işlerine gelmeyen hadisleri delil kabul etmezler. Kimden bahsettiğimi merak ettiniz mi? Birçoğunuz zaten tahmin etmişsinizdir. Şu kefen satıcı zattan.
Evet, bu kişi ve zihniyeti işlerine gelmeyen hadisleri delil kabul etmez. Örnek mi istiyorsunuz?
Kırtas olayını okuyun. Peygamberimiz hasta yatağında ve emrediyor, "kalem kağıt getirin. Sizlere, Benden sonra sapıklığa düşmemeniz için birkaç şey yazdırayım."
Ve orada bulunanlardan bir kısmı tartışma başlatıyor. Ve birisi, "Peygamber ne dediğini bilmiyor, sayıklıyor. Bize, Allah'ın kitabı yeter" diyerek, Peygamberimizin hadisinin yazılmasına engel oluyor.
Bu olayı herkes gibi bunlar da çok iyi bilir. Ama "Bize, Allah'ın kitabı yeter, Peygamber ne dediğini bilmiyor" diyerek hadis yazdırılmasını engelleyenin kim olduğunu söylemezler. Kim engelledi? 2. Halife Ömer b. Hattab.
Prof. Dr. Haydar Baş, Gadir-i Hum gerçeğini ayet ve hadisler ışığında tam 222 Sünni Kaynaktan delil göstererek açıkladığında bu zevat ilk, kem küm etti. Sonra 2015 yılında kendi dergilerinde, 'evet, Gadir Hadisi var ama?' dedi. 2016 yılında Gadir Hadisini tekrar reddetti. 2017 yılında reddin ötesinde şeyler zırvalamaya başladı.
Aslında fazla söze gerek yok. Bizzat dava arkadaşları bu kişinin nasıl bir zat olduğunu, hadis uydurduğunu vs. hem dergilerde yazdı, hem sosyal medya ve televizyonlarda açıkladı.
Niye bu konuyu anlatıyorum? Çünkü bazıları hâlâ bu kişi ve zihniyetini örnek alıyor, söylediklerini dinde ölçü kabul ediyor.
Mesela 'Akit' gazetesi de yeni Diyanet Başkanını hedefe koymuş, kot pantolon ve kaş alma konusunda verdikçe veriyor. Aynı isimdeki TV kanalı kamu spotu reklamında oynayan kadını buzluyor. Nasıl bir iman gösterisi ama!
Bu zihniyete sormak istiyorum; bu ülkeye gâvurların kestiği et getiriliyor ve satışa sunuluyor. Bu konuda bir duruşunuz, sözünüz, hatırlatacağınız ayet, hadis yok mu?
Faiz her tarafı sarmış, her sofraya bulaşmış vaziyette. Bu konuda bildiğiniz ayet ve hadis yok mu?
Sahi! Bu milletin ve İslam dünyasının birlik ve beraberliği için, İslam kardeşliği için bugüne kadar tek bir adımınız oldu mu? Yoksa sizler, Şeyh Said ve Said Nursi'nin günümüz sözcü ve temsilcileri misiniz?
Cumhuriyetin ilk günlerinden beri sözde din adına Atatürk'e ve cumhuriyete saldıranların, açık hükmü kitap ve sünnette mutlak olan icraatlar hakkında gıkları çıkmadı. Yöneltilen sorulara ise ya anlamını dahi bilmedikleri, 'konjoktur gereği' derken kimisi de hikmet arayışında susmayı tercih etti.
Bu tayfanın önde gelen isimlerinden birisi ise devamlı gündemde kalmak için dini konuları adeta paparazziye çevirdi. Aynı kişi bugünlerde yine iman gösteri yapmaya karar vermiş olacak ki, peş peşe açıklamalar yapıyor.
Hedefte kim var biliyor musunuz? Eski Diyanet İşleri Başkanı. Hâlbuki Görmez görevdeyken kankaydılar. Şimdi diyor ki; "Diyanet'e Görmez'den tehlikelisi gelmemiştir."
Neden böyle diyor, biliyor musunuz? Mehmet Görmez; "Hadisler dinde delil değildir" dediği için. Görmez bu şahsi ölçüsünü yeni mi açıkladı? Hayır. Dün de aynı şeyleri söylüyordu. Ama bu kişiler dünyalık tehditlerden korktukları için seslerini çıkaramıyorlardı.
Gerçi çıkaramazlar da. Çünkü bunlar birbirlerine paralel zihniyet. Nasıl mı? Bunlar da hadisleri delil kabul etmeyen tayfadan. Daha doğrusu işlerine gelmeyen hadisleri delil kabul etmezler. Kimden bahsettiğimi merak ettiniz mi? Birçoğunuz zaten tahmin etmişsinizdir. Şu kefen satıcı zattan.
Evet, bu kişi ve zihniyeti işlerine gelmeyen hadisleri delil kabul etmez. Örnek mi istiyorsunuz?
Kırtas olayını okuyun. Peygamberimiz hasta yatağında ve emrediyor, "kalem kağıt getirin. Sizlere, Benden sonra sapıklığa düşmemeniz için birkaç şey yazdırayım."
Ve orada bulunanlardan bir kısmı tartışma başlatıyor. Ve birisi, "Peygamber ne dediğini bilmiyor, sayıklıyor. Bize, Allah'ın kitabı yeter" diyerek, Peygamberimizin hadisinin yazılmasına engel oluyor.
Bu olayı herkes gibi bunlar da çok iyi bilir. Ama "Bize, Allah'ın kitabı yeter, Peygamber ne dediğini bilmiyor" diyerek hadis yazdırılmasını engelleyenin kim olduğunu söylemezler. Kim engelledi? 2. Halife Ömer b. Hattab.
Prof. Dr. Haydar Baş, Gadir-i Hum gerçeğini ayet ve hadisler ışığında tam 222 Sünni Kaynaktan delil göstererek açıkladığında bu zevat ilk, kem küm etti. Sonra 2015 yılında kendi dergilerinde, 'evet, Gadir Hadisi var ama?' dedi. 2016 yılında Gadir Hadisini tekrar reddetti. 2017 yılında reddin ötesinde şeyler zırvalamaya başladı.
Aslında fazla söze gerek yok. Bizzat dava arkadaşları bu kişinin nasıl bir zat olduğunu, hadis uydurduğunu vs. hem dergilerde yazdı, hem sosyal medya ve televizyonlarda açıkladı.
Niye bu konuyu anlatıyorum? Çünkü bazıları hâlâ bu kişi ve zihniyetini örnek alıyor, söylediklerini dinde ölçü kabul ediyor.
Mesela 'Akit' gazetesi de yeni Diyanet Başkanını hedefe koymuş, kot pantolon ve kaş alma konusunda verdikçe veriyor. Aynı isimdeki TV kanalı kamu spotu reklamında oynayan kadını buzluyor. Nasıl bir iman gösterisi ama!
Bu zihniyete sormak istiyorum; bu ülkeye gâvurların kestiği et getiriliyor ve satışa sunuluyor. Bu konuda bir duruşunuz, sözünüz, hatırlatacağınız ayet, hadis yok mu?
Faiz her tarafı sarmış, her sofraya bulaşmış vaziyette. Bu konuda bildiğiniz ayet ve hadis yok mu?
Sahi! Bu milletin ve İslam dünyasının birlik ve beraberliği için, İslam kardeşliği için bugüne kadar tek bir adımınız oldu mu? Yoksa sizler, Şeyh Said ve Said Nursi'nin günümüz sözcü ve temsilcileri misiniz?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Sayın Erdoğan’ın nefretten doğan AB aşkı -1- / 05.04.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025
- Boykotun babasını yaptılar, yapıyorlar / 04.04.2025
- Erdoğan’ın ‘Filistin’ nöbeti / 03.04.2025
- İktidar sanki hiç sandık gelmeyecekmiş gibi hareket ediyor / 01.04.2025
- İslam dünyasında bayram! / 31.03.2025
- ‘Cebrail dua etti, bende amin dedim’ / 30.03.2025
- Boykot, tehdit ve umut / 29.03.2025
- Atatürk’ün annesi gibi Erdoğan’ın annesi de annemizdir / 28.03.2025
- 3 Mayıs Türkçülük 4 Mayıs PKK ile kucaklaşma günü! / 27.03.2025
- Kadir gecesi için hazırladım / 26.03.2025