Yastayız.
Ciğerlerimiz yanıyor, yüreğimiz kan ağlıyor.
Mardin'de asfalt yola döşenen bombanın patlatılması sonucu sekiz, dile kolay sekiz vatan evladı daha şehit oldu.
Sadece sekiz ocağa değil, vicdanı olan, iz'anı ve idraki olan, insanlıktan zerre kadar nasibi olan milyonların ocağına ateş düştü.
Yine analar ağladı, yine genç eşler, nişanlılar ve çocuklar kan-yaş içinde ağladı.
Aklı başında herkesin kafasında şimdi bu soru var; bu bombayı kim döşedi bu yola?
Depremde yıkılan binanın ustasını, kalfasını, müteahhidini bulup hesap sormak var da, yol yapım ihalesini alıp, asfaltlama ihalesini alıp yola bomba yerleştiren, yerleştirilmesine göz yuman yılanları bulup cezalandırmak yok mu?
Hangi yolun hangi metre karesini kimin yaptığı, kimlerin asfaltladığı belli değil mi?
Hem devletin, hem milletin parasını alıp hem de milletin çocuklarına, devletin askerine ölüm tuzakları kuran yılanlar bundan sonra da yol yapım ihalesi almaya devam edecekler mi?
Alçaklıkta sınır tanımayan, alçaldıkça alçalan bu tür yılan tinetli sözde müteahhitleri kulağından tutup seksen milyona teşhir etmek ve adalete teslim etmek devletin asli ve çok acil görevi değil midir?
Bağrı yanık analar, ağlamaktan göz yaşı kurumuş eşler, nişanlılar yürekleri dağlayan bu ağlamaları ile başbaşa mı kalacaklar?
Eğer varsa devlet katındaki hainlerden, ilgili belediyelerdeki alçaklardan başlamak üzere, bu tuzaklama işinde zerre kadar yardımı, zerre kadar ihmali olan hemen herkes derhal bulunup önce seksen milyona teşhir edilmeli sonra da adalete teslim edilmelidir.
Şimdilerde bütün bir Anadolu'da, yedi iklim dört bucakta dolaşan ve ufuklarda yankılanan ilk soru budur; kim döşedi bu bombayı bu yola?
Kim döşetti bu bombayı bu yola?
Bu yolun asfaltlama ihalesini alan firma hangisidir, bu yolun bu metre karesini hangi müteahhit asfaltlamıştır?
Depremde yıkılan ve onlarca insana mezar olan çürük binaları kuranlar bulunup cezalandırılıyor da bizzat insanlara tuzak kuran, yola bomba yerleştiren yılanların yanına mı kalacak bu alçaklıkları?
Adı geçen, sekiz vatan evladına mezar olan söz konusu yol yapılırken, asfaltlanırken bu ülkenin başbakanı, bu ülkenin Ulaştırma bakanı, bu ülkenin İç İşleri bakanı, söz konusu ilin valisi ve ilçenin kaymakamı kimlerdi?
İstisnasız hepsi teker teker, başta o şehit aileleri olmak üzere seksen milyona hesap vermek zorundadırlar?
Bu nasıl bir iştir, bu nasıl bir umursamazlıktır?
Yolun karşısındaki bostana su götürmek bile ilgili makamların iznine tabi iken, metrelerce asfalt yolun altına bomba döşeniyor da kimsenin ruhu duymuyor?
Petrol bidonu gibi, gaz tenekesi gibi sekiz kat olan sözde 'zırhlı aracın' üretici firması da çıkıp millete hesap vermelidir.
Bir kez daha yandık, bir kez daha ciğerlerimiz yandı ve yüreklerimiz parçalandı.
Bu gafletin bir sonu yok mu Allah aşkına?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Yaratıcının kolu olan kullar… / 28.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025