logo
05 NİSAN 2025

Bitişin adına güven ve istikrar diyorlar

30.03.2013 00:00:00
Dünkü yazımızda Avrupa’da “aile” kavramının bittiğini ve AB’nin bir zina toplumu olduğunu yine AB kaynaklı verilerle kısmen ortaya koymuştuk. Tabi Avrupa için bu durum yeni değildi. Geçmişte de böyleydiler. Atalarımızın deyişiyle “Armut dibine düşmüştü.”
Ülkemize geldiğimizde ise milletimiz maalesef armut gibi dibine düşmedi, haçlının kucağına düştü, düşürüldü. Ne zamanki milletimiz sırtını kendi kültür ve medeniyetine dönüp, yüzünü AB ve ABD’ye çevirince çöküş başladı.
Bu öyle bir çöküştü ki, hayatın her alanını sarmıştı. Haçlı medeniyetine hayranlık bizlerin hem itikadı, hem ameli, hem siyasi, hem ekonomi, hem ahlaki, hem sosyal ve hem de aile hayatımıza büyük kayıplar verdirdi. Büyük acılar yaşattı, yaşatıyor.    
Aile babından gidersek… Töre adını almış yanlış anlayış ve uygulamalar bir tarafa halkımızın tamamında aile kurumuna büyük bir saygı ve bağlılık vardır. Zaten töre adını alan cinayet ve uygulamaların temeli de bu saygı ve bağlılığın asıl ekseninden çıkartılıp, tabuya dönüşmesi sonucudur.
Bizim kültürümüzde “namus” diye bir anlayışımız var. Bu anlayışımızı inancımızdan alırız. Bu anlayışımız dokunulmazdır…
Bizim kültürümüzde din namustur, vatan namustur, bayrak namustur, millet namustur, mal namustur, aile-kadın namustur. Namusuna sahip çıkmayan namussuzdur, anlayışı hâkimdi.
Dikkat ettiyseniz geçmiş zaman kipi kullandım; Hâkimdi. Neden? Çünkü kutsal olan bu değerlerimize hem içerden, hem dışarıdan büyük saldırılar gerçekleştiriliyor, derin yaralar açılıyor.
Zamanın iktidarlarının iktidarsızlığı yüzünden 80 ihtilalinden sonra şehirlere göç hızlandı. Köylerden gelen insanımız (kadın-erkek) bir anda tanımadıkları bir hayatla karşılaştı. Nefse hoş gelen bir hayattı bu. Medyanın gelişimi ve haçlı Avrupa’nın temsilcisi mantığıyla yaptığı yayınlar, ekonomik kıskaçtaki halkımızı kendine yabancılaştırmaya başladı.
Maneviyattaki cahilliğimize birde nefsin sınırsız arzuları eklenince bir anda bütün değerlerimiz alabora oldu. Üçüncü bin yıla girdiğimiz ve geçen 12 yıllık süreçte bu yıkım, kayboluş büyük bir hız kanadı.
İlginçtir! Üçüncü bin yılı Vatikan, Asya ve Türkiye’nin Hıristiyanlaştırma süreci olarak belirlemişti. Türkiye’de ise dini çıkış ve söylemleri ile güven ve sempati toplayan bir iktidar vardı. Geldiğimiz nokta ise Vatikan’ın son derece memnun eden bir durumda.
Aile kavramımız zedelenmiş, adı “milli” olan eğitimimizin millilikten haberi yok. Siyasetimiz nefesini AB’ye göre alıyor, adımını ABD’ye göre atıyor. Sokaktaki insanımızın ne sözü, ne duruşu, ne kılık-kıyafeti kendi kültür ve medeniyetimizi simgeliyor. O derece taklitçiliğe gittik ki, bir papaz cemaatine; Kızlarının boyunlarına haç takmalarını tavsiye ediyor. Çünkü diyor; Müslüman kızları, sizlere o kadar benzedi ki ayırt etmekte zorlanıyoruz.
Tabi bu taklitçilik ve ekonomik çıkmazların yıkıntıları altında kalan değerlerimizden biride aile kurumlarımız.
Neredeyse her gün gazetelerde, haber sitelerinde evlilik dışı ilişkiler sonrası okul tuvaletlerinde, öğrenci evlerinde doğum yapan, doğurduğu çocukları parklara, çöp bidonlarına bırakan genç kızlarımızdan bahsediliyor. Kız arkadaşı için katil olan, kız arkadaşını pazarlayan vs. sözde erkelerden bahsediliyor.
Ülkemizde yılda ne kadar evlilik dışı çocuk dünyaya geldiği bilinememekle birlikte kayıt altına alınan kürtaj sayısından durumun vahametini anlayabiliriz.        
Türkiye’de 2009’da 60 bin, 2010’da 58 bin, 2011’de 69 bin kürtaj olayı olduğunu hükümetin gayri resmi yayın organı olan Sabah gazetesi yazıyor. Yani ortalama 60 bin. On yıllık AKP hükümeti ile çarparsan 600 bin. Harbiden katliam. Ama kimin katliamı?  
AKP’li Bakan Fatma Şahin ise yılda 100 ile 200 bin arasında boşanma meydana geldiğini aktarıyor.  
Ülkemizde fuhuş sektöründe 100 bin insan bulunuyor. Bizzat AKP’li Bakan, iktidarlarında Türkiye’deki fuhşun % 220 arttığını itiraf etmişti. Sadece 3 büyük ilde 30 bin kadın bu sektöre resmi olarak girmek için müracaat etmiş.
Tablo vahim. Daha vahimini de yazayım. Bir dernek (Şefkat-der) fuhuş sektöründe kadınların köle gibi çalıştırıldığını ve (bu durumu herhalde duyurmak, protesto etmek için) erkek genelevi açılması için çağrı yapıyor. Sonuç; 1 haftada 2 bin kişi başvuruyor. Bunlar o bildiğiniz yolun yolcuları değil. Müracaat sırasındaki sorulara bakın;
“İşsizim, çok zor durumdayım, ben de erkek genelevinde çalışabilir miyim?”, “Bunun için nereye başvurmam gerekiyor?”, “Erkekler de kadınlar gibi vesika mı çıkaracak?”, “Erkek genelevinde vizite ücreti, patronun payı, devletin vergisi ne kadar olur, bana ne kadar kalır, emekli olabilmek için kaç yıl çalışmam gerekir?”, “Erkek genelevinde güvenlik olacak mı, namus cinayetine maruz kalabilir miyim?”…
Son söz üç dönemdir ülkemizi yöneten Sayın Başbakan’ın olsun; “Türkiye’yi güven ve istikrarla büyüttük. Bu bizim sırrımızdır.” Recep Tayyip Erdoğan
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Akın Aydın / diğer yazıları
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
Pendik'te trafik faciası
Otomobil, tırın dorsesinin altına girdi: 4 ölü
İşte sağlıklı insanların da dikkate alması gereken 10 kritik öneri
Kanser hastaları nasıl beslenmeli?
Türkiye bir numaralı tehdit!
Yunanistan savunmaya 25 milyar Euro ayıracak
Barış bir yana savaş şiddetleniyor
Rusya, Ukrayna'da katliam yaptı
Nasıl kapanacak bu açık?
Dış ticaret açığı dikiş tutmuyor?
Otomobil tırın altına girdi
4 kişi hayatını kaybetti
Biden, silah satışını ertelemişti Trump onayladı
ABD, İsrail'e 20 binden fazla saldırı tüfeği gönderiyor
ABD Başkanı Trump'ın politikaları Londra'da protesto edildi
7 günde 62 kişi hayatını kaybetti
Bayram tatilindeki trafik kazalarında son bilanço
Özellikle genç avukatlar zorda
Türkiye'de avukat enflasyonu yaşıyor
Katliam üstüne katliam
Gazze'de katmerli soykırım
"Eşit şartlarda müzakereye hazırız"
İran'dan ABD'ye zeytin dalı
Trump'ın tarifeleri etkiledi
Altın fiyatlarında sert düşüş
BYD'nin U9'una dikkat!
En son model otomobiller fuarda görücüye çıktı
Sarıkamışlı Doğan'dan 9 yıldır haber yok
Acılı anne: 'Oğlumu PKK kaçırdı'
Pendik'te trafik faciası
Otomobil, tırın dorsesinin altına girdi: 4 ölü
İşte sağlıklı insanların da dikkate alması gereken 10 kritik öneri
Kanser hastaları nasıl beslenmeli?
Türkiye bir numaralı tehdit!
Yunanistan savunmaya 25 milyar Euro ayıracak
Barış bir yana savaş şiddetleniyor
Rusya, Ukrayna'da katliam yaptı
Nasıl kapanacak bu açık?
Dış ticaret açığı dikiş tutmuyor?
Otomobil tırın altına girdi
4 kişi hayatını kaybetti
Biden, silah satışını ertelemişti Trump onayladı
ABD, İsrail'e 20 binden fazla saldırı tüfeği gönderiyor
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.