'Ama, fakat, ancak…' demeden, ülke gerçeklerini baştan konuşsak.
Okula giden çocuklarının beslenme çantalarına, bir simit dahi koyamayan ailelerin milyonları aştığı bir ülkede, okullarda çocuklara kahvaltı ya da öğle yemeği verilmesi teklifinin, iktidar ve bileşenleri tarafından reddedildiği bir ülkede, her şeyi bir yana bırakıp ekmekten aştan konuşsak.
Sıkıntıları katmer katmer, dertleri demet demet ve sancıları sicim gibi her yanını kuşattığı için, bir türlü gözüne uyku girmeyen, dolayısıyla görülemeyen düşten konuşsak.
Yaşlısı ile genci ile, kadını ile erkeği ile, okumuşu ile okumamışı ile, emeklilikte yaşa takılanı ile ya da emekli olup geçinemeyeni ile, hemen herkesin ve her kesimin, nefes nefese kovalayıp bir türlü yakalayamadığı işten konuşsak.
Ayağında su geçirmez, üşütmez kışlık ayakkabısı olmayan milyonlar, sırtında, kardan-ayazda koruyacak bir paltosu, bir kabanı olmayan özellikle de öğrenciler için, yaklaşmakta olan kıştan konuşsak.
Paranın pula dönüşmüş olmasından ve enflasyonun astronomik rakamlara ulaşmış olmasından dolayı, yoksulun odun-kömür temin etmesinin zora girdiği bir mevsimde, her konuyu erteleyip sadece kıştan konuşsak.
Kışın gelişiyle birlikte, doğalgaz faturalarının adetâ donduracağı, buz keseceği bir zeminde, dar gelirli ile hemdert olup yalnızca kıştan konuşsak.
İktidar sahipleri ısrarla görmemeye ve göstermemeye çalışsalar da, gören gözlerden, işiten kuşaklardan saklamaya çalışsalar da, ülkenin en yakıcı gerçeği, tencerelerde kaynamakta olan taştan konuşsak.
Evet, asıl gündemi saptırmak için, milletin canına yapışık olan acı gündemi sürekli değiştirmek için icat edilen suni gündemleri bir tarafa bırakıp, biraz da ekmekten aştan konuşsak.
Biraz da, uykusuzluktan ötürü, acılar ve sancılardan ötürü görülemeyen düşten konuşsak.
Biraz da, dar gelirlinin, yetimin-yoksulun hiç de hazırlıklı olmadığı, olamadığı kara kıştan konuşsak.
Hemen herkesin ve her eksimin mecburiyetten ötürü peşinden koştuğu ama sadece, 'hamil-i kart yakınımdır' tarzı kart taşıyanların yakalayabildiği işten konuşsak.
Biraz da ekmekten aştan ve tencerelerde kaynamada olan taştan konuşsak.
- Reçeteyi cebinde taşıyarak şifa bekleyen bir kitle / 25.03.2025
- Ahlakî ilkeler manzumesi bir sure… / 16.03.2025
- O gün gelmeden evvel… / 13.03.2025
- Doğum yıl dönümünde Kur’an ile dirilmek… / 12.03.2025
- Oruca tutunabilseydik… / 11.03.2025
- Oruç tutsaydı bizi… / 10.03.2025
- Çocukluğumuzun ramazanları / 07.03.2025
- Tuttuğumuz oruç bizi tutamıyorsa… / 06.03.2025
- Merhaba ey Hak’tan ferman merhaba! / 04.03.2025