Türkiye’de defansif futbol oynatmakla eleştirilen iki sistem adamı teknik direktörün maçını izledik.
Aykut Kocaman da Abdullah Avcı da 0-0’a razı gibiydiler.
Kalecileri ve en iyi hücum oyuncusu olmayan Abdullah Avcı’yı anlarım da Aykut Hoca’nın bu tavrını anlayamadım açıkçası.
Başakşehir’in kaleyi bulan ilk şutu uzatma dakikalarında geldi. Maç öncesi “Başakşehir’in Hocası olsanız 3. kalecisi oynayan Trabzonspor’a karşı nasıl bir taktik ve oyun planıyla çıkarsınız?” diye halka soru sorsak herkes belki çok farklı şeyler söyleyebilir ancak herkesin hem fikir olacağı tek şey; tecrübesiz kaleciye karşı çok sayıda şut çekme düşüncesi olurdu.
Başakşehir’in bunu hayata geçirememesi Aykut Hoca için en büyük eleştirimdir.
Hiç bir şey bilmiyorsan uzaktan şut çekecek formasyonu hayata geçirerek kaleyi bombardımana tutsan gol atma şansın olurdu.
En azından denedik olmadı denilebilirdi. Ancak bunu yapamamak Aykut hocaya büyük eksi yazdı.
Maçın özetini de Aykut Hoca çok güzel yapmış: Kazanmayı alışkanlık edinmek ile kaybetmeyi alışkanlık edinmek.
Bu alışkanlık daha doğrusu bu motivasyon gücü Trabzonspor’a galibiyet kapısını araladı.
Başakşehir’de kaybetme alışkanlığı takımı çok geri götürmüş besbelli. Zaten yedikleri gol de tamamen bu demotivasyonun ürünüdür.
Yoksa böyle bir gol ancak hazırlık maçlarında yenilebilir. Gol atıldığı anda 5 Başakşehirli oyuncu + kalecisi 1 tane de Trabzonsporlu Yusuf vardı.
Bu golün hiçbir şekilde izahı olamaz. Bu gol Başakşehirli oyuncuların hem mental açıdan hem de fizik kondisyon açısından ne kadar bitik olduklarının en büyük göstergesidir.
Aykut hocanın bu takımı toplayacağına inanmakla beraber işinin zor olduğunu ve biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu söylemek istiyorum.
Trabzonspor tarafına gelecek olursak; Abdullah Avcı ilk geldiği zamanlar Yenimesaj TV Youtube kanalındaki programlarda Abdullah Hoca’nın takımı daha iyi yerlere getireceğini ve başarılı olacağını özellikle iyi transferler yapılırsa fark yaratacağını söylemiştim.
Abdullah hoca, Türkiye liginin yapısına uygun formatta bir hoca. Futbolunun zevk vermesi ilk yıllarda pek mümkün olmaz ancak defansif oyunla puan alıp takıma kazanma alışkanlığı kazandırdıktan sonra güzel futbol da oynattığı maçlar oldu.
Abdullah hocanın Başakşehir’deki o güzel futbolunu kazanma alışkanlığı ile süslemek için elinde daha kaliteli oyunculardan kurulu bir kadro olması gerekir.
O zaman Trabzonspor şampiyonluk hayallerine kavuşabilir.
Abdullah hocanın en büyük artısı Trabzon gibi bir futbol şehrinin kültürüne ve yapısına çok çabuk uyum sağlayacak ve Trabzon halkıyla kendini bütünleştirecek kasket projesine imza atması oldu.
Bu proje Trabzon halkı ile Abdullah Hoca’yı adeta birleştirdi. Bu güzel proje kimin fikriyse tebrik etmek lazım. Gerçekten çok iyi bir pr çalışması oldu.
Trabzonspor’un en önemli sınavı önümüzdeki hafta Fenerbahçe ile yapacağı maç olacak.
Bu maçı kazanması halinde şampiyonluk yarışında ben de varım diyecek.
Burada hasta olan futbolcuların durumu maçın seyrini ciddi şekilde etkileyebilir.
Bakalım önümüzdeki hafta hasta olan futbolcuların durumu ne olacak ve maça nasıl yansıyacak hepimiz bekleyip göreceğiz.
Aykut Kocaman da Abdullah Avcı da 0-0’a razı gibiydiler.
Kalecileri ve en iyi hücum oyuncusu olmayan Abdullah Avcı’yı anlarım da Aykut Hoca’nın bu tavrını anlayamadım açıkçası.
Başakşehir’in kaleyi bulan ilk şutu uzatma dakikalarında geldi. Maç öncesi “Başakşehir’in Hocası olsanız 3. kalecisi oynayan Trabzonspor’a karşı nasıl bir taktik ve oyun planıyla çıkarsınız?” diye halka soru sorsak herkes belki çok farklı şeyler söyleyebilir ancak herkesin hem fikir olacağı tek şey; tecrübesiz kaleciye karşı çok sayıda şut çekme düşüncesi olurdu.
Başakşehir’in bunu hayata geçirememesi Aykut Hoca için en büyük eleştirimdir.
Hiç bir şey bilmiyorsan uzaktan şut çekecek formasyonu hayata geçirerek kaleyi bombardımana tutsan gol atma şansın olurdu.
En azından denedik olmadı denilebilirdi. Ancak bunu yapamamak Aykut hocaya büyük eksi yazdı.
Maçın özetini de Aykut Hoca çok güzel yapmış: Kazanmayı alışkanlık edinmek ile kaybetmeyi alışkanlık edinmek.
Bu alışkanlık daha doğrusu bu motivasyon gücü Trabzonspor’a galibiyet kapısını araladı.
Başakşehir’de kaybetme alışkanlığı takımı çok geri götürmüş besbelli. Zaten yedikleri gol de tamamen bu demotivasyonun ürünüdür.
Yoksa böyle bir gol ancak hazırlık maçlarında yenilebilir. Gol atıldığı anda 5 Başakşehirli oyuncu + kalecisi 1 tane de Trabzonsporlu Yusuf vardı.
Bu golün hiçbir şekilde izahı olamaz. Bu gol Başakşehirli oyuncuların hem mental açıdan hem de fizik kondisyon açısından ne kadar bitik olduklarının en büyük göstergesidir.
Aykut hocanın bu takımı toplayacağına inanmakla beraber işinin zor olduğunu ve biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu söylemek istiyorum.
Trabzonspor tarafına gelecek olursak; Abdullah Avcı ilk geldiği zamanlar Yenimesaj TV Youtube kanalındaki programlarda Abdullah Hoca’nın takımı daha iyi yerlere getireceğini ve başarılı olacağını özellikle iyi transferler yapılırsa fark yaratacağını söylemiştim.
Abdullah hoca, Türkiye liginin yapısına uygun formatta bir hoca. Futbolunun zevk vermesi ilk yıllarda pek mümkün olmaz ancak defansif oyunla puan alıp takıma kazanma alışkanlığı kazandırdıktan sonra güzel futbol da oynattığı maçlar oldu.
Abdullah hocanın Başakşehir’deki o güzel futbolunu kazanma alışkanlığı ile süslemek için elinde daha kaliteli oyunculardan kurulu bir kadro olması gerekir.
O zaman Trabzonspor şampiyonluk hayallerine kavuşabilir.
Abdullah hocanın en büyük artısı Trabzon gibi bir futbol şehrinin kültürüne ve yapısına çok çabuk uyum sağlayacak ve Trabzon halkıyla kendini bütünleştirecek kasket projesine imza atması oldu.
Bu proje Trabzon halkı ile Abdullah Hoca’yı adeta birleştirdi. Bu güzel proje kimin fikriyse tebrik etmek lazım. Gerçekten çok iyi bir pr çalışması oldu.
Trabzonspor’un en önemli sınavı önümüzdeki hafta Fenerbahçe ile yapacağı maç olacak.
Bu maçı kazanması halinde şampiyonluk yarışında ben de varım diyecek.
Burada hasta olan futbolcuların durumu maçın seyrini ciddi şekilde etkileyebilir.
Bakalım önümüzdeki hafta hasta olan futbolcuların durumu ne olacak ve maça nasıl yansıyacak hepimiz bekleyip göreceğiz.
Fatih Akburak / diğer yazıları
- Derbi beraberlik kokuyor / 21.03.2021
- Kasket düştü sirtaki göründü / 01.03.2021
- Benim defansım senin defansını yener / 20.02.2021
- Kıran kırana derbi / 01.12.2020
- Hakem tartışmaları gölgesinde derbi / 29.11.2020
- Hakem tartışmaları gölgesinde derbi / 28.11.2020
- Hz. Muhammed filmi-II / 18.11.2016
- Hz. Muhammed filmi-I / 17.11.2016
- Çanakkale geçilmez Atatürk silinmez! / 19.03.2015
- Soma'dan Türkiye'ye 19 Mayıs mesajı / 20.05.2014
- Kasket düştü sirtaki göründü / 01.03.2021
- Benim defansım senin defansını yener / 20.02.2021
- Kıran kırana derbi / 01.12.2020
- Hakem tartışmaları gölgesinde derbi / 29.11.2020
- Hakem tartışmaları gölgesinde derbi / 28.11.2020
- Hz. Muhammed filmi-II / 18.11.2016
- Hz. Muhammed filmi-I / 17.11.2016
- Çanakkale geçilmez Atatürk silinmez! / 19.03.2015
- Soma'dan Türkiye'ye 19 Mayıs mesajı / 20.05.2014