Bu gün 9 Eylül... Üç sene önce bugün; Eylülün hazanını bizde yaşamıştık. Mana mimarlarımızdan, Baki Bektaş hocamızı kaybetmiştik.
Baki Hocamızın vefatı, gerçekten Türk milleti için büyük bir kayıp olmuştu.
"O bir ilim adamıydı... Sahip olduğu engin bilgiyle, en çetin ilmi meselelere farklı bir yöntemle yaklaşarak, problemlere cevap getirirdi. O bir fikir ve kültür adamıydı... Bugüne kadar İcmal, Öğüt ve Mesaj dergilerinde ve Yeni Mesaj gazetesinde kaleme aldığı binlerce makalesiyle insanımıza yol göstermiş, Türk Milletinin önünü aydınlatmıştı. Miras olarak bıraktığı yazılarıyla, Türk Milletine ışık tutmaya devam edecektir."
Prof. Dr. Haydar Baş beyin kadim dostuydu
"O bir alperen ve gönül adamıydı... Çocukluğundan beri Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın yakın dostuydu. Prof. Dr. Haydar Baş beyle ortaokuldan üniversiteye, oradan Peygamber Ocağı vatan hizmetine kadar hep birlikte olmuşlardı. Vefa sahibi gerçek bir dosttu. Karıncayı bile incitmeyen, zayıfı koruyup kollayan, güçlünün yanında haklıdan yana olan bir karaktere sahipti. O bir terbiye adamıydı... İnsanı eğitmeyi bir vazife olarak bilmiş, Türkiye'nin yetiştirdiği nadir 'evlatlardan biriydi"
"O örnek bir öğretmendi... Yıllarca hizmet ettiği Milli Eğitim camiasında, yetiştirdiği binlerce talebeye "milli ve manevi değerleri" aşılamıştı. Onun rahle-i tedrisinden geçmiş vatan evlatları, Türk Milletinin değerlerine 'sımsıkı' sarılmayı bir vazife edinmişlerdir. O bir halk adamıydı.
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof Dr. Haydar Baş'la birlikte okudu. Araştırmacı-yazar kimliğiyle dikkat çeken Baki Bektaş, Türkiye'nin dört bir yanında "milli ve dini bütünlüğümüz" için çalışmalar yapmış, konferanslar vermişti.
Prof. Dr. Haydar Baş'la birlikte çalışarak Millet, vatan, bayrak sevgisini milyonlarca insanımıza aşılayan Baki Bektaş hoca, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı olarak BTP'nin tüm ülke çapındaki tanıtım ve katılım geceleri ile mitinglerine katılmıştı. Ömrünü hep halkla birlikte geçirdi. Bağımsız Türkiye Partisi saflarında siyasete atıldığı andan itibaren tüm vaktini halkla birlikteliğe adadı. Böylece 'halk adamlığı sıfatını' iyice perçinlemişti."
"Baki Bektaş hocanın hayatı boyunca yüzlerce, binlerce dostu oldu. Ama bazı dostları var ki, onlar onun hem dava, hem de mesai arkadaşları, hem de gönüldaşlarıydı."
Arkasında bütün dostları onu hayırla methettiler. Ama metihlerin içinde en manidar olanı Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın kendisi hakkındaki mesajındaki kanaatleridir.
Prof. Dr. Baş, mesajında, "Ömrünü bu yüce Vatana, Millete ve Dinine hizmetle geçirdiğine şahidim"(10 eylül 2002 / yeni mesaj)
Bir dava adamının beklide duymak istediği en önemli söz; dava edindiği davasının liderinin, kendisi hakkındaki kanaati olsa gerektir. O, liderinin iyi kanaatine ulaşmayı becerebilmiş bahtiyar bir insandır.
Vuslatında 55 yaşındaydı.
Sene-i devriyesinde onu rahmetle anıyor. Cennet ve Cemalullahta birliktelik arzumuzu dile getiriyorum.
Baki Hocamızın vefatı, gerçekten Türk milleti için büyük bir kayıp olmuştu.
"O bir ilim adamıydı... Sahip olduğu engin bilgiyle, en çetin ilmi meselelere farklı bir yöntemle yaklaşarak, problemlere cevap getirirdi. O bir fikir ve kültür adamıydı... Bugüne kadar İcmal, Öğüt ve Mesaj dergilerinde ve Yeni Mesaj gazetesinde kaleme aldığı binlerce makalesiyle insanımıza yol göstermiş, Türk Milletinin önünü aydınlatmıştı. Miras olarak bıraktığı yazılarıyla, Türk Milletine ışık tutmaya devam edecektir."
Prof. Dr. Haydar Baş beyin kadim dostuydu
"O bir alperen ve gönül adamıydı... Çocukluğundan beri Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın yakın dostuydu. Prof. Dr. Haydar Baş beyle ortaokuldan üniversiteye, oradan Peygamber Ocağı vatan hizmetine kadar hep birlikte olmuşlardı. Vefa sahibi gerçek bir dosttu. Karıncayı bile incitmeyen, zayıfı koruyup kollayan, güçlünün yanında haklıdan yana olan bir karaktere sahipti. O bir terbiye adamıydı... İnsanı eğitmeyi bir vazife olarak bilmiş, Türkiye'nin yetiştirdiği nadir 'evlatlardan biriydi"
"O örnek bir öğretmendi... Yıllarca hizmet ettiği Milli Eğitim camiasında, yetiştirdiği binlerce talebeye "milli ve manevi değerleri" aşılamıştı. Onun rahle-i tedrisinden geçmiş vatan evlatları, Türk Milletinin değerlerine 'sımsıkı' sarılmayı bir vazife edinmişlerdir. O bir halk adamıydı.
Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof Dr. Haydar Baş'la birlikte okudu. Araştırmacı-yazar kimliğiyle dikkat çeken Baki Bektaş, Türkiye'nin dört bir yanında "milli ve dini bütünlüğümüz" için çalışmalar yapmış, konferanslar vermişti.
Prof. Dr. Haydar Baş'la birlikte çalışarak Millet, vatan, bayrak sevgisini milyonlarca insanımıza aşılayan Baki Bektaş hoca, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkan Yardımcısı olarak BTP'nin tüm ülke çapındaki tanıtım ve katılım geceleri ile mitinglerine katılmıştı. Ömrünü hep halkla birlikte geçirdi. Bağımsız Türkiye Partisi saflarında siyasete atıldığı andan itibaren tüm vaktini halkla birlikteliğe adadı. Böylece 'halk adamlığı sıfatını' iyice perçinlemişti."
"Baki Bektaş hocanın hayatı boyunca yüzlerce, binlerce dostu oldu. Ama bazı dostları var ki, onlar onun hem dava, hem de mesai arkadaşları, hem de gönüldaşlarıydı."
Arkasında bütün dostları onu hayırla methettiler. Ama metihlerin içinde en manidar olanı Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın kendisi hakkındaki mesajındaki kanaatleridir.
Prof. Dr. Baş, mesajında, "Ömrünü bu yüce Vatana, Millete ve Dinine hizmetle geçirdiğine şahidim"(10 eylül 2002 / yeni mesaj)
Bir dava adamının beklide duymak istediği en önemli söz; dava edindiği davasının liderinin, kendisi hakkındaki kanaati olsa gerektir. O, liderinin iyi kanaatine ulaşmayı becerebilmiş bahtiyar bir insandır.
Vuslatında 55 yaşındaydı.
Sene-i devriyesinde onu rahmetle anıyor. Cennet ve Cemalullahta birliktelik arzumuzu dile getiriyorum.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ahlak bulaşıcıdır / 05.04.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025
- Şevval ayında yapılacak ibadetler / 03.04.2025
- Bayram bize umut neşe getirsin / 30.03.2025
- Arayışa devam etmeliyiz / 29.03.2025
- Kadir Gecesi’ni nasıl değerlendirmeliyiz? / 26.03.2025
- Kadir Gecesi önemli bir fırsattır / 25.03.2025
- Zekât vermeyenleri bekleyen tehlikeler / 24.03.2025
- Zekat verenler kurtuluşa ermiştir / 23.03.2025
- Kadir Gecesi’ni aramak / 22.03.2025
- Ramazan’ın son günlerini nasıl değerlendirmeliyiz? / 21.03.2025